Reklam
Reklam

Bartın’da Arkeoloji dünyasını heyecanlandıran çalışma

Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
23 Şubat, 2017 08:30 tarihinde yayınlandı
0

BARTIN Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü tarafından Bartın ili ve ilçelerinde arkeolojik çalışmalar başlatılacak. Eylül ayında başlaması planlanan yüzey araştırmalarının ilk olarak Amasra ilçesinde yapılacağı öğrenildi. Bartın Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Fatma Bağdatlı Çam, Bartın ili ve ilçelerinin tamamını kapsayan arkeolojik çalışmalarla ilgili ön hazırlıkların tamamlanarak, Kültür ve Turizm Bakanlığına sunulduğunu söyledi. Çam, “Bartın Üniversitesi Arkeoloji Bölümü tarafından planlanan “Bartın İli ve İlçeleri Yüzey Araştırması” başlıklı çalışmanın, başlangıçta beş yıllık bir süreç içerisinde yapılacaktır. Çalışmalar, bölgenin kıyı ve iç kesimlerinde Prehistorik Dönemlerden Osmanlı Dönemlerine dek uzanan iskan tarihinin tespitine yönelik olacaktır. Homeros’un İlyada eserindeki, Parthenios Irmağı kıyısında Enetlerin yaşadığı ve Sesamos (Amastris), Kromna (Tekkeönü) gibi yerleşimlerin olduğu bilgisi bölgede çalışacak araştırmacılar için çok değerlidir. Bu bölgede var olan ve olması muhtemel yerleşimlerin tespiti amaçlanmaktadır.” dedi. Bartın’daki araştırmalar bölgenin tarihine ışık tutacak Bartın’da bugüne kadar gerçekleştirilen çalışmaların Amasra merkezli yüzey araştırmaları ve sadece Müze tarafından yapılmış küçük çaplı kurtarma kazıları ile sınırlı olduğunu vurgulayan Çam, Bölgenin araştırılmasındaki önem ve aciliyete dikkat çekmişti. Çam “Bartın’da gerçekleştirilecek yüzey araştırmaları ve kazılar sonucu elde edilecek verilerin, Filyos (Tieion) Antik Kenti Kazısı başta olmak üzere bölgenin diğer merkezlerindeki arkeolojik verilerin bir arada değerlendirilerek Paphlagonia (Paflagonya) olarak bilinen Bartın merkezli bu bölgenin tarihinin yanı sıra Karadeniz ve Ege Arkeolojisi’ne önemli katkılar sağlayacaktır. Ek olarak Bartın İli sınırlarında elde edilecek arkeolojik veriler, Karadeniz’in kuzeyindeki uluslararası arkeoloji camiası ile paylaşılmasına yönelik çalışmalar yapılacaktır. Bu kapsamda Bartın Üniversitesinin bilimsel önderliğinde düzenlenmesi planlanan panel, sempozyum, kolokyum gibi uluslararası faaliyetlerin, Bartın’ın tanınırlığına katkı sağlayacağına inanmaktayız.” diye konuştu. Çam, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından verilecek onayın ardından bu yıl içerisinde yüzey araştırmalarına başlanacağını ifade ederek “Yaz aylarında başlayacak yüzey araştırmaları ilk olarak Amasra ilçesinde gerçekleştirilecek, ardından tüm Bartın İli kapsamına yayılacaktır. Arkeoloji Bölümünün yürüteceği bu çalışmaların neticesine göre ilk arkeolojik kazı çalışmaları, gelecek yıl için planlanmaktadır. Sadece Amasra’nın değil aynı zamanda Güzelcehisar, Kozcağız, Ulus, Mugada, Bartın kent merkezi ve çevresinin de köklü bir tarihe sahip olduğu ortaya çıkarılacaktır.” şeklinde konuştu. Elde edilen bilgilerle veritabanı oluşturulacak Araştırmaların, alanında uzman kişilerden oluşan bir ekiple gerçekleştirileceğini ve bilimsel, güvenilir bir veritabanı oluşturulacağını da aktaran Çam, “Araştırmalar sırasında kurumlar arası işbirliğine öncelik verilerek Bartın Valiliği bünyesinde İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Müze Müdürlüğü ve yerel yönetimler ile eşgüdüm gözetilecektir. İlerleyen süreçte araştırma ekibine Harita/Kadastro, Coğrafya, Jeodezi, Jeosismoloji, Jeoarkeoloji, Mimarlık, Prehistorya, Sanat Tarihi, Bizans Arkeolojisi, Epigrafi alanlarında uzmanların dâhil edilmesiyle, verilerin yerinde değerlendirilmesi daha sağlıklı ve displinlerarası bir anlayışla yapılabilecektir. Yüzey araştırmasının gerçekleştirileceği bölgede Prehistorik çağlardan Osmanlı Döneminin sonuna kadar olan tüm veriler yerinde tespit edilebilecek ve kayıt altına alınacaktır. Tespiti yapılarak belgelenen arkeolojik verilerin konumları GPS yöntemiyle işaretlenerek arkeolojik ya da kültür mirası çerçevesinde elde edilen verilerin konumları harita üzerinde konumlandırılacak, böylelikle oldukça zengin bir arkeoloji veritabanı oluşturulacaktır.” ifadelerini kullandı. Arkeoloji Bölüm Başkanı Çam ile birlikte araştırma ekibinde, Öğretim Üyeleri Yrd. Doç. Dr. Handan Bilici Altunkayalıer, Yrd. Doç. Dr. Ali Bora, Arş. Gör. Sinan Paksoy, Arş. Gör. İzzettin Elalmış’tan yer alıyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Meyvelerin en büyük düşmanına Samsun’da savaş açıldı

meyvelerin en buyuk dusmanina samsunda savas acildi LA4t5gzX
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Haziran, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0 0

Dünyada meyvelere en çok zarar veren türlerin başında gelen Akdeniz meyve sineği ile mücadele kapsamında Samsun’da 110 çiftçiye bin 600 adet kitlesel tuzak dağıtıldı.

Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Samsun Büyükşehir Belediyesi ortaklığında, meyve yetiştiriciliğinde kalitenin artırılması ve kimyasal ilaç kullanımının azaltılması amacıyla “Samsun İli Akdeniz Meyve Sineği Biyoteknik Mücadele Projesi” hayata geçirildi. Dünyada ve Türkiye’de meyve üretimine en büyük zararı veren etmenlerin başında gelen Akdeniz meyve sineği, meyvelerde çürümeye yol açarak ciddi ürün ve pazar kayıplarına neden oluyor. Hasat dönemine yakın yapılan kimyasal ilaçlamalar meyvelerde kalıntı riski oluştururken, bu durum insan sağlığını tehdit ettiği gibi ihraç edilen ürünlerin geri dönmesine de yol açıyor. Bu nedenle olumsuzlukların önüne geçmek, doğal dengeyi korumak ve tüketicilere kalıntısız gıda arz etmek amacıyla kimyasal mücadele yerine biyoteknik mücadelede gaza basıldı.

Yılbaşına kadar Atakum, Canik ve İlkadım ilçelerinde yürütülecek bu proje kapsamında, toplam 400 dekar şeftali üretim alanında kitlesel tuzaklama yöntemi uygulanacak. Projeden bölgedeki 110 üretici faydalanacak, zararlıyla etkin mücadele edilmesi amacıyla sahaya toplam bin 600 adet Akdeniz meyve sineği tuzağı dağıtıldı. Toplam bütçesi 352 bin TL olan ve yüzde 75’i Samsun Büyükşehir Belediyesi desteği, yüzde 25’i ise üretici katkısı ile finanse edilen bu çalışma sayesinde hem birim alandan elde edilen ürün miktarı artırılacak hem de kimyasal ilaç kullanımı alışkanlığı ve miktarı azaltılacak.

Yılmaz: “Kimyasal mücadele üründe kalıntı bırakıyor, ihracatı olumsuz etkiliyor”

Tuzak dağıtım töreninde konu hakkında açıklamalarda bulunan Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, “Bitkisel üretimde hastalık ve zararlarla mücadele konusu oldukça önemli bir konu olup mücadele edilmediği takdirde üründe ciddi verim ve kalite kayıpları yaşanabilmektedir. Üretimde ciddi manada verim ve kalite kayıplarına neden olan bir zararlımız da Akdeniz meyve sineğidir. Akdeniz meyve sineği ile mücadele edilmediği takdirde meyvelerde çürüme olur ve ciddi anlamda verim ve kalite kaybı yaşanır. Akdeniz meyve sineği ile mücadelede özellikle kimyasal mücadeleden ziyade biyoteknik mücadeleyi uygulamak istiyoruz ve öneriyoruz. Özellikle geç dönemde kimyasal uygulandığı zaman üründe kalıntıya sebebiyet verebilmekte. Bu da ihracatımızı olumsuz anlamda etkilemektedir. Üreticilerimizin verim ve gelir kaybı anlamına gelmektedir. Dolayısıyla biz biyoteknik mücadeleyi kullanarak hem çevreyi, doğayı korumuş oluyoruz hem kalıntı problemini ortadan kaldırmış oluyoruz hem de daha sürdürülebilir bir üretim yapılmasına da imkan sağlamış oluyoruz” dedi.

Projeye destek veren Samsun Büyükşehir Belediyesi’nden Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Mehmet Yıldız ise “Samsun’da tarımla ilgili, üretimle ilgili her noktada varız. Sağ olsun il müdürümüz bu konuda bizi hiçbir zaman yalnız bırakmıyor. Her türlü konuyu oturup istişare edip projelendirdikten sonra uygulamaya geçiyoruz ve bu süreç içerisinde üretimdeki değişimi, çiftçilere olan faydayı, halkın ihtiyaçlarını karşılamaktan da memnuniyet duyuyoruz” diye konuştu.

Öte yandan proje süreci boyunca il ve ilçe müdürlüklerinde görevli ziraat mühendisleri ve teknik personel sahada aktif olarak izleme faaliyetleri yürütecek, sürekli tarla ve işletme ziyaretleri gerçekleştirecek. Üreticilere tuzakların doğru kullanımı konusunda gerekli eğitimler verilecek. Bu biyoteknik mücadele atağı ile Samsun şeftalisinin kalitesi, güvenirliği ve pazar değerini artırmak, çevre ve insan sağlığı korunarak sürdürülebilir bir üretim modeli sağlamak amaçlanıyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin