Reklam
Reklam
baruden patent basarisi finans alaninda turkiye ucunculugu HaG9B4Eb
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
24 Nisan, 2026 08:45 tarihinde yayınlandı
0

BARÜ’den patent başarısı: “Finans” alanında Türkiye üçüncülüğü

Bartın Üniversitesi (BARÜ) 2025 yılı patent performansının değerlendirildiği sıralamada en iyiler arasına girerek “Finans” alanında Türkiye’de ilk 3’te yer almayı başardı.

Türkiye’nin yenilikçilik ve Ar-Ge performansını geliştirmek hedefiyle Patent Effect tarafından hazırlanan “Türkiye’nin Patent Raporu 2025” listesi yayımlandı. Bartın Üniversitesi (BARÜ) açıklanan listede “Patent Şampiyonu Üniversiteler” kategorisinde yer alarak önemli bir başarıya imza attı. Farklı kategorilerde değerlendirmelerin yapıldığı raporda BARÜ, “Finans” alanındaki patent başvurularıyla Türkiye’nin en iyileri arasına girdi.

Raporda, farklı alanlarda en çok patent başvurusu yapan ilk 10 üniversite açıklandı. BARÜ, 2025 yılında finans alanında gerçekleştirdiği patent başvuru sayısıyla devlet ve vakıf üniversiteleri arasında 3’üncü sırada yer aldı. BARÜ üçüncülüğü İstanbul Teknik Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi, İstanbul Medipol Üniversitesi ve İzmir Ekonomi Üniversitesi ile paylaştı.

Bilimsel çalışmaların katma değere dönüşmesinin önemini vurgulayan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bartın Üniversitesi olarak bilgiyi değere dönüştürme hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Patent başvurularında elde ettiğimiz başarıyı da daha ileri taşımak adına nitelikli projeler üretmeye ve bu projeleri patent süreçleriyle buluşturmaya devam edeceğiz. Bu doğrultuda araştırma-geliştirme ekosistemimize katkı sunan herkese teşekkür ediyorum” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin