Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı son günlerde dolandırıcılık olaylarının artış göstermesiyle ilgili olarak en sık karşılaşılan bilişim suçları ve kullanılan dolandırıcılık yöntemleri ile ilgili vatandaşların dikkatli olmaları konusunda uyarılarda bulundu.
Yapılan açıklamada bir dizi uyarılarda bulunarak vatandaşların dolandırıcılık olaylarında daha dikkatli olması istendi. “Lütfen alın terinizi ve emeğinizi dolandırıcılara kaptırmayın” uyarısının yapıldığı açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Vali, kaymakam, hakim, Cumhuriyet savcısı, polis, asker, vb. kamu görevlileri tarafından telefon üzerinden kesinlikle vatandaşlardan hiçbir şekilde para talebinde bulunulmayacağı göz önünde bulundurularak bu şekilde arayıp vatandaşlardan para isteyen kişilerin dolandırıcı olduğu bilinmeli, kesinlikle bu kişilere itibar edilmemeli ve hiçbir şekilde bu kişilere para gönderilmemeli, kimlik bilgileri, banka hesap bilgileri veya kart bilgileri bu kişilere verilmemeli.
Telefonla arayıp kendisini savcı, polis veya asker olarak tanıtıp ’FETÖ ve PKK Terör örgütü, uyuşturucu veya kara para aklama, gibi olaylara adınız karıştı, sizinle ilgili soruşturma başlatıldı, sizin suçsuz olduğunuzu biliyoruz ancak bunun için adınızı temize çıkartmak için söylenenleri yapmalısınız, söz konusu olaylar ile ilgili operasyon yapacağız, sizin de bize yardımcı olmanız gerekecek’ gibi sözler söylenerek bankadaki paraların belirtilen hesaplara gönderilmesi veya kredi çekilip belirtilen hesaplara gönderilmesi gibi taleplerin kesinlikle dolandırıcılık eylemi olduğu bilinmeli ve bu şekildeki talepler kesinlikle dikkate alınmamalı,
Ucuz altın, uygun ev ve arsa vaadi, yüksek kar payı veya yüksek kazanç vaadi içeren ilan veya söylemlere itibar edilmemeli, bu tür ilan veya vaatlerin dolandırıcılık eylemleri olduğu kesinlikle unutulmamalı.
Sosyal medya hesaplarında ‘Hediye para kazandınız, hediye çeki kazandınız, bedava tatil kazandınız’ gibi reklam amaçlı yayınlanan içeriklere kesinlikle itibar edilmemeli, bu ilanların dolandırıcılık ilanları olduğu bilinmeli, bu ilanlardaki para veya hediyelere sahip olmak uğruna hiç kimseyle irtibata geçilmemeli, kimseye para veya kart ve kimlik bilgileri gönderilmemeli.
İnternet üzerinden ve sosyal mecralardan alışveriş yapılırken güvenli olmayan sitelerden veya sosyal mecralardan alışveriş yapılmamalı, güvenli sitelerden alışveriş yapılırken ise bu ilanların gerçekte var olup olmadığını araştırılmalı, gerçek satış olduğunun tespit edilmesi halinde satışa çıkarılan ürün teslim edilmeden kesinlikle ücret gönderilmemeli.
İnternet üzerinden veya sosyal medya mecralarında değerinin çok altında ürün satışı reklamlarının dolandırıcılık eylemi olduğu akıldan çıkarılmamalı, bu tip ilanlara kesinlikle inanılmamalı ve satın almak için reklam veya ilan verilen kişiler ile irtibata geçilerek para gönderilmemeli.
Sosyal medya hesaplarında kayıtlı bulunan arkadaşlardan hediye veya kampanyalı ürün yada çek kazındınız gibi mesajlar alındığında veya borç para istendiğinde ilgili arkadaşın hesabının çalınmış olabileceği düşünülerek kesinlikle bu mesajlara inanılmamalı, telefon ile ilgili arkadaş ile görüşülüp durumun tespit edilmesinden sonra hareket edilmeli.
Araç alım satım ilanlarında yoğun bir şekilde dolandırıcılık eylemi gerçekleştiğinden, araç alan kişi veya araç satan kişi bizzat aracı alan veya satan kişi ile irtibat kurmalı, bu kişiler dışında başka herhangi bir kişi ile görüşmemeli, internet üzerinden veya sosyal mecralarda çok fazla sayıda sahte araç ilanlarının bulunduğu akıldan çıkarılmamalı, aracın ücreti her ne sebeple olursa olsun ruhsat sahibinden başkasının hesabına gönderilmemeli, ruhsat devri ile ücretin ödenmesi aynı anda gerçekleşmeli, ruhsat devri sırasında ileri tarihli banka havaleleri kabul edilmemeli, banka havalesinin ileri tarihli olması halinde ruhsat devrinden sonra dolandırıcılar tarafından söz konusu havale iptal edilerek vatandaşlarımızın mağdur edildiği bilinmeli.
Bankalardan gelen ‘Size özel kampanyalı kredi, bireysel emeklilik, sağlık sigortası vs.’ kampanyaların sağlanacağı gibi aramalara veya mesajlara itibar edilmemeli, bu kişilerle görüşülmemeli ve irtibat kurulmamalı, gerekiyorsa en yakın banka şubesine müracaat ederek kampanyanın gerçekliği konusunda bilgi edilmeli. Ayrıca bankalardan aradığını söyleyen kişilere kesinlikle itibar edilmemeli, bu kişilere kimlik bilgileri, hesap bilgileri ve kart bilgileri verilmemeli, böyle durumlarda hemen ilgili banka şubesine giderek veya telefonla bizzat müşteri hizmetleri aranarak konu hakkında irtibata geçilmeli,
Vatandaşlarımız kendilerine ait kimlik bilgilerini, banka hesap kartı veya kredi kartına ait kart numarası ve kart şifreleri gibi kişisel bilgiler her ne suretle olursa olsun kesinlikle başka kişiler ile paylaşmamalı. Bu bilgilerin paylaşılması halinde dolandırıcılık eylemine maruz kalacakları, banka hesaplarındaki paralarının boşaltılabileceği veya kredi kartlarından yüksek miktarlarda alışveriş yapılarak mağdur edilebileceği veya kişisel bilgileri kullanılarak suç içeren eylemde bulunabilecekleri akıldan çıkarılmamalıdır.”


Başsavcılıktan en sık karşılaşılan bilişim suçları ve dolandırıcıların en fazla kullandığı yöntemlerle ilgili uyarı geldi
SİYASETE DİZAYN…
DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ
Fevzi Aydın
Yirminci yüzyılın sonlarında, Türk siyasetinin getirdiği ekonomik ve siyasi yıkımla birlikte, ortak akıl mı, dış güçler mi dersiniz, siyaset yeniden dizayn edilmeye başlandı…
Ekonomi, siyaset ve hukuk üçgeniyle halkın sosyo-ekonomik alanlarını kapatan iktidar, milli iradenin, halkın ve toplumun yanında duracağına bugün karşısına geçmiş durumda…
Ulusal ve uluslararası ekonomik sistemle uyuşmayan Cumhur İttifakı ekonomik sistemiyle bozulan sosyo-ekonomi, IMF-Dünya Bankası finansal sistemine bağlanarak, ABD tabanlı ekonomi, acı reçetelerle halkı vurmaya devam ediyor…
İktidar büyük kuruluşlara çeşitli finansal destekler sağlarken, gelir dağılımında halk yararına çözümler yerine, gelir azaltıcı önlemler, kararlar alındı…
Faiz, enflasyon ve fiyat artışlarıyla, büyük erozyona uğrayan çalışma hayatı ve emekli gelirleri, bırakın yerinde saymayı, hızla geri gitmeye devam ediyor…
İktidar, sosyo-ekonomideki kırılganlığı tedavi etmek yerine, piyasanın kendi fiyatlamasıyla gelir dengesini bozmasına, sessiz kalmaya devam ediyor…
Halkın taleplerini görmek yerine, ana muhalefet partisi CHP depremine benzin döken iktidar, CHP’de iki başlı yönetimin ortaya çıkmasında pay sahibi…
2028 yılı seçimlerine doğru siyasi yolda yaşanan siyasal gelişmeler, Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmeye başlandığını gösteriyor…
Türk siyasetine çeyrek asır milli irade sloganıyla damga vuran AKP, 2019 yılında Millet İttifakının ortak adayı, CHP İstanbul Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu aday gösterince, adeta Türk siyasetinde deprem oldu…
Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını, aynı dönemde iki seçimle kazanarak siyasi gücünü ortaya koydu…
AKP ve MHP’nin seçimlere itirazıyla, sahada kazanılan seçim masada kaybedilmiş oldu…
Yenileme seçimlerine, bu sefer CHP adayı olarak İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığına adaylığını koyan Ekrem İmamoğlu, 13,700 farkla kazandığı ilk seçimi, ikinci defada 806 bin oy farkıyla yeniden kazanarak, Milli İradenin daha fazla gücünü arkasına almış oldu…
Siyaset Hukuk ve Ekonomi üçgeniyle kurulan baskı sistemi, milli iradede tahribat yaparken, iktidar gücü adına ana muhalefet partisinin parçalanışını izlemekte…
Ticari alanda sıklıkla kullanılan kayyım atamaları, iktidar gücü adına, siyasi alanı da kapsama alanına dahil etti…
Cumhur İttifakı, iktidara yakın gördüğü ana muhalefet belediyelerinin kirli çamaşırlarını, kayyım atamalarıyla, ortaya saçtı…
Siyasetin yeni kavramları Kayyım ve Mutlak Butlan gibi hukuki terimlerle, Kayyım atamalarıyla görevden alınan ana muhalefet belediye başkanlıkları, siyasi baskılarla birlikte, Cumhur İttifakına geçmiş oldu…
İktidarın desteğiyle, siyasi arınma adına, Ana Muhalefet Partisi CHP, iki başlı yönetim haline gelirken, bugün parçalanma yolunda…
Milli iradenin seçimini, iktidar gücüyle değiştiren siyasi irade, siyaseti, demokrasi ve siyasetle dizayn etmesi gerektiğini unutarak, siyaseti iktidar gücüyle dizayn etmeyi seçti…
Milli İrade, çizgisinden ayrılan siyaseti, ilk seçimlerde dizayn ederek, demokrasi çizgisine çekebilecek mi?
Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…


