Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
16 Haziran, 2017 13:57 tarihinde yayınlandı
0

Barış Mahallesinde İftar Coşkusu

Safranbolu Belediyesi Mahalle İftarları Barış Mahallesinde bulunan Taşharman Parkında verilen İftar Yemeği ile devam etti.

İftar sonrası kısa bir teşekkür konuşması yapan Barış Mahalle Muhtarı ve Safranbolu Muhtarlar Derneği Başkanı Şahin Yavuz, “öncelikle iftarımıza teşrif eden herkese teşekkür ediyorum. Allah tuttuğumuz oruçları kabul eylesin inşallah. Bununla beraber ben sizlerin huzurunda değerli belediye başkanımıza da mahallemizde gerçekleştirdiği hizmetlerden dolayı teşekkür ediyorum. İnşallah çok daha önemli ve güzel projeleri birlikte gerçekleştiremeye devam edeceğiz” dedi.

Mahalle sakinlerinin neredeyse tamamının katılımı ile gerçekleşen İftar programı öncesi vatandaşlarla sohbet eden Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy, “Geleneklerimizi yaşatıyor, geçmişimize sahip çıkıyoruz” dedi.

2009 yılından bu yana geleneksel hale getirilen ve vatandaşların her yıl biraz daha yoğun katılımı ile gerçekleşen mahalle iftarlarının vatandaşların birbirine yaklaşmasını, eski mahalle kültürünü, yoğun iş temposu ve günlük stresin birbirinden uzaklaştırdığı insanları da bir araya getirdiğini kaydeden Aksoy, “bu etkinliğe ilk başladığımızda amacımız tam olarak bu idi. İnsanımıza eski ramazanları mahalle kültürünü hatırlatmak” şeklinde konuştu.

Barış Mahallesinde bu tür etkinliklere katılımın her zaman yoğun olduğunu hatırlatan Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy; “ Ramazan ayına erişmemizi sağlayan Cenabı Hakka binlerce kez şükürler olsun. İnşallah bayrama da hep birlikte sağlıklı bir şekilde erişiriz. Ben bu vesile ile iştiraklerinizden dolayı sizlere, bu güzel iftar sofralarının hazırlanmasında emeğe olan hayır severlerimize ve belediye personelimize teşekkür ediyorum” dedi.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin