Bouchouari: "Trabzonspor’da kendimi göstermek istiyorum" - Karabük Haber Postası
bouchouari trabzonsporda kendimi gostermek istiyorum rB7UI8le
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
31 Mart, 2026 12:37 tarihinde yayınlandı
0
0

Bouchouari: “Trabzonspor’da kendimi göstermek istiyorum”

Trabzonspor’un Faslı oyuncusu Benjamin Bouchouari, bordo-mavili takımda kendini kanıtlamak istediğini belirterek, Teknik Direktör Fatih Tekke’ye güven duyduğunu söyledi.

Benjamin Bouchouari, Trabzonspor dergisine verdiği röportajda çocukluk yıllarını ve futbola başlama hikayesini anlattı. Faslı oyuncu, ailesinin disiplinli yaklaşımının hem eğitim hem de futbol hayatında belirleyici olduğunu ifade etti.

“Futbolla tanışmam babam sayesinde oldu”

Kalabalık bir ailede büyüdüğünü dile getiren Bouchouari, annesi, babası, iki ablası ve üç erkek kardeşiyle birlikte yetiştiğini söyledi. Futbola olan ilgisinin küçük yaşlarda başladığını hatırlatan 24 yaşındaki oyuncu, “Futbolla olan ilk sevgim babam sayesinde oldu. Küçük yaştan itibaren beni sahaya götürürdü. Henüz 6 yaşındayken bir akademiye yazıldım. Ancak karakterimi asıl şekillendiren, sokakta oynadığım maçlardı. Futbol her zaman hayatımın en önemli parçasıydı” dedi.

“Disiplinli büyümek bana çok şey kattı”

Ailesinin eğitim konusunda oldukça hassas olduğunu vurgulayan Bouchouari, özellikle öğretmen olan annesinin bu konuda belirleyici rol oynadığını aktardı.

Benjamin Bouchouari, “Okulda derslerim iyi olmadığında futbol oynamama izin verilmezdi. Bu durum hem benim hem de kardeşlerim için geçerliydi. Derslerimiz iyi değilse dışarı çıkmak söz konusu bile olmazdı. Ancak bu disiplinli büyüme süreci bana çok şey kattı. Ders çalışıp iyi notlar alarak futbol oynama hakkı kazanırdım” şeklinde konuştu.

“Tarzım cesur, hızlı ve zeki”

Oyun stiline dair değerlendirmelerde bulunan Bouchouari, “Sanırım en belirgin özelliğim oyun tarzım. Dönüşlerim, hızım ve oyun görüşüm Bunları çok sık gördüğünüzü sanmıyorum. Saha içinde kesinlikle korkusuzum. Tarzımı özetlemek gerekirse; cesur, hızlı ve zeki derim” açıklamasını yaptı.

“Fatih hocam bana güveniyor”

“Bir oyuncu için en kritik nokta teknik direktörünün güvenini kazanmaktır” diyen Faslı futbolcu, “Size inanan, potansiyelinizi gören bir hocanız olduğunda her şey çok daha kolaylaşır ve kendinizi çok daha iyi hissedersiniz. Fatih hocamın bana olan bu güveni için gerçekten minnettarım” dedi.

Transfer sürecine değinen Bouchouari, birçok seçeneği olmasına rağmen Trabzonspor’u tercih etmesinde kulübün tarihi ve projesinin etkili olduğunu söyledi. Trabzon’da mutlu olduğunu ifade eden başarılı futbolcu, taraftarların tutkusundan da övgüyle bahsetti.

“Takımın önemli bir parçası olmak istiyorum”

İlk sezonunda sakatlık yaşadığını belirten 24 yaşındaki oyuncu, bu sürecin kendisi için zor geçtiğini ancak artık tamamen sahaya odaklandığını söyledi. Bouchouari, “Gerçek performansımı göstermek ve takımın önemli bir parçası olmak istiyorum” diye konuştu.

Süper Lig’in fiziksel yapısına da değinen oyuncu, zeki ve hızlı düşünen futbolcuların bu zorluğun üstesinden gelebileceğini söyleyerek, lige uyum sağlamakta zorlanmadığını söyledi.

“Fas futbolunun yükselişi gurur veriyor”

Benjamin Bouchouari, Fas Milli Takımı ile elde edilen başarıların ardından ülke futbolundaki yükselişi değerlendirdi. Faslı futbolcu, bu gelişimin parçası olmaktan büyük gurur duyduğunu sözlerine ekledi.

