Bartın’da geliştirilen proje ile Bartın Irmağı’nın taşmasını önlemek amacıyla erken uyarı sistemi geliştirilecek. Önceden sel ve taşkınlara sebep olan yağmur suları aynı proje ile depolanarak, su kıtlığına da çözüm olacak
Bartın belediyesi Bartın Üniversitesi ve İl Özel İdaresi tarafından, Avrupa Birliği (AB) IPA II Çerçeve Anlaşması kapsamında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İklim Değişikliğine Uyum Stratejileri programı çerçevesinde “Bartın’da Taşkın ve Su kıtlığı Risklerinin Azaltılması(BİRUS) projesi geliştirildi. Bartın’da taşkın ve su kıtlığı risklerinin en aza indirilmesi hedeflenen proje 18 ay sürecek. Taşkın ve su kıtlığı problemlerini sıkça yaşayan Bartın ilinde iklim değişikliği etkilerinin en aza indirilmesi yönünde çalışmaların yapılacağı proje ile haritalama, mobil gözlem platformu, erken uyarı sistemi, yağmur suyu hasadı ve yeşil çatı çözümleri gibi uygulamalar hayata geçirilecek. Birleşmiş Milletler (BM) Kalkınma Programı desteği ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen İklim Değişikliğine Uyum Hibe Programı kapsamında desteklenen proje, yüzde 82’si hibe ve yüzde 18’i de 3 kurum tarafından karşılanmak kaydıyla toplamda 484 bin 832 Euro bütçeye sahip olacak.
Bartın Irmağı’na erken uyarı sistemi kurulacak
Proje hakkında bilgi veren Bartın Belediye Başkanı Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu, Bartın Irmağı için erken uyarı sistemi kurulacağını ifade ederek, “Çevre Şehircilik Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü İklim Değişikliği ve Uyum Dairesi Başkanlığı tarafından Türkiye’de yerel ve bölgesel düzeyde iklim değişikliğine uyum eylemlerinin uygulanmasını desteklemek amacıyla İklim Değişikliğine Uyum Hibe Programı(CCAGP) çağrısında bulunuldu. Bu kapsamda da Bartın Belediyesi olarak Bartın Üniversitesi ve Bartın İl Özel İdaresi ile ortak proje geliştirdik. İlimizde sel ve kuraklık risklerinin azaltılmasını hedefleyen 3 kurumun ortaklaşa gerçekleştirdiği bu proje şehrimiz için çok önemli. 3 kurumun proje kapsamında görev ve sorumluluklarını belirledik. 2021 yılı Ocak Ayı Belediye Meclis Toplantı gündemine “Bartın Çayı Havzası İçin Taşkın Erken Uyarı Sistemi Geliştirilmesi” konusunu getirmiştik. Proje işbirliği protokolünü imzalamak üzere Meclis Üyelerimiz tarafından Belediye Başkanı’na yetki verilmişti. Bu yetki kapsamında gerekli imzalar atılarak, proje ile ilgili süreç başladı” dedi.
Sel ve taşkınların erkenden tespit edilmesi hedefleniyor
Bartın ırmağına kurulacak erken uyarı sistemi ile sel ve taşkınların önceden tespit edilmesinin planlandığını kaydeden Başkan Fırıncıoğlu, “Geliştirilen projeyle ‘Taşkın Erken Uyarı Sistemi’ kurarak erkenden önlem alma fırsatı olacak. Bartın Çayı havzası sensörlerden oluşan istasyon ağı ile donatılacak. Gelen veriler anlık olarak ana bilgisayarda işlenecek” şeklinde konuştu.
