Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
09 Aralık, 2022 14:09 tarihinde yayınlandı
0

Banka Görevlilerinin Dikkati, Dolandırılmaktan Kurtardı

Karabük’te kendisini telefonda polis olarak tanıtan dolandırıcıya para göndermeye çalışan Karabük’te İlhan Ercan isimli şahıs telefonla dolandırılmaktan banka güvenlik görevlisinin dikkati sayesinde kurtuldu.

Karabük’te oto yıkama işi yapan İlhan Ercan’ı telefonla arayan kimliği belirsiz bir kişi ‘Üzerinize hat alınmış borcunuz var bu borcu ödemeniz gerekiyor’ diyerek kandırmaya çalıştı. Bu durumdan korkan ve daha sonra bankaya kredi çekmeye giden İlhan Ercan’ın şüpheli davranışlarını fark eden banka güvenlik görevlisi Volkan Dereli, kredi çekmeye çalışan şahsı uyararak dolandırılmaya çalışıldığını söyleyip, konuyu emniyet ekiplerine bildirdi.

100 bin lira dolandırılmaktan son anda kurtulan Ercan başına gelenleri Bölgenin Sesi’ne anlattı; “Bana bir telefon geldi. Şahıs kendisini polis diye tanıttı. Üzerinize hat alınmış yüklü borcunuz var bu borcunuzu ödeyin dediler. Bende üzerimde para yok dedim. Kart bilgilerimi istediler kartlarımda da param yoktu. Bankadan 100 bin lira kredi çekmemi istediler. Bende özel bir bankaya geldim 100 bin lira kredi çekmek istedim. Bu krediyi çekmeye çalışırken, güvenlik görevlisi arkadaş benden şüphelenmiş ve niye kredi çektiğimi sordu. Bende durumu ona anlattım, güvenlikçi arkadaş dolandırılmaya çalışıldığımı söyledi. Durumu polise bildirdi, bende 100 bin lira dolandırılmaktan kurtuldum.”

İlhan Ercan isimli şahsı dolandırılmaktan kurtaran Banka güvenlik görevlisi Volkan Dereli ise “ Bizler daha önce bu tür dolandırıcılık olaylarına karşı eğitimler almıştık. Kredi çekecek arkadaşın hal ve hareketlerinden şüphelendim ve durumu kendisine sordum kendisine bana konuyu anlatınca dolandırılmaya çalıştığını anladım ve kredi çekmesini engelledim. Daha sonra konuyu polise bildirdim” dedi. (Nurettin Acar)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin