Asuman Doğan tarafından
29 Haziran, 2025 13:56 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Batı Karadeniz İlleri Birliği Toplantısı Karabük’te gerçekleştirildi

Batı Karadeniz İlleri Birliği Toplantısı, Karabük Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde Karabük Anemon Otel’de geniş katılımla düzenlendi.

Toplantıya; Karabük Valisi Mustafa Yavuz, Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, Karabük İl Genel Meclisi Başkanı Ahmet Sözen, Karabük TSO Başkanı Fatih Çapraz, Haddeciler Derneği Başkanı Pehlivan Baylan ile Kastamonu, Zonguldak, Çankırı ve Sinop illerinden oda ve borsa başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda iş insanı katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını Karabük Dernekler Federasyonu Başkan Vekili Necmi Kandemir gerçekleştirdi. Kandemir’in ardından söz alan Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı (BAKKA) Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Şakir Adem Yazıcı, TR81 bölgesi hakkında genel bilgiler vererek Karabük’ün ekonomik ve demografik yapısına ilişkin kapsamlı bir sunum yaptı.

Karabük Ticaret ve Sanayi Odası (KTSO) Başkanı Fatih Çapraz ise konuşmasında Karabük’ün tarihçesinden başlayarak kentin güncel durumu hakkında kapsamlı bilgiler aktardı. Eskipazar Organize Sanayi Bölgesi’nin gelişim süreci, Karabük’ün dış ticaret rakamları ve Filyos Limanı Projesi’nin bölgeye sağlayacağı katkılar üzerine değerlendirmelerde bulunan Çapraz, ayrıca lojistik merkezi kurulmasının önemi üzerinde durdu. Karabük’ün coğrafi konumu ve sanayi yapısı gereği böyle bir merkezin neden gerekli olduğunu vurguladı. Sunumunda, Batı Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı’nın (BAKAP) kurulmasının bölgesel kalkınma açısından taşıdığı stratejik öneme dikkat çeken Çapraz, ayrıca Türkiye’de demir-çelik sanayisinin temellerinin atıldığı tarih olan 3 Nisan’ın “Sanayi Günü” olarak ilan edilmesi yönündeki taleplerini de dile getirdi.

Toplantıya katılan oda ve borsa başkanları, dernek başkanları ile iş insanları da sırasıyla söz alarak görüş ve değerlendirmelerini paylaştı. Katılımcılar, Karabük’ün ekonomik, sosyal ve sanayi alanlarında daha güçlü bir iş birliği zemini oluşturulması yönünde görüşlerini dile getirerek ortak hareket etmenin önemine vurgu yaptı.

Toplantıda söz alan Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, bölge illeriyle kurulacak güçlü iş birliklerinin hem Karabük hem de çevre iller için yeni fırsatlar yaratacağını belirterek, bu tür platformların dayanışmayı artıran, çözüm odaklı adımlara zemin hazırlayan önemli buluşmalar olduğunu söyledi.

Vali Mustafa Yavuz ise yaptığı konuşmada,  Batı Karadeniz illeri arasındaki iş birliğinin bölgesel kalkınmanın anahtarı olduğunu vurguladı.

“Toplantının üçüncüsü düzenleniyor. Daha önce alınan kararların gözden geçirilmesi ve bunların takibinin yapılması gerektiğine inanıyorum. Bu kararların kurumsal raporlarla paylaşılması, ilerlememize büyük katkı sağlayacaktır.” diyen Valimiz, birlik ruhunun somut projelere dönüşmesi gerektiğini belirtti.

Birliğe, ilerleyen dönemde; Bolu ve Düzce’nin de dahil edilebileceğini ifade eden Vali Mustafa Yavuz, “Karabük olarak, bölgeyle çok güçlü sosyal ve ekonomik bağlarımız var. Çankırı, Kastamonu ve Bartın ile yalnızca sınır değil, aynı zamanda kültürel ve ticari yakınlık içerisindeyiz. Biz birbirimizi tamamlıyoruz; Karabük ne ise Kastamonu da odur, Zonguldak ne ise Sinop da odur.” dedi.

 “ORTAK SİNERJİYLE YENİ HİKÂYELER YAZABİLİRİZ”

Bölgenin orman varlığına ve doğal kaynak potansiyeline de dikkat çeken Valimiz Mustafa Yavuz, “Karabük’ün yaklaşık olarak %74’ü, Yenice’nin ise %86'sı ormanlarla kaplı. Yenice Blok Ormanları, Avrupa’nın korunması gereken 100 sıcak noktasından biri. Orman ürünlerinde ve demir-çelikte güçlü bir birikime sahibiz. Bu kaynakları birlikte uyumlaştırarak değerlendirebiliriz” dedi.

