Reklam
Reklam
boluda gelecegin fidanlari yesermeye devam edecek rwyS7JD1
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
24 Mart, 2025 00:37 tarihinde yayınlandı
0

Bolu’da geleceğin fidanları yeşermeye devam edecek

Bolu’nun Seben ilçesinde, ilçeye has Kızık armudu fidanları, çiftçilere dağıtıldı.

Bolu Vilayet Tarım ve Orman Müdürlüğü uyumunda Birleşmiş Milletler Besin ve Tarım Örgütü(FAO) tarafından yürütülen ve Global Etraf Fonu tarafından finanse edilen proje kapsamında Seben İlçesine has Kızık armudu fidanları çiftçilere dağıtıldı. Seben’de gerçekleştirilen dağıtım merasimine İlçe Kaymakamı Mustafa Şeker, Vilayet Tarım ve Orman Müdürü Zekeriya Ar, Seben Belediye Lideri Uygar Oturakdaş, İlçe Tarım ve Orman Müdürü Selçuk Güçbilmez, kurum amirleri muhtarlar ve üreticiler katıldı.

Coğrafi işaret süreci devam eden Kızık armudu yöreye has bir ziraî paha olup, jenerasyonunun korunması ve yaygınlaştırılması hedefiyle yürütülen proje kapsamında toplam bin 300 adet fidan üreticilere teslim edildi. Geçtiğimiz yaz periyodunda anaç ağaçlardan alınan yaprak sürgünleri Isparta’da bulunan fidan işletmesine gönderilerek fidan üretimi gerçekleştirildi.

Seben genelinde bilhassa Kızık, Kuzgölcük, Kozyaka ve Kabak köylerinde ağır olarak yetiştirilen bu armut çeşidinin korunması ve üretiminin artırılması için Vilayet ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından çalışmalar titizlikle sürdürülüyor. Önümüzdeki periyotta de kuşağı kaybolmaya yüz tutmuş yöreye has meyve çeşitlerinin kuşağının devamı için gerekli çalışmaların süreceği öğrenildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin