Reklam
Reklam
boluda hamsinin yoklugu fiyatlari yukseltti liYbpcBi
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
13 Ocak, 2025 20:07 tarihinde yayınlandı
0

Bolu’da hamsinin yokluğu fiyatları yükseltti

Bolu’da tezgahlarda hamsinin olmayışı başka deniz eserlerinin fiyatlarını artırdı. Balık pazarında hamsiyi göremeyen vatandaşlar ise istavrite yöneldi.

Bolu’da her pazartesi İhsaniye Mahallesi’ne kurulan pazarda hamsinin yokluğu fiyatları etkiledi. Geçtiğimiz hafta perşembe gününe kadar 100-120 lira ortasında satışa sunulan hamsi, 3 gündür tezgahta yerini alamadı. Pazarda hamsinin yerini de istavrit aldı.

Hamsinin yokluğunda vatandaşın istavrite yöneldiğini söz eden balıkçı Emre Yıldız, “İki gündür hamsi yok. Perşembe gününe kadar hamsi sattık. Kilosu 100-120 lira ortasında hamsi sattık. Cumartesi ve pazar günü de dahil olmak üzere bugün hamsi yok. Denizlerde de yok. Dönem bitmedi. Dönemin bitmesine 2,5 ay var. İllaki gelir. İstavrite şu an istek düşük. Neden diyeceksiniz? Hamsinin olmayışı istavritin fiyatını etkiledi. İstavrit daha evvel 100 lira civarındaydı, artık ise 150 liraya çıktı. Olağan, istavriti sevenler de var. Alan oluyor yani genelde” dedi.

“Hamsinin olmayışı öbür balıkların fiyatlarını da etkiliyor”

Tezgahta çeşitli balıkların da olduğu bilgisini veren Yıldız, “Şu an tezgahta mezgit ve kefal var. Mezgit kilosu 200 lira, kefal ise 150 lira. Bunlar olağan fiyatları. Mezgit daha evvel 150 liraydı, artık 200 liraya çıktı. Hamsinin olmayışı öbür balıkların fiyatlarını da etkiliyor zira ilgi otomatik olarak bu balıklara kayıyor ve fiyatlar artıyor. Büyük balıklar da var, onların fiyatı stabil; kilosu 350 elli lira. Bugün tezgahlar açıkçası boş. Hamsi olmayınca öteki balıklar da etkileniyor” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin