Bu çiçeği koparmanın cezası: 244 bin 315 TL - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
27 Ağustos, 2023 15:18 tarihinde yayınlandı
0
0

Bu çiçeği koparmanın cezası: 244 bin 315 TL

Antalya’nın Gazipaşa ve Alanya sahillerinde yetişen ve endemik bitki olan kum zambaklarını koparmanın 244 bin 315 TL cezası olduğu bildirildi.
Gazipaşa’nın Koru, Kahyalar ve Selinus sahillerinde bulunan, nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalan bitkiler arasında yer alan ‘kum zambakları’, çiçek açmaya başladı. Dünya Doğayı Koruma Birliği’nce koruma altına alınan kum zambakları görenleri kendine hayran bırakıyor. ‘Çevre Koruma Kanunu’ dahilinde korunan kum zambağı çiçeğini koparmanın 244 bin 315 TL cezası var.

“Bu güzelliklere kıymayalım”
Gazipaşa Hepimizin Platformu Sözcüsü Güldane Şahin ve kum zambaklarını koruyan gönüllüler, nesli tükenmekte olan kum zambaklarını koruma çağrısında bulundu. Çiçekleri koparanları ciddi para cezalarının beklediğini söyleyen Şahin, “Gazipaşa’nın Koru, Selinus ve Kahyalar sahillerinde açan kum zambaklarımız, nergisgillerdendir. Kökü soğanlıdır. Genellikle temmuz, ağustos, eylül aylarında çiçek açarlar. Bu aylarda genellikle yaprakları kurudur, kızgın kumların içinden beyaz çiçeklerini açması hayret vericidir. Çiçeklerini koklayan birisinin ömrü boyunca o kokuyu unutması mümkün değildir. Kardelenlerimiz nasıl ki karların içinden çıkarak çiçeklerini açıyorsa, kum zambaklarımız da öyle, onun için halk dilinde kumdelen de derler. Kum zambakları nesli tehlike altında, tükenmekte olan bitkilerdir. Dünya Doğa Koruma Kurulu tarafından 2016 yılında koruma altına alınmıştır. Kum zambaklarını koparmanın ise ağır para cezası bulunmaktadır. Kum zambağı kopardığı tespit edilen kişilere 244 bin 315 TL cezai işlem uygulanıyor. Kum zambaklarımızı koruyalım, lütfen bu güzelliklere kıymayalım. Biz doğa gönüllüleri, doğamız için elimizden geldiğince mücadele ediyoruz, mücadelemize katkı sağlayınız” dedi. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
8fa904a0 0c3b 4268 af5e a3a5ea46ac51
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
10 Nisan, 2026 09:53 tarihinde yayınlandı
0
0

Zemin mi çöküyor, yoksa akıl mı..?

Karabük’te yaşananlar artık bir “zemin sorunu” değil.

Bu, açık ve net bir yönetim zaafıdır.

Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi’nde başlayan süreç aslında hepimizin bildiği o klasik hikâyenin yeni bir versiyonu: Önce bir inşaat başlar, sonra çatlaklar oluşur, ardından “inceleme başlatıldı” açıklamaları gelir…

Ve en sonunda iş ciddiye bindiğinde tahliyeler başlar.

Nitekim öyle de oldu.

Karabük Valisi Oktay Çağatay’ın ikamet ettiği Valilik Konutu boşaltılıyor. Bu, sıradan bir gelişme değildir.

Bu, “tehlike artık görmezden gelinemiyor” demektir.

Şimdi soralım:
Devletin en üst yerel yöneticisinin kaldığı bina bile risk altındaysa, bu şehirde kim güvende?

Asıl mesele şu: Bu noktaya nasıl gelindi?
Heyelan riski taşıdığı bilinen bir bölgede nasıl olur da yeni bir konut projesine onay verilir?
Zemin etütleri gerçekten yapıldı mı, yoksa prosedür tamamlamak için mi hazırlandı?
Ve en kritik soru: Bu izinleri verenler bugün neredeler?

Üstelik tehlike tek bir binayla sınırlı değil.

Aynı bölgede Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bulunuyor.

Hemen üst kesimlerde KYK Yurtları var.

Yani risk, sadece bir yapıyı değil; birden fazla kamu kurumunu ve koskoca bir mahalleyi ilgilendiriyor.

Ama biz ne yapıyoruz?
Önce izin veriyoruz.
Sonra çatlakları izliyoruz.
Ardından “önlem alıyoruz.”

Bu bir yönetim refleksi değil, bu gecikmiş paniktir.

Her şey olup bittikten sonra devreye giren denetim mekanizmasının kimseye faydası yok.

Denetim, felaket kapıya dayandığında değil; ilk kazma vurulmadan önce yapılır.

Bugün Valilik Konutu boşaltılıyor. Yarın ne olacak?
Bir okul mu? Bir yurt mu? Bir apartman mı?

Bu soruların cevabını kimse bilmek istemez.

Ama bu soruların sorulması bile aslında gerçeği ortaya koyuyor:
Ortada ciddi bir ihmal ihtimali var.

Bu şehir kaderine terk edilemez.
Bu sorular cevapsız bırakılamaz.
Ve en önemlisi, bu iş “oldu bitti”ye getirilemez.

Çünkü mesele sadece çatlayan toprak ya da asfalt değil…