Fas futbolunun son yıllarda önemli bir ivme yakaladığını dile getiren Bouchouari, özellikle Dünya Kupası sonrası sürecin belirleyici olduğunu vurguladı. “Fas futbolu, özellikle Dünya Kupası’ndan sonra her alanda müthiş bir gelişim gösterdi. Bir Faslı olarak bu yükselişi temsil etmek benim için büyük bir onur. En büyük hayalim A Milli Takım düzeyinde de bu başarıları sürdürmek. Ülkemin futbol dünyasındaki konumu beni gururlandırıyor” ifadelerini kullandı.

“Messi’yi örnek alıyorum”

Küçük yaşlardan itibaren birçok oyuncudan etkilendiğinden bahseden Bouchouari, örnek olarak ise Lionel Messi’yi gösterdi. Benjamin Bouchouari, “Birçok futbolcu var ama birini seçecek olursam kesinlikle Messi derim. O, tüm genç oyuncuların örnek aldığı bir isim. Yaptıkları gerçekten inanılmaz” dedi.

“Denemezsen başaramazsın”

Hayat felsefesini de paylaşan 24 yaşındaki futbolcu, başarıya ulaşmanın en önemli yolunun denemekten geçtiğini belirtti. Bouchouari, “Denemezsen asla başaramazsın. O yüzden dene” sözleriyle mesajını verdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
fq23333
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
21 Nisan, 2026 15:00 tarihinde yayınlandı
0
0

ÜLKESİ LÜBNAN’DA İSRAİL KATLİAM YAPIYOR, SEFİR EFENDİNİN DERDİ TÜRKİYE’NİN YÖNETİM MODELİ !

ABD nin Türkiye büyükelçisi, dolar milyarderi, Lübnan asıllı, 79 yaşındaki Thomas J Barrack şimdi de, Türkiye’ye monarşi güzellemesi yapıyor. Daha önce de İzmir’e yaptığı bir konuşmada Osmanlı millet sistemini önermişti.
Monarşi, siyasi yetkinin kral, padişah, imparator gibi tek bir kişinin (monark) elinde bulunduğu, yönetimin genellikle soyağacı (babadan oğula/kıza) yoluyla geçtiği bir yönetim biçimidir. Bu sistemleri önermesinin ardındaki niyet bellidir. Türkiye’nin kendi kontrollerinde bir kukla devlet olmasını istiyorlar.

1 yıl kadar önce Türkiye’ye ayak bastığı anda bir konuşma yapmıştı. O konuşma iyi analiz edildiğinde, sefirin karakteri ve niyeti ile ilgili bana göre net ifadeler içeriyordu.
Kendisi ile ilgili ilk yazımı o gün yazmıştım. Daha sonraki süreçte her konuşmasını takip edip, bu hadsiz sefirle ilgili 3 yazı daha yazdım.
İlk yazımın başlığı ” Sn. Büyükelçi lütfen daha açık konuşun” idi.

O yazımı, Türkiye’ye ayak bastığında hava alanında yaptığı konuşmaya tepki olarak yazmıştım. Konuşmasının orijinali aynen şuydu;

“I come with a simple message from President Trump, which is his desire to raise the level of the alliance between Türkiye and the United States to the level that it deserves. We’ve always had a great relationship, but it should be an extraordinary relationship.”

Türkçesi;
Başkan Trump’tan basit ( net ) bir mesajla geliyorum, bu da Türkiye ve ABD arasındaki ittifak seviyesini hak ettiği seviyeye yükseltme arzusu. Her zaman harika bir ilişkimiz vardı, ama bu olağanüstü bir ilişki olmalı. – Büyükelçi Thomas J. Barrack

Kendisine hitaben,
“Her zaman harika ilişkimiz vardı!” Öyle mi? demiş ve devam etmiştim.
Mr. Barrack, ilişkilerimizin sizin açınızdan bakıldığında harika olduğuna hiç şüphe yok! Bizim açımızdan bakıldığında ise tam tersi.
Belli ki, Türkiye’yi ve Türk halkını yeteri kadar tanımıyorsunuz. Bakınız, ben anlatayım size o harika olarak tanımladığınız ilişkilerimizi;

