Reklam
Reklam
baskan cetinkayanin park gezisinde gordugu manzara sonrasi ilginc tepkisi qqV3kSYe
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
26 Nisan, 2026 00:15 tarihinde yayınlandı
0

Başkan Çetinkaya’nın park gezisinde gördüğü manzara sonrası ilginç tepkisi

Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, mahalle gezileri sırasında uğradığı parkta yere atılan çekirdek kabuklarını görünce tepki göstererek, “Bunları şehirden toplayacaksın, bunlar çok delikanlı olduğu için hepsini bir yere göndereceksin savaşa falan enerjilerini orada atsınlar” dedi.

Mahalle ziyaretleri kapsamında Fevzi Çakmak Mahallesi’ni gezen Başkan Çetinkaya, park içerisindeki kamelya çevresinde yoğun şekilde bırakılan çekirdek kabuklarını görünce duruma tepki gösterdi. Kamusal alanların temiz kullanılmasının önemine dikkat çeken Çetinkaya, parkların herkesin ortak kullanım alanı olduğunu vurgulayarak, “Parkımızın hali, çokta diyecek bir şey yok, pislikten yıkılıyor. Buraları hergün temizliyoruz ama maalesef akşamdan sabaha hal bu. Allah akıl fikir versin ne diyelim. Bunları şehirden toplayacaksın, bunlar delikanlı olduğu için hepsini bir yere göndereceksin savaşa falan, enerjilerini orada atsınlar” diyerek tepkisini ortaya koydu.

Bazı masaların ise devrilerek etrafa atıldığını gören Başkan Çetinkaya, etrafın güvenlik şeridi ile kapatılarak girişlerin yasaklanması talimatını da vererek, “Burayı ışıl ışıl yapacağız. Buradan söz veriyoruz. Bu yaz burası cıvıl cıvıl ailelerin geldiği bir yer olacak” dedi.

Çevre temizliğinin belediye hizmetlerinin yanı sıra vatandaş sorumluluğu da olduğuna işaret eden Çetinkaya, bu tür görüntülerin şehre yakışmadığını ifade ederek, vatandaşlardan daha duyarlı olunmasını istedi.

Mahalle sakinleriyle sohbet eden Çetinkaya, temiz ve yaşanabilir bir Karabük için ortak sorumluluk bilinciyle hareket edilmesi gerektiğini belirtti. Başkan Çetinkaya’nın parkta çekirdek kabuklarıyla ilgili yaptığı uyarı çevrede bulunan vatandaşlar tarafından da destek gördü.

Bizi sosyal medyadan takip edin
w1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
21 Mayıs, 2026 14:42 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

TÜİK’İN ÇOCUK VERİLERİ İÇLER ACISI !

Türkiye’nin demografik yapısı hızla değişiyor. Bu durum uzmanlar tarafından demografik bir kriz olarak nitelendiriliyor. Genç nüfustaki azalma ve doğurganlık oranlarının düşmesi sosyal, ekonomik ve stratejik açıdan ciddi tehlikeler barındırıyor.

Türkiye’nin toplam nüfusu şu an artmaya devam etse de, yıllık nüfus artış hızı Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyelerine geriledi. Toplam doğurganlık hızı 1,51 çocuğa kadar düştü. Uzmanlar, nüfusun 2050’li yılların ortasına kadar 90-94 milyon bandında zirveyi görüp sonrasında kalıcı bir azalışa geçeceğini öngörüyor.

TÜİK tarafından Nisan 2026’da yayımlanan en güncel “İstatistiklerle Çocuk” verilerine göre, Türkiye’de yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altındaki çocukların oranı %36,8
Bu oran, Türkiye’deki yaklaşık 21,3 milyon çocuktan 7 milyon 870 binine denk geliyor.

Risk altındaki erkek çocukların oranı %36,0 iken, kız çocuklarında bu oran %37,8’e çıkmaktadır.
Türkiye genelinde yetişkin nüfusun yoksulluk veya sosyal dışlanma riski oranı %27,9 seviyesinde kalırken, çocuklardaki risk bu orandan yaklaşık 9 puan daha fazladır.
Çocuk nüfus oranının en yüksek olduğu il %43,3 ile Şanlıurfa, en düşük olduğu il ise %15,9 ile Tunceli’dir

EUROSTAT VERİLERİ TÜİK VERİLERİ İLE ÖRTÜŞÜYOR.

Avrupa İstatistik Ofisi Eurostat, Avrupa Birliği ülkelerinde ve Türkiye’de yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında bulunan insan sayısını çıkarmış. Eurostat 2025 verilerine göre; Avrupa Birliği ülkelerinde yüzde 20.9 olan yoksulluk ve sosyal dışlanma riski Türkiye’de yüzde 29.8 olarak ölçülmüş. Bu oranla Avrupa ülkeleri arasında ilk sıradayız.
Türkiye 25 milyonluk nüfusla Avrupa’da yoksulluk ve sosyal dışlanma riskinde zirvede yer alıyor. Özellikle emeklilerdeki risk oranı Avrupa ortalamasının iki katını aşıyor.
TÜRK-İŞ’in her ay sonu açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırı rakamlarına bakarsak; emeklilerin neredeyse tamamı açlık sınırı rakamlarının da altında yaşam mücadelesi veriyor.
Avrupa kıtasında gelir ve refah seviyesi açısından uzun süredir alt sıralarda yer alan Türkiye, artık yoksulluk ve sosyal dışlanma istatistiklerinde de liderlik koltuğuna oturmuş durumda.

Ülkemizde yaklaşık 25 milyon insan, gelir yetersizliği, beslenme alışkanlıklarındaki zorluklar ve sınırlı sosyal olanaklar nedeniyle yoksulluk ve sosyal dışlanma riskiyle yaşamını sürdürüyor.

SOSYAL DIŞLANMA; bireylerin ya da belirli toplumsal grupların ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal haklara erişiminin kısmen veya tamamen engellenerek toplumun dışına itilmesi durumudur. Bu kavram, bireyin sadece yoksul olmasını değil; eğitim, sağlık, istihdam ve karar alma mekanizmaları gibi toplumsal süreçlerin dışında kalmasını da ifade eder.

Avrupa’da 65 yaş ve üzerinde yoksulluk ve sosyal dışlanma riskiyle karşı karşıya olanların yüzde 15.6 olurken, Türkiye’de bu oran yüzde 38.1’e yükselmiş.

Görüldüğü gibi, Avrupa İstatistik Ofisi Eurostat ve TÜİK verileri, Türkiye için acı tabloyu gözler önüne seriyor.
Genç nüfusumuz azalıyor diye yakınıyoruz. Çocuk sahibi olmayı teşvik ediyoruz. İyi de,
yoksulluk ve sosyal dışlanma riskindeki çocukların oranı % 36.8 iken nasıl olacak bu iş?

İlyas Erbay