blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Eylül, 2024 00:37 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

BEUN, öğrencilerini havalimanı ve otobüs terminallerinde karşıladı

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, 2024-2025 Akademik Yılı’nda öğrencilerini Zonguldak Havalimanı ile il ve ilçe otobüs terminallerinde karşıladı.
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi 2024-2025 Akademik Yılı’na başlamaya hazırlanan öğrencilerini Zonguldak Havalimanı ile il ve ilçe otobüs terminallerinde düzenlenen organizasyon ile samimi bir hava içerisinde karşıladı. BEUN akademik ve idari personelden oluşan görevliler tarafından havalimanı ve otobüs terminallerinde karşılanan öğrenciler, üniversitenin düzenlediği bu özel karşılamayla hem il ve ilçeyi tanıma olanağını hem de yurt ve kampüslerine ulaşım süreçlerinde rahat bir deneyim yaşama ortamı buldular.
BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, öğrencileri karşılama organizasyonu ile ilgili yaptığı açıklamada, "Üniversitemize yeni gelen öğrencilerimizi en iyi şekilde ağırlamak bizim için büyük bir önem taşırken akademik eğitim yolculuklarına adım atacak olan gençlerimizin, Zonguldak’ta kendilerini evlerinde hissetmeleri de oldukça kıymetlidir. Bu yıl itibarıyla da öğrencilerimize destek olabilmek ve onların adaptasyon süreçlerini kolaylaştırmak amacıyla havalimanı ve otobüs terminallerinde öğrencilerimizin yanlarında olduk. Bununla birlikte öğrenci odaklı bir Üniversite olarak, öğrencilerimizin başarılı bir akademik öğrenim hayatı geçirmeleri için her daim yanlarında olmaya devam edeceğiz. Ayrıca organizasyon sürecinde bizlere destek olan Zonguldak Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile il ve ilçe belediyelerine teşekkür ediyorum." ifadelerini dile getirdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.