Türk milleti sizi PKK’ya destek veren fetö terör örgütüne kucak açan Türkiye’deki darbelerde parmağı olan ülke olarak tanıyor ve güvenmiyor!
Biz, müttefik olmanın gereğini, her koşulda, büyük bedeller ödemek pahasına ( mesela Kore’de ) yerine getirirken, siz ne yaptınız? Yüzümüze güldünüz hep sırtımızdan vurdunuz.
Sizin ne kadar değerli (!) bir dost (!) olduğunuzu biz çocukluğumuzdan biliriz.. Marshall yardımı diye; gönderdiğiniz o berbat süt tozlarını unutmadık.
Silah yardımı diye kakaladığınız hurdaları da unutmadık. Onları neden gönderdiğinizi de çok iyi biliyoruz.
Tarımımızı, sanayimizi bitirmek için; Gerçek müttefikiniz olan İsrail ile oynadığınız bütün oyunların farkındayız. Bir şekilde satın aldığınız içimizdeki vatan hainleri ile işbirliği yaparak bu ülkenin hep önünü kestiniz.
Uçak üretmeye başlamıştık,
“Biz size çok daha ucuza veririz, kapatın fabrikanızı dediniz. İçimizdeki o vatan hainlerini de kullanarak kapattırdınız.
Eliniz hep eğitim sistemimizin üzerinde oldu. Köy Enstitülerini hayata geçirmiştik, onu’da kapattırdınız.
GAP da oynadığınız oyunları da biliyoruz.
Bu ülkenin düşmanlarıyla hep iş birliği içerisinde oldunuz. PKK ya PYD ye eğitimler verdiniz, binlerce tır silah gönderdiniz. Uyarılarımızı hiç bir zaman dikkate almadınız.
Fetö elebaşını ülkenizde himaye ettiniz. Defalarca istedik vermediniz.
70 yıldır Türkiye’nin önünü kesmek için uğraşıyorsunuz.
İkide bir ekonomimizi mahvetmekle, yaptırımlar uygulamakla tehdit ediyorsunuz. Müttefikliğe yakışıyor mu bu tavrınız?
Daha neler var neler, bu liste uzar gider.

Bu mudur mükemmel olan ilişkimiz.? Sayın büyükelçi, tüm bu gerçekler ortada iken İlişkilerimizi olağan üstü bir seviyeye taşımaktan ne anlamalıyız? Lütfen daha açık konuşur musunuz?

Bizim Bülent’in bir sözü var “Fevkaladenin fevkinde” kastettiğiniz böyle bir şey mi acaba? Yani ilişkilerimizi harikadan olağan üstüne taşırsak, bugüne kadar yaptıklarınızdan çok daha beterini mi göreceğiz?

“Bu saydıklarınızdan bizden önceki yönetimler sorumlu. Trump’ın Başkanlığı döneminde müttefiklik ilişkilerimizde bu tür yanlışlıklar asla olmayacak diyebiliyor musunuz? O halde, önce gerçek bir öz eleştiri yaparak, ülkeniz adına Türk halkından özür dileyin.
Sonra, çok hevesli iseniz ilişkilerimizi olağanüstü bir seviyeye taşımak için yeni bir sayfa açarsınız. Bizde 80 yılın verdiği tecrübe ile bunu ihtiyat çerçevesinde değerlendiririz.

Bu adamla ilgili 11 mayıs 2025 tarihinde yazdığım İlk yazı bu idi.
Sonrasında,
17 temmuz 2025 tarihinde “Bu Adama Dikkat” başlığı ile ikinci yazımı,

6 Kasım 2026 tarihinde “Türkiye’nin İzleyeceği Politikaya Sen Mi Karar Vereceksin” başlığı ile üçüncü yazımı

9 Aralık 2025 tarihinde “Bu Adam Çizmeyi Çok Aştı” başlığı ile dördüncü yazımı yazmıştım.

Anadolu basınının amatör bir yazarı olarak, anlı şanlı yazarlarımız dururken bu hadsiz herife her konuşmasından sonra tepki göstermek bana kalmıştı. Ben ilk günden itibaren tam 4 yazı yazdım, bu beşincisi.

Şimdi bakıyorum da bizim meşhur kalemler anca farkettiler Lüblanlı bu amcanın kim olduğunu. Nihayet tepkiler ardı ardına gelme başladı.
Günaydın beyler.
Geçte olsa uyandınız. O’da güzel.

Değerli okurlarım, sefirle ilgili ilk yazıma burada özellikle tekrar yer verdim. Konunun özünün, yani ABD nin gerçek yüzünün unutulmaması açısından önemlidir. Sefirle ilgili diğer yazılarımı merak edenler, yukarıda verdiğim başlıklarla aratarak arşivlerden ulaşabilir.

İlyas Erbay