Taşkınlara yol açan yağmur suya artık kuraklığa çare olacak
Fırıncıoğlu, sık sık taşkın ve sellere neden olan yağmur sularının aynı proje ile depolanarak hem taşkınları önleneceğini hem de su kıtlığı problemi için çözüm olacağını ifade etti. Fırıncıoğlu, “Taşkın sularının geçici olarak depolanabileceği alanların haritalanarak su geciktirme planları hazırlanacak. Ayrıca su kıtlığının etkilerini azaltabilmek amacıyla yeşil çatı ve yağmur suyu toplama uygulamaları yapılacak. Yapılacak olan bu çalışmalar ve proje detaylarını anlatabilmek için bilgilendirme toplantıları da gerçekleştirilecek. Proje kapsamında her kurumun görev ve sorumlulukları belirlendi. Biz birinci olarak “Bartın Çayı Havzası İçin Taşkın Erken Uyarı Sistemi Geliştirilmesi” aktivitesi adı altında mobil izleme platformu ve erken uyarı sisteminin oluşturulması(Erken uyarı sistemi ve mobil izleme platformuna öneri sunma), ikinci olarak İklim Değişikliği Uyum Stratejileri Üretmek İçin Haritalama ve Planlama Çalışmalarının Yürütülmesi aktivitesi adı altında sayısal haritaların temini(kullanılır su kaynakları, keson su kuyuları, kurulu yağmur hasadı yapıları ve çatı bahçesi uygunluk bilgileri),üçüncü olarak Yağmur Suyu Hasadı ve Yeşil Çatı Çözümlerinin Pilot Uygulamalarının Yapılması aktivitesi adı altında Bartın kent yerleşiminde Bartın Belediyesi’ne ait kamusal alanda yağmur suyu hasadı sistemi kurulumu (yer seçimi, yağmur oluklarının depoya bağlanması, yağmur deposunun kurulması ve bakım/izleme), Bartın Belediyesi’ne ait yapı/yapılarda 100 m2’lik yeşil çatı uygulaması(yer seçimi, çatı yalıtımı, yeşil çatı inşası ve bakım/izleme) ve dördüncü olarak İklim Değişikliğinin Etkileri ve Mücadelesi İle İlgili Farkındalık Toplantıları aktivitesi adı altında yer organizasyonu, duyuru (müteahhitlere yapılacak farkındalık eğitimin organizasyonu), açılış toplantısı, konferans, çalıştay (etkinliklerin billboardlarda ve belediye bülteninde tanıtımı, basın açıklamalarının hazırlanmasına katkı) gibi alanlarda projeye katkı sağlayacağız. Proje süresi boyunca da Belediyemizde görevli 6 kişiden oluşan teknik personelimizin maaşları proje kapsamında ödenecek. Bu proje ile kurumsal kapasite, kamu yararına bilimsel çalışmalara katkı, sel ve taşkın sorununa stratejik çözüm, stratejik plana uygun faaliyet ve eylemler, farkındalık gibi faydalar hedefleniyor. Projenin ilimiz için hayırlı olmasını diliyor, projede emeği geçenlere teşekkür ediyorum” diye konuştu.


Bartın’da sele sebep olan yağmur suları artık su kıtlığına çözüm olacak
SODA GETİRİN HAZMEDEMEYENLER VAR !
Türkiye savunma sanayiinde son yıllarda gerçekleştirdiği yerli ve milli atılımlarla bölgesel ve küresel ölçekte gerçek bir caydırıcı güç haline geldi. Bunu tüm dünya görüyor ve kabul ediyor. Sırf muhalif olmak adına bu başarıyı görmezden gelenler var. Sosyal medyada; YILDIRIMHAN Balistik Füzesini, prototipti, maketti, motoru yoktu gibi argümanlarla küçümsediklerini görüyoruz. Bu zihniyet 3 yıl önce Tayfun füzesi için de aynı şeyleri söylüyordu. Tayfun bugün TSK envanterinde ve seri halde üretiliyor.
ROKETSAN tarafından geliştirilen Türkiye’nin en uzun menzilli balistik füzesi Tayfun 18 Ekim 2023 tarihinde Rize Artvin arasında test atışı ile kamuoyuna tanıtılmıştı. Tayfun Blok-4, başarılı test süreçlerinin ardından 2026 yılı içerisinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine girmeye başladı. Seri üretimi devam ediyor. Yaklaşık 10 metre uzunluğunda, 7.2 ton ağırlığında ve 1500+ km menzile sahip. Hız: 5 Mach (hipersonik) ve üzeri hızlara ulaşarak mevcut hava savunma sistemleri için durdurulması çok güç bir tehdit oluşturmaktadır.
Tayfun Türkiye’nin derin darbe ve stratejik caydırıcılık kabiliyetini bölgesel sınırların ötesine taşımaktadır.
