Karabük Haber Postası Karabük Haber Postası

Babalarının vasiyeti çileye dönüştü

Dünya Yayın: 10.02.2024 20:00
İhlas Haber Ajansı
Babalarının vasiyeti çileye dönüştü

İstanbul’da vefat eden Tevfik Paker’in vasiyeti üzerine çocukları babalarını Artvin’in Borçka ilçesi Camili köyüne defnetmek için 3 gün karla kapanan yoların açılmasını bekledi.

Artvin’in Borçka ilçesi Camili (Macahel) köyünde doğup büyüyen Tevfik Paker (63) daha sonra farklı sebeplerden İstanbul’a yerleşmek zorunda kaldı. Köy hasretiyle yaşayan Paker çocuklarına “Ölürsem beni köyüme defnedin” diyerek köylerine defnedilmeyi vasiyet etti. İstanbul’da Salı günü hayatını kaybeden Tevfik Paker’in çocukları, babalarının vasiyeti üzerine cenazeyi Camili köyüne götürme kararı aldı. Borçka’ya gelen aile, kar nedeniyle köy yolunun kapalı olduğunu öğrendi. 6 köyün bağlı olduğu Camili (Macahel) bölgesinin tek ulaşım yolu olan bin 960 rakımlı Camili geçidinde kar kalınlığı 5 metreyi bulurken, çığ gelen bölgelerde ise 8 metreyi aştı.

Ekipler iş makinesi eşliğinde yolu açmaya çalışsa da başarılı olmadı. İş makineleri kara saplanınca, üsten farklı bir yol açılarak karşı tarafta bekleyen paleti kar ambulansına cenaze konuldu. İş makinesinin de yardımıyla 3 gün sonra cenaze defnedilmek üzere köye ulaştırıldı.

Yaşananları anlatan iş makinesi operatörlerinden Osman Önder, “Özel ekiplerimiz ile gece gündüz demeden yolun ulaşıma açılması için büyük çaba sarf ediyoruz. Çığ düşen alanlardan güçlükle ilerledik. Dozerimiz yol açma sırasında kara battı. Uzun uğraşlar sonucunda kar ambulansın geçeceği şekilde üstten yol açılarak hem Camili köyü tarafından hem de Düzenli Köyü tarafından iş makinesi ile yolu bağlatışı gece yarısı tamamlandı. Daha sonra Camili köyünde 112 paletli kar ambulansı devreye girdi ve sabaha karşı cenaze köye ulaştırıldı” dedi.

“Her kış bu esareti yaşıyoruz ölüm bile çare değil”

Macahel Muhtarlar Birliği Başkanı Nasır Önder ise “Cenazeyi toprağa vermenin acısını yaşarken kar çilesinin de birlikte yaşadık. Bu acı günümüzde bizi yalnız bırakmayan ve kızakla, buzlu yol üzerinden ve paletli araçlar ile 40 kilometrelik yol boyunca cenazemizi taşıyan köy halkına, dost ve akrabalarımıza teşekkür ederim. Her kış mevsiminde bu esareti yaşıyoruz, ölüm bile kurtuluş değil. 6 köyün kış çilesinden kurtaracak tünel projesinin bir an önce hayata geçirilmesini istiyoruz” diye konuştu.

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Tokat’ta film gibi olay: Kendi ölüm haberini okudu, yaşadığından şüphe etti

Gündem Yayın: 02.03.2024 04:48
İhlas Haber Ajansı
Tokat’ta film gibi olay: Kendi ölüm haberini okudu, yaşadığından şüphe etti

Tokat’taki bir otelde çıkan yangında panikleyen Umut Muzaffer Gezen, 3. kattan atlayarak ağır yaralanmıştı. Olay sonrası çıkan kendi ölüm haberlerini okuyan Gezen, o anları gülerek anlattı.

23 Şubat 2023 tarihinde GOP Bulvarı üzerinde bulunan bir otelde çıkan yangın paniğe neden oldu. Yangın sırasında otel odasında bulunan ve asker olduğu iddia edilen 20 yaşındaki Umut Muzaffer Gezen alevlerin arasından kaçmak için 3. kattan aşağı atladı. Olay sonrası ağır yaralanan genç, olay yerine çağrılan sağlık ekipleri tarafından hızla üniversite hastanesine kaldırıldı. Olay sonrası bazı haber sitelerinde gencin öldüğüne dair haberler yapıldı. Hastanede ilk müdahalesi yapılan Gezen, daha sonra bilinci açıldı. Sağlık durumu iyi olan Gezen’e hastane çalışanları hakkında çıkan haberleri okuttu. Kemal Sunal filmindeki gibi kendi ölüm haberini okuyan Gezen, kendinden de şüphe etti. Başından yaralanan, ayağında kırık olan ve belinden geçireceği ameliyat gününü bekleyen Gezen, kendi haberlerini gülerek okudu.

Umut Muzaffer Gezen, “Tokat’ta otel odasında çıkan yangında panikleyip 3. kattan atladım. Öldüm diye haberlere çıktım. Hayattayım. Şükür halime. Bundan daha ötesi olamaz. İlaçlarımı aldıktan sonra uyudum. Uyuduğumdan dolayı yangın çıkmış fark etmedim. Bir anda uyandım. Panikle camdan atladım. Atlamasaydım belki şu anda burada değildim. Hayatta değildim. Askerdim, er olarak geldim. Acemi birliğine geldim. Bir gün için konaklamak için oraya geldim ve yangın çıktı onda da. Askerlik de kaldı şimdi. Kendim hastanedeyim. Ameliyat olacağım. Belimde bir rahatsızlık var. Allah’a şükür ameliyat olduktan sonra iyi olacağım. Başka da bir şeyim yok. Başımda pek fazla bir şey yok. Şöyle söyleyeyim. Sol ayağımda bir kırık var. Başımda çok kılcal çatlaklar var. Bir de belden ameliyat olacağım o kadar. Olay olduğu gün öldü dediler. Sağ olsun ambulans ekipleri tarafından hastaneye buraya Tokat Gaziosmanpaşa’ya kaldırıldım. Buraya geldim. İlk şuurum yerinde değildi. Şimdi çok iyiyim. Her şeyim yerinde. Yemek yedim. Su içtim. Sonra dediler bir şeyler göstereceğiz. Dedim abi ne göstereceksiniz. Öldün, şu oldu, bu oldu. Kemal Sunal’ın filmi gibi. Ben iyiydim halbuki haberleri seyrediyorduk. Beraber hemşire abiler, arkadaşlarla burada. Yiyordum, içiyordum, iyiydim yani bir şeyim yoktu ama hani bu da bir olay oldu. Başımızdan geldi, geçti. Bir deneyim oldu benim için. Film gibi bir sahne oldu benim için. Kemal Sunal’ın sahnesi gerçek oldu. Gerçekten öldü diyor yani. Hani ben öldüm artık yokum. O hesap oldu. Kendimden şüphe ettim” dedi.

Anne Gözde Gezen ise “Ben hayatta kaldığına çok şükrediyorum. Çok şükür hayatta. Bunda da bir vardır hayır. Belki askeri birliğine teslim olsa da üstüne daha kötü bir şey gelecekti. Çok şükür hayatta iyi. Omuriliğinde bir sıkıntı var. Omuriliğinde bir kırık var. İnşallah buradan yürüyerek çıkacağız” diye konuştu.