Bu çamurda şifa var: Binlerce hastaya çare oldu - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
21 Eylül, 2024 12:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Bu çamurda şifa var: Binlerce hastaya çare oldu

Kamu hastanelerinde uygulanan tıbbi çamur tedavisi, kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarına çare oluyor.

Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Peloidoterapi (Tıbbi Çamur) Ünitesi’nde kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları bulunan hastalar tıbbi çamur ile tedavi ediliyor. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) karşıladığı, organik ve inorganik açıdan zengin olan tıbbi çamur ile şu ana kadar 3 bin 500 hasta şifa buldu.

Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Polikliniği’nden randevu alan hastalar ilk olarak doktor muayenesinden geçiyor. Doktor tarafından tıbbi çamur tedavisine uygun görülen hastalara ortalama 40 ile 46 derece ısıtılmış, organik ve inorganik açıdan zengin tıbbi çamur sürülüyor. 20 ile 30 dakika süren uygulama sonrası, hastalar 10 ile 15 seans arası bu tedaviyi görüyor.

“SGK karşılıyor”

Tıbbi çamur ile ilgili bilgi veren Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Uzmanı Dr. Nur Gökçe Aydın, “Tıbbi çamur; dejeneratif eklem hastalıkları (kireçlenme), lomber diskopati (bel fıtığı) servikal diskopati (boyun fıtığı), fibromiyalji, bazı inflamatuar romatizmal hastalıklarda tendinit, bursit, karpal tünel sendromu, kronik bölgesel ağrılar gibi birçok kas eklem rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılmaktadır. En sık bel, boyun ve diz bölgelerine uygulama yapıyoruz. Bu tedaviyi almak için hastalarımızın Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Polikliniği’ne randevu alarak muayene olmaları gerekmektedir. Tedavi için uygun olan hastalara tedavi kartı hazırlanır ve randevu verilir. Randevu gününde gelen hastalara raporunu çıkarıp tedaviye başlıyoruz ve SGK bu tedaviyi karşılıyor” dedi.

10-15 seans

Tedavide Afyon Sandıklı bölgesinden getirilen, Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış, organik ve inorganik açıdan zengin çamuru kullandıklarını anlatan Dr. Nur Gökçe Aydın, “Bu çamurun içeriğinde humik asit, humin, lignin, hemiselüloz gibi maddeler bulunmaktadır. Biz bu tıbbi çamuru ısıtarak ortalama 40-46 dereceye getirdikten sonra sıcak olarak bölgesel uygulama yapıyoruz. Uygulama yaklaşık 20 dakika sürüyor ve hastalara 10 veya 15 seans olarak veriyoruz. Peloid tedavisi ile ilgili yapılan bilimsel çalışmalarda hastalarda ağrıda azalma, fiziksel fonksiyonlarda düzelme, yaşam kalitesinde artma, ağrı kesici ilaç kullanım miktarında azalma olduğu gösterilmiştir. Tedavi ünitemizde dört sedyemiz bulunmakta ve günlük 36 hastaya tedavi uygulayabiliyoruz. Karadeniz Bölgesi’nde romatizmal hastalıklar, kas ve eklem rahatsızlıkları sık görülmektedir. Bu sebeple çamur ünitemiz bölge halkı tarafından açıldığı günden bu yana yoğun ilgi görmektedir” diye konuştu.

Farklı sorunlarla hastaneye gelerek çamur tedavisi alan hastalar ise kireçlenme, kol ve bacaklarındaki ağrıların çamur tedavisi ile geçtiğini ifade ederek, kamu hastanesinde böyle bir imkanın sunulmasından dolayı memnun olduklarını dile getirdiler.

Bizi sosyal medyadan takip edin
gw 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
16 Nisan, 2026 13:19 tarihinde yayınlandı
0
0

ŞİRKET İFLASLARINDA ENDİŞE VERİCİ ARTIŞ

Dun & Bradstreet (D&B), işletmeler için ticari veri, analitik ve iş zekası çözümleri sunan küresel bir Amerikan şirketidir.
Şirketin açık ismi, Data Universal Numbering System (Veri Evrensel Numaralandırma Sistemi).
Yaklaşık 200 yıllık bir geçmişe sahip olan bu şirket, dünya genelindeki yüz milyonlarca işletmeye dair devasa bir veri tabanını yönetiyor.
Dun & Bradstreet’in Türkiye’deki faaliyetleri CRIF grubu tarafından yürütülüyor.

Dun & Bradstreet geçtiğimiz hafta Küresel İflas Raporunu açıkladı. Rapor, 2025 yılında küresel ölçekte şirket iflaslarının yüzde 7 artarak yükselişini sürdürdüğünü ortaya koydu.
Bir önceki yıla göre; küresel ölçekteki ortalama iflas yüzde 7 iken, bu oran Türkiye % 29

Türkiye’de 2024 yılında toplam 465 şirket iflas etmişti.
Şirket iflasları bir önceki yıla (2023) göre %23 oranında artış göstermişti. İflaslardaki artış artarak devam ediyor.

