Reklam
Reklam
Kirmizi Sade Saglik Haber Manseti Youtube Kucuk Resmi
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
05 Temmuz, 2025 16:09 tarihinde yayınlandı
0

Başkan Yasin Aydın’dan Elif Köse’ye Sert Tepki: “Hukuk Herkes İçin Hukuktur”

AK Parti Safranbolu İlçe Başkanı Yasin Aydın, Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse’nin yaptığı açıklamalara ilişkin yazılı bir değerlendirme yaptı. Aydın, açıklamasında hukukun üstünlüğü ilkesine vurgu yaparak, “Hukuk herkes için hukuktur – suçu örtmek değil, ayıklamak gereklidir” ifadelerini kullandı.

Başkan Aydın, Belediye Başkanı Elif Köse’nin kamuoyunu yanıltmaya çalıştığını öne sürerek, açıklamalarının çarpıtılmış bir mağduriyet söylemine dayandığını belirtti. CHP’li belediyelerde son dönemde yaşanan skandallara dikkat çeken Aydın, “Rüşvet alırken suçüstü yakalanan CHP’li belediye başkan yardımcısı Engin Tüfekçi olayı hâlâ görmezden geliniyor. Bu anlayışla şeffaflıktan, hesap verebilirlikten ve adaletten söz edilemez” dedi.

“CHP’li Siyasilerle İlgili Kayıtlar Ortada”

Aydın, Karabük’te bir CHP’li siyasetçinin yakınlarının vatandaşlardan işe yerleştirme vaadiyle para topladığı iddialarına da değindi. Bu olayın ses ve görüntü kayıtlarıyla belgeli olduğunu hatırlatan Aydın, yaşananları “rezalet” olarak niteledi.

Aydın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Yargının attığı her adımı ‘siyasi operasyon’ olarak nitelendirmek; sadece gerçeğin üzerini örtme çabası değil, aynı zamanda suça ortak olmaktır. Gerçek adalet, suça bulaşanın kimliğine değil, işlediği suça bakar. Eğer hukuk gerçekten herkes için eşitse, belediye koltuklarında oturanların da dokunulmaz olmadığını kabul etmek gerekir.”

“Temiz Siyasetin Temeli: Hesap Verebilirlik ve Şeffaflık”

Aydın, siyasetçilerin millete karşı sorumlu olduklarını vurgulayarak, temiz siyasetin temelinin şeffaflık ve hesap verebilirlik olduğunu belirtti. Hukukun siyasallaştırılmasına da suçun siyasallaştırılmasına da karşı olduklarını ifade eden Aydın, “Milletin vergisiyle hizmet edenler, halkın güvenini suiistimal edemez” dedi.

Açıklamasının sonunda adaletin, hatalıyı koruyarak değil, hatalıyı ayıklayarak sağlanabileceğini ifade eden Yasin Aydın, kamuoyunu hukuki sürece saygı göstermeye davet etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay tarafından
07 Mayıs, 2026 14:51 tarihinde yayınlandı
0

MÜJDE, ULTRA ZENGİN SAYIMIZ 4208 OLMUŞ !

Türkiye’de gelir dağılımı adaletsizliği, son yıllarda belirgin bir şekilde derinleşmiş durumda. Güncel verilere göre Türkiye, Avrupa’da gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumunda. En yüksek gelire sahip %20’lik grup, toplam gelirin yaklaşık %48’ini alırken; en düşük gelire sahip %20’lik kesim toplam gelirden yalnızca %6,4 pay alabilmekte. En zengin %10’luk kesimin geliri, en yoksul %10’luk kesimin gelirinden yaklaşık 15 kat daha fazla. Gelir dağılımı eşitliğini ölçen Gini katsayısı Türkiye’de 0,461 seviyesinde. Avrupa Birliği ortalaması 0,29

ULTRA ZENGİN SAYIMIZ SON 5 YILDA %93.5 ARTMIŞ

İngiliz gayrimenkul danışmanlık şirketi Knight Frank’ın The Wealth Report 2026 verilerine göre Türkiye’de 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda %93.5 artmış.2174 ten 4208’e çıkmış. Milyarder sayımızın aynı dönemde 35 ten 46 ya çıkacağı öngörülüyor.
Milyonlarca insan açlık ve yoksulluk mücadele ederken, milyarderlerimizin sayısı hızla artıyor.

GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİNİ ÖNLEME ÇABALARI YETERSİZ

Dünya Bankası verilerine göre Türkiye, gelir eşitsizliği bakımından 130 ülke arasında 28. sırada yer alarak birçok gelişmekte olan ülkeden daha kötü bir tablo sergiliyor. Bu adaletsizlik, orta sınıfın zayıflamasına ve halkın büyük bir kesiminin ( yaklaşık her 10 kişiden 6’sı ) borçlu bir şekilde yaşamını sürdürmesine neden olan sosyoekonomik bir krizin temel taşlarından biridir.

Gelir dağılımdaki adaletsizliği önlemek için devletler tarafından uygulanan en temel yöntem, maliye politikası araçlarını kullanarak geliri piyasada oluştuğu halinden (birincil dağılım) daha adil bir seviyeye (ikincil dağılım) taşımaktır.
Bu adaletsizliği önlemek için kullanılan başlıca stratejiler şunlardır:

– Yüksek gelir gruplarından daha yüksek oranda vergi alınarak, toplanan kaynağın alt gelir gruplarına aktarılmasıdır.

– Düşük gelirliler üzerindeki vergi yükünü azaltmak amacıyla asgari ücretten vergi alınmaması veya temel gıdada vergi indirimleri yapılmasıdır.

– Gelirin ötesinde, birikmiş servet üzerinden alınan vergilerle servet yoğunlaşmasının önlenmesi hedeflenir.

– Yoksulluk sınırı altındaki ailelere yönelik doğrudan nakdi transferler ve sosyal güvenlik ödemeleridir.

– Sağlık, eğitim ve barınma gibi temel hizmetlerin devlet tarafından ücretsiz veya sübvansiyonlu sunulması, alt gelir gruplarının harcamalarını azaltarak dolaylı gelir artışı sağlar.

– Asgari ücretin yaşam standartlarını karşılayacak düzeyde belirlenmesi, Gini katsayısını (eşitsizlik ölçütü) düşüren doğrudan bir araçtır.

– Eğitim ve mesleki eğitim politikalarıyla düşük nitelikli işgücünün verimliliği artırılarak daha yüksek ücret alabilmeleri sağlanır.

– İşsizliğin azaltılması, hanehalkı gelirlerini doğrudan artırarak eşitsizliği azaltan en kritik faktörlerden biridir.

– Vergi kaçakçılığının önlenmesi ve çalışanların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması gelir dağılımını iyileştirir.

– Eğitim ve sağlığa erişimde adaletin sağlanması, bireylerin ekonomik basamakları tırmanma şansını (sosyal mobilite) artırır.

Bu konularda bir takım çalışmalar olsa da gelir dağılımı adaletsizliğini önlemede son derece yeteresiz.

Ne yazık ki, yoksulla zengin arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor.
24 yılın sonunda geldiğimiz durumun özeti budur.

İlyas Erbay

Bizi sosyal medyadan takip edin