Özellikle İHA/SİHA teknolojileri, füze sistemleri ve deniz platformlarındaki gelişmeler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel kabiliyetini artırarak uluslararası alanda dikkat çeken bir askeri güç oluşturmuştur. 2026 Global Firepower raporuna göre Türkiye, dünyanın en güçlü 9. ordusu olarak konumlanmıştır. Türkiye, geliştirdiği balistik füze ve yerli mühimmat sistemleriyle (örneğin 322 balistik füze kapasitesi ile) dünyada bu alanda 7. sıraya yerleşerek kritik bir eşiği aşmıştır. Türkiye, 2024 ve 2026 verilerine göre Orta Doğu’nun en güçlü ordusuna sahip ülke olarak öne çıkmaktadır. KAAN (Milli Muharip Uçak), Bayraktar SİHA’lar, Altay tankı ve CİDA (Otonom deniz aracı) gibi projeler, TSK’nın dışa bağımlılığını azaltarak bağımsız politika izleme kabiliyetini artırmıştır. TSK, personel sayısı ve teknolojik altyapısıyla NATO içerisindeki en büyük ikinci askeri güç konumundadır. Bu gelişmeler, 1970’lerdeki ambargoların yarattığı eksikliklerin giderilmesi amacıyla başlatılan yerli üretim hamlelerinin (TUSAŞ, ASELSAN, Roketsan vb.) bir sonucu olarak, Türkiye’nin hem sahada hem de masada etkili bir aktör olmasını sağlamıştır.
Türkiye’nin bugüne kadar ürettiği en büyük, en uzun menzilli füze olma özelliği taşıyan kıtalararası hipersonik balistik füze YILDIRIMHAN, Mayıs ayının ilk haftası sergilendi. Menzil: 6.000 kilometre. Hız: Mach 9 ile Mach 25 arası (Hipersonik) Kategori: Kıtalararası Balistik Füze (ICBM)
Yıldırımhan’ın en kısa sürede envantere girmesi için gereken ne ise yapılacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Daha öncekiler gibi O’da TSK silah sistemleri arasında yerini alacaktır.
Türkiye özellikle 2026 yılı itibarıyla savaş uçakları ve diğer hava platformları için yerli ve milli uçak motorları geliştirme konusunda çok kritik aşamaları geçmiş ve üretime başlamıştır.Mayıs 2026’daki güncel gelişmelere göre durum şöyledir:GÜÇHAN Turbofan Jet Motoru: Milli Savunma Bakanlığı (MSB) AR-GE merkezi tarafından geliştirilen ve 5. nesil savaş uçağı KAAN için tasarlanan yerli jet motorudur. 42.000 lbf itki gücüne sahip bu motorun 6 adet prototip üretimi gerçekleşmiştir ve test süreçlerinin Kasım 2026’dan itibaren başlaması planlanmaktadır.TF35000 Motoru: Savunma Sanayii Başkanlığı’nın (SSB) yerli motor yol haritası kapsamında geliştirilen ve KAAN’ın ileri versiyonlarında (Blok-30) kullanılması hedeflenen yerli motordur.TF-6000: Türkiye’nin daha önce geliştirip test ettiği, daha düşük itki gücüne sahip başka bir milli turbo jet motorudur.TEI-TS1400: GÖKBEY helikopteri için geliştirilen ve ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştiren yerli turboşaft motorudur.Özetle: Türkiye, KAAN gibi projelerde başlangıçta ABD yapımı F110 motorlarını kullansa da, GÜÇHAN ve TF35000 gibi projelerle savaş uçağı motorunu tamamen yerli imkanlarla üretme aşamasına gelmiştir.
Binlerce mühendis, teknisyen, işçi geceli gündüzlü canla başla savunma sanayi için çalışıyor. Bu zorlu bir prosestir. Prototiple, maketle başlarsın. Adım adım sabırla sonuca gidersin. Negatif söylemlerle gençlerimizin motivasyonunu bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Bunu yapanlar kansızdır, vatansızdır.
Savunma sanayii siyaset üstüdür. Hiç kimsenin tekelinde değildir!
Savunma sanayii’nde alın teri döken tüm kardeşlerimi saygıyla selamlıyorum. Minnetle, şükranla hepsini ayrı ayrı alınlarından öpüyorum. Başarıları daim olsun.
İlyas Erbay