2025 yılında iflas sayısı biraz daha arttı, 573 şirkete ulaştı. Yıllık artış hızı ise %29 oldu
İflas kararlarının yanı sıra, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verilerine göre 2025 yılında toplam 33 bin 270 şirket kapanmış, esnaf tarafında ise günde ortalama 330 iş yeri faaliyetlerini sonlandırmış.

Türkiye’de iflaslardaki artışın nedenleri; yüksek reel faiz ortamı, krediye erişimdeki zorluklar ve sıkı finansal koşulların özellikle KOBİ’ler üzerinde yarattığı baskı olarak görülüyor.

Sayıları az da olsa, şirket iflaslarında bizden daha kötü ülkeler de var.
Türkiye’nin de içerisinde bulunduğu 45 ülkeden 28’inde (yüzde 62) bir önceki yıla kıyasla şirket iflaslarında artış yaşandığı, 17 ülkede ise düşüş yaşandığını ortaya çıktı. Rapora göre, 2025 yılında Dun & Bradstreet tarafından incelenen 45 ülkede, 627 bin 575 şirket iflas etti.
2025 yılında bir önceki yıla kıyasla şirket iflaslarında,
Arjantin, yüzde 65 artışla ilk sırada.
Yüzde 49 artışla Yunanistan incelenen ülkeler içerisinde ikinci olurken, Hong Kong yüzde 45 ile üçüncü sırada yer aldı. Hong Kong’u, yüzde 44 ile Suudi Arabistan, yüzde 41’lik artışla İsviçre takip etti. 2024 yılında bir önceki yıla göre şirket iflaslarında yüzde 6 gibi sınırlı bir artışın yaşandığı ABD’de ise, geçen yıl şirket iflaslarında yüzde 26 artış yaşandı.

Trump’ın Hürmüz Boğazı’nı ablukaya alması,
İnşaat, perakende ve hizmet sektörlerinde iflas baskısının artırdı
Dun & Bradstreet’in, “2025 Küresel İflas Raporu”, iflas baskısının özellikle belirli sektörlerde yoğunlaştığını ortaya koydu. Raporda, inşaat, perakende, konaklama ve hizmet sektörlerinin yüksek faiz ve talep hassasiyeti nedeniyle birçok ülkede iflasların önemli bölümünü oluşturmaya devam ettiği belirtildi.

2025 yılının küresel ekonomi açısından belirgin bir normalleşme ve dengelenme sürecine işaret ettiğinin belirtildiği raporda, enerji ve gıda fiyatlarındaki gerileme, enflasyon baskılarının azalması ve önde gelen merkez bankalarının parasal gevşeme yönünde attığı adımların küresel ölçekte finansal koşulları görece iyileştirdiği vurgulandı. Türkiyede durum bunun tam tersi. Bizde gıda ve enerji fiyatları düşmediği için şirket iflasları daha da artacaktır

Raporda ayrıca, sektörel anlamda şu analize yer verildi: “Özellikle yüksek faiz oranlarının proje finansmanını zorlaştırması, maliyet enflasyonu ve talepteki yavaşlama, inşaat sektörü şirketlerinin bilançoları üzerinde ciddi baskı yaratıyor.

Perakende ile konaklama ve hizmet sektörlerinde ise tüketici talebindeki dalgalanma, artan operasyonel maliyetler ve sınırlı fiyatlama gücü başlıca risk unsurları arasında yer alıyor.

Bazı büyük ekonomilerde ise üretim ve hizmet sektörleri de talep zayıflığı ve maliyet baskıları nedeniyle risk altında kalmayı sürdürüyor.

Jeopolitik gelişmeler, ticaret modellerindeki değişim, döviz piyasalarındaki oynaklık ve politika belirsizliklerinin, şirketlerin finansal risk yönetimini şekillendirmeye devam edecektir.

Şirketlerin; müşterilerini, tedarikçilerini ve iş ortaklarını ortaya çıkabilecek stres sinyalleri açısından sürekli izlemek için yapay zekâ destekli, gerçek zamanlı veri ve içgörü araçlarından yararlanması gerekiyor. Kredi risklerinin, güvenilir ve temiz verilerle düzenli olarak yeniden değerlendirilmesi; şirketleri koruyacak sağlıklı finansal risk kararlarının alınması açısından önem taşıyor.
Ayrıca iş ortaklarını çeşitlendirmek ve makroekonomik ile jeopolitik senaryolara yönelik alternatif planlar oluşturmak, şirketlerin dayanıklılığını önemli ölçüde artırabilir. En önemlisi ise karar alma süreçlerinin, piyasa algısı ya da kısa vadeli dalgalanmalardan değil; veri temelli içgörülerden beslenmesi gerekiyor.

Enerji fiyatlarındaki anormal artış, kontrolden çıkan ve artmaya devam eden enflasyon, dövizdeki dalgalanmalar ve piyasalardaki belirsizlik Türkiye’de şirket iflaslarının 2026 yılında da artmasına neden olacaktır.

İlyas Erbay