Kadın temsilinin artırılması gerektiğini vurgulayan Vali Yavuz, “Bugün 60 katılımcı arasında sadece 3 kadın var. Birliğe kadın eli değmeli. Onların katkıları önemli.” diyerek katılımcılara çağrıda bulundu.

Konuşmasının sonunda birlikteliğin önemine bir kez daha dikkat çeken Valimiz Mustafa Yavuz, “Karabük, Batı Karadeniz’in kalbidir. Cumhuriyet Kenti, Emeğin Başkentidir. Güçlerimizi birleştirerek ortak çalışmalar yapmalıyız. Lojistik Merkez çalışmaları, Eskipazar OSB’deki ilerleme ve sanayi yatırımlarıyla bölgeye büyük katkı sağlanmış olcacak. Bu iş birliği bize yeni ufuklar açacaktır.” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
01 Şubat, 2026 13:22 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

YÜZLERCE TON ALTINI NEDEN VE NE KARŞILIĞINDA GÖNDERDİK ?

2015 yılında, dönemin Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’nin toplam 490 ton altın rezervinin bulunduğunu ancak bu altınların sadece 40 tonunun Türkiye’nin hazinesinde bulunduğunu, geri kalanının İngiltere Merkez Bankası’nın "Bank Of England" depolarında emanette olduğunu açıklamıştı.

Buna neden gerek duyuldu?
Bizi buna zorlayan ne idi?
Güvenlik kaygılarımız mı vardı?
Altınlarımız kendi ülkemizde güvende değil miydi?
Borca karşılık altınlarımızı ipotek olarak mı verdik?
Onca altını neden ve ne karşılığında terk etmiştik?
O dönemde kamuoyuna bunların ve benzer soruların yanıtları tam olarak açıklanmadı.

Almanya, Hollanda ve Avusturya gibi ülkeler, ikinci Dünya Savaşı sonrasındaki iki kutuplu dünyada, güvenlik kaygıları nedeniyle fiziki altın varlıklarını, ABD ve İngiltere'nin altın mahzenlerine emanet etmişlerdi.

Bugünlerde Altın, Gümüş ve Bakır üzerinden oynanan bir oyun var. İlginç gelişmelere şahit oluyoruz.
Ulaşabildiğim güncel verilere göre, dünyada en çok altına sahip ilk 10 ülke şöyle sıralanıyor;
ABD 8133 ton
Almanya 3350 ton
İtalya 2452 ton
Fransa 2437 ton
Rusya 2330 ton
Çin 2304 ton
İsviçre 1040 ton
Hindistan 880 ton
Japonya 846 ton
Türkiye 841 ton (yastık altı hariç! )

Listede 2 inci sırada görülen Almanya'nın 3350 ton altınının
1711 tonu Frankfutta, 1236 tonu ABD de, 405 tonu İngilterede
Soğuk savaş döneminde Almanların en güvendiği müttefiki ABD idi. Şimdi ilişkiler bozuldu. Almanya altınlarını geri istiyor. Fakat ABD nin altınları iade etmeye hiç niyeti yok. Almanya'da en çok konuşulan konu bu.

blank

"BERAT ALBAYRAĞIN NE YAPTIĞI İLERİDE ÇOK DAHA İYİ ANLAŞILACAK!"

Almanya gibi biz de bugün altınlarımızı geri almak için kıvranıyor olabilirdik!
Hakkını teslim etmek lazım, Berat Albayrak döneminin en stratejik hamlelerinden biri yurt dışındaki altın rezervlerini ülkeye taşımak oldu. ABD, İsviçre ve İngiltere'de tutulan yaklaşık 350 ton altın Türkiye'ye getirildi. 2018 yılının Şubat ayı sonları idi. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak o dönem bunu açıklamış, "ABD, İngiltere ve İsviçredeki ki tüm altınlarımızı geri getirdik" demişti..
Tabii bu hiç kolay olmadı. O günlerde bunun ne kadar önemli bir hamle olduğu pek algılanamamıştı.
Sayın Albayrak'ın şu cümlesini çok iyi hatırlıyorum; "Berat Albayrağın ne yaptığı ileride çok daha iyi anlaşılacak" demişti.

Dünyanın sürüklendiği bu kaos ortamında; küresel güçlerin ekonomileri için acımasızca saldırganlaştığı bir dönemdeyiz. Böyle bir dönemde, Almanya'nın durumunu da gördükten sonra, bunu şimdi çok daha iyi idrak edebiliyoruz.
Teşekkürler Sayın Albayrak

Not: Rakamlar internet ortamında ulaşılabilir kaynaklardan alınmıştır.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.