Zonguldak’ın Kozlu ilçesinde 1 Eylül itibariyle başlayacak olan av sezonuna hazırlanan balıkçılar, yeni sezonda palamut balığının bol olacağını ümit ediyor. Balıkçılar, Ekim ve Kasım aylarında da lüfer ve çinakop balığı avından da beklentilerinin yüksek olduğunu aktardı.
Kozlu ilçesindeki Su Ürünleri Kooperatifi’ne kayıtlı balıkçılar, 1 Eylül günü başlayacak olan av sezonu öncesi hazırlıklarını sürdürüyor. Ağlarını onaran balıkçılar, bugün itibariyle olta balıkçılığının başladığını ifade ettiler. Limanda 35 yıldır balıkçılıkla uğraşarak evini geçindiren 50 yaşındaki kooperatif üyesi Gökmen Ay, yeni sezonda palamut balığından ümitli olduklarını ifade etti.
Bolluk içerisinde geçecek bir sezon beklediklerini aktaran Ay, “14 yaşımdan beri balıkçılık sektöründeyim. Geçim kaynağımız balıkçılık. Başka bir ek gelirimiz yok. Sezona hazırlık yapıyoruz. Bu sene yeni hazırladığımız ağlarımız var. Şu anda hazırlık yapıyoruz. Bu sezon şu anda görüldüğü gibi çok iyi bir sezona benziyor. Palamut şu an çok iyi, tabi hava şartlarına bağlı. Havalar güzel giderse iyi bir av sezonu olur. İyi bir sezon bekliyor bizi. Bu aralar poyraz havası var. Palamut pek bu havayı sevmez. Birkaç günlük hava. Sonra normale dönmesini bekliyoruz. Halkımızın bu sene balığa doyacak. Çinakop şu anda Karadeniz sahilinde çoğu limanda yavrusu çok görülüyor. Bu sene palamut, lüfer ve çinakop hayvarı tuttu. Ekim-Kasım aylarına doğru lüfer ve çinakoptan çok beklentimiz var. Havalar istediğimiz gibi giderse bu sene halkımız balık yer” dedi.
Palamut, lüfer ve çinakop gibi balıkların beslenmek için küçük balıkları yediğini bu sebeple hamsinin yeni sezonda az olabileceğine vurgu yapan Ay, şöyle devam etti:
“Palamut, lüfer ve çinakop olsun besi için devamlı yemesi lazım. Bilhassa lüfer ve çinakop küçük balık hangisi varsa sürekli beslenir. Palamut da aynı şekilde. Belki hamsi bu sene az olabilir. Ama görüntü şu an iyi. İyi bir sezon geçecek. İnşallah balıkçı arkadaşlarımız sebeplenir. Herkesin işi rast gider. Olta balıkçılığı bugün başladı. Oltacı arkadaşlara hayırlısı olsun.”
15 Ağustos itibariyle 12 metre altı teknelerin de olta balıkçılarıyla birlikte denize açılması yönünde talepleri olduğunu hatırlatan Gökmen Ay, “Ama biz istiyorduk ik 15 Ağustos itibariyle 12 metre altı teknelerin de oltacılarla birlikte müsaade edilseydi. 1 Eylül’e kadar biraz balık avlardık. Çünkü 1 Eylül itibariyle büyük gırgır tabir edilen tekneler ava çıkacak. Piyasa aşırı düşecek. Bizim para kazanmamız güçleşecek. Şu anda şartlar ağırlaştı. Kasa, köpük, mazot, kumanya masraflarıyla belimizi büküyor” ifadelerini kullandı.


Balıkçılar yeni sezonda palamuttan umutlu
Amasya’da 65. Kiraz Teşvik Yarışması yapıldı
Türkiye’nin en eski kiraz teşvik yarışması Amasya’da 65 yıldır gerçekleştiriliyor. Geçen yıl bahçelerde yaşanan zirai don afeti nedeniyle yapılamayan yarışmada üretimin bol olduğu bu yıl ilk üçe giren kiraz üreticilerine altın hediye edildi.
Kentte düzenlenen 12-22 Haziran Uluslararası Atatürk, Kültür ve Sanat Festivali kapsamında gerçekleştirilen yarışma öncesi Amasya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik ekipleri bahçelerin yolunu tuttu. Titiz araştırmalar sonucu ödül almaya hak kazanan ürünler ile üreticileri belirlendi.
Birinci Alpaslan köyünden Yusuf Eser
Birinciliği Taşova ilçesine bağlı Alpaslan köyünden Yusuf Eser kazandı. Yarışmaya ailesiyle birlikte gelen Eser, ödül çekini Amasya Valisi Önder Bakan’ın elinden aldı. Yarışmada ikinci Aydınlık köyünden Hasan Hüseyin Erdem, üçüncü ise Ormanözü köyünden Murat Pamuklu üçüncü oldu. Şehzadeler Gezi Yolunda düzenlenen ödül törenine AK Parti Amasya Milletvekili Haluk İpek, CHP Amasya Milletvekili Reşat Karagöz, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Kemal Çakıroğlu ile diğer yetkililer de katıldı. Halk oyunları ekibinin sahne aldığı yarışmayı izleyen vatandaşlara paketler halinde kiraz dağıtıldı.
“Türkiye’nin en eski kiraz yarışması”
Amasya Ziraat Odası Başkanı Mustafa Cebeci, “Türkiye’nin en eski kiraz yarışmasını Amasya’da yapıyoruz. 1962 yılından bu yana 65 yıldır bu yarışma geleneksel olarak yapılıyor. Sadece geçen yıl zirai afeti don nedeniyle ağaçlar meyve vermediği için yarışma yapılamamıştı. Dereceye giren üreticilerimizi kutluyorum” dedi.
Bu yıl yaklaşık 50 bin ton rekolte bekleniyor
Coğrafi işaretli Amasya kirazının Türk kirazı olarak tanındığını anlatan Cebeci, “Rusya, Almanya gibi ülkelere ilimizden kiraz ihracatı yapılıyor. Bu yıl yaklaşık 50 bin ton rekolte bekliyoruz” diye konuştu.
“1963’te dedemin diktiği kiraz ağaçlarından ürün alıyoruz”
Geleneksel yarışmanın bu yılki şampiyonu Yusuf Eser de, “1963 yılında dedemin diktiği kiraz ağaçlarını yetiştirerek ürün alıyoruz. Teknolojik gelişmeleri de takip ederek ailece üretim yapıyoruz. Bölgede kiraz üretiminin merkezi olmasını istediğimiz köyümüz Alpaslan’ın daha da gelişeceğine inanıyorum” şeklinde konuştu. Eser’in eşi Gülhanım Eser’de 65 yıldır süren yarışmanın bu yılki kazananın olmanın gururunu yaşadıklarını söyledi.
“Rabbim geçen sene vermediğinin iki katını verdi”
Ömrü bahçelerde şifa kaynağı kirazlardan toplayarak geçen Sadiye Öztürk, yarışmanın kazananlarını alkışlayarak kutladı. Geçen yıl kiraza hasret kaldıklarını hatırlatan Öztürk, “Bir tane bile kiraz yemek nasip olmamıştı. Ama bu sene Rabbim geçen sene vermediğinin iki katını verdi. Bol kirazımız var. Her yere yetecek inşallah” şeklinde konuştu. Yarışmaya Çiğdemlik köyünde katılan Ertan Uzun ise, genç bir çiftçi olarak üretim yapmayı sürdüreceğini vurguladı.

