Karabük’te, doktor paralarının çalınması sonrası mağdur olan 86 yaşındaki Şehri ve 90 yaşındaki Mustafa Kara çiftinin yüzünü, Bursalı bir işadamı güldürdü.
Önceki gün Karabük’te meydana gelen hırsızlık sonucu bin 500 TL doktor parasını çaldıran Kara çiftinin olayını haberlerde izleyen Bursalı işadamı Mehmet Fındıkkaya, yaşlı çiftin gözyaşlarını dindirerek 2 bin TL para gönderdi.
Bursalı işadamı Mehmet Fındıkkaya, Karabük’te yaşanan hırsızlık olayı sonucu Kara çiftinin doktor parasının çalınması ve yaşadıkları olayı gözyaşları içinde anlatmasını haberlerde izledikten sonra duygulanarak İhlas Haber Ajansı muhabiri aracılığı ile yaşlı çifte 2 bin TL para gönderdi.
Kendilerine gönderilen 2 bin TL parayı almakta önce tereddüt eden 86 yaşındaki Şehri Kara, “Dün kabul ettim başıma neler geldi” diyerek parayı kabul etmek istemedi. Bunun üzerine İHA muhabiri hayırsever işadamı ile yaşlı kadını telefonla görüştürerek ikna etti. Yaşlı kadın hayırsever işadamına gözyaşları içinde teşekkür ederek, hayır duasında bulundu.
Yaşadıkları olayı hala üzerlerinden atamadığını söyleyen Mustafa Kara, eşiyle kapıda otururken yanlarına gelen bir kişinin bir bardak su istediğini söyleyerek, “’Biz parti adına yardım yapıyoruz’ dedi. 200 liralık banknot çıkardı, ’50 lirasının benim 50 lirasının da eşimin olduğunu’ söyledi. ‘100 lirasını da ‘geri vereceksin’ dedi. Para bütün olduğundan bozmamızı isteyerek paranın yerini öğrenmek istedi galiba. Ondan sonra biz arabanın yanında müdür var diyerek dışarı çıktık. Sonra ise geri döndüğümüz kapının kilitli olduğunu gördük. Yedek anahtarla açtık kapıyı. Baktık ki çanta yok” dedi.


Bursalı İşadamı, Doktor Paraları Çalınan Yaşlı Çiftin Yüzünü Güldürdü
Can Kuş’tan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Seçimleriyle İlgili Açıklama
Safranbolu’da son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı seçimleriyle ilgili tartışmalara ilişkin Can Kuş’tan açıklama geldi.
Kuş, vakıf yönetimine seçilme ve ardından istifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Can Kuş, yaklaşık bir buçuk ay önce vakfın önemli isimlerinden Mustafa Şehirli ile Tarihi Çarşı’daki ofislerinde bir araya geldiklerini ifade ederek, görüşmede Safranbolu’nun kültürel geleceğine yönelik projelerin ele alındığını söyledi. Özellikle “Safranbolu’da Benim Hikâyem” projesi ile Safranbolu Lisesi eski mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun gündemde olduğunu belirten Kuş, yoğun çalışma temposuna rağmen bu projelere gönüllü destek vermekten memnuniyet duyacağını dile getirdiğini aktardı.
10 Mayıs’ta gerçekleştirilen seçimli genel kurulda isminin yedek listeye yazıldığını sonradan öğrendiğini belirten Kuş, daha önce yaptığı görüşmelerde yoğun iş temposu nedeniyle aktif görev almak için zamana ihtiyaç duyduğunu ifade ettiğini söyledi. Buna rağmen yönetim kurulu seçiminde asil üyeliğe seçildiğini öğrendiğini kaydeden Kuş, mevcut yoğunluğu nedeniyle göreve gerekli zamanı ayıramayacağını düşünerek affını istediğini açıkladı.
İstifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan baskı iddialarına da açıklık getiren Can Kuş, dilekçesini, Safranbolu Lisesi mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun başında bulunan Zafer Çamlıca ile yaptığı görüşmenin ardından, uygun zamanda iletilmek üzere teslim ettiğini söyledi.
Kuş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Kamuoyunda iddia edildiği gibi, istifa dilekçemin zorla alındığına dair söylentiler kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Haberlerde adı geçen Vakıf Başkanı Şefik Yılmaz Dizdar, Emekli Tümgeneral Zafer Çamlıca ve değerli arkadaşım Cemil Belder’in bu süreçte üzerimde en ufak bir baskısı olmamıştır.”
Safranbolu’nun kültürel mirasına katkı sunan isimlere teşekkür eden Kuş, özellikle Şefik Yılmaz Dizdar’ın vakfa kazandırdığı vizyonun önemine dikkat çekti. Ayrıca Cemil Belder’in büyük emekleriyle hayata geçirilen Kalealtı Eğitim ve Kent Tarihi Müzesi’nin Türkiye’nin önde gelen kent müzeleri arasında gösterildiğini vurguladı.
Açıklamasının sonunda Safranbolu’ya olan bağlılığını dile getiren Can Kuş, “Safranbolu sevdalısı babam Aytekin Kuş’un evladı olarak, bu şehre duyduğum sevgi bana bırakılmış en güçlü mirastır. ‘Safranbolu’ adının geçtiği her yerde ve her zaman gönüllülük esasıyla şehrimizin bir neferi olmaya devam edeceğim. Çünkü; Başka Safranbolu yok. İyi ki Safranbolu var” ifadelerini kullandı.

