Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
13 Mart, 2018 14:12 tarihinde yayınlandı
0

Avrupa Birliği 106. Sertifika Programı KBÜ’de başladı

Karabük Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi,  Türk Alman Dayanışma ve Entegrasyon Derneği (TANDEM) ve Konrad Adenauer Vakfı ile ortaklaşa düzenlenen “Avrupa Birliği 106. Sertifika Programı” başladı.

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonu’nda 12- 16 Mart tarihleri arasında gerçekleşecek programda alanında uzman akademisyenler tarafından Avrupa Birliğinin oluşumundan AB – Türkiye ilişkilerine kadar birçok konu masaya yatırılıyor.

Programın birinci gününde Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi ve TANDEM (Türk – Alman Tandem Dayanışma ve Entegrasyon Derneği) Başkanı Prof. Dr. M. Nail Alkan,  Avrupa Birliğinin oluşumu, genişleme süreçleri ve AB – Türkiye ilişkilerini ele aldı.

AB, ÇİN VE HİNDİSTAN’DAN SONRA DÜNYANIN ÜÇÜNCÜ BÜYÜK NÜFUSUNA SAHİP

Avrupa Birliği üye sayısının 1 Temmuz 2013 tarihinde Hırvatistan’ın üye olmasıyla 28’e yükseldiğini hatırlatan Alkan, “Hırvatistan’ın üye olmasıyla AB’nin nüfusu 4,4 milyon artarak 508 milyona ulaştı. AB, Çin ve Hindistan’dan sonra dünyanın üçüncü büyük nüfusuna ve 4,3 milyon km² yüz ölçümüne sahiptir. Türkiye, İzlanda, Makedonya, Sırbistan ve Karadağ AB adayı ülkelerdir.” diye konuştu.

Konuşmasında Prof. Dr. Nail Alkan, Avrupa Birliğinin bugünkü en önemli sorununun Mülteci sorunu olduğuna da dikkat çekti.

HELSİNKİ ZİRVESİ, TÜRKİYE İLE AB İLİŞKİLERİNDE BİR DÖNÜM NOKTASI

Türkiye’nin, Avrupa Birliğine 31 Temmuz 1959 tarihinde başvurduğuna değinen Alkan, “Türkiye, bu başvuruyu Yunanistan’ın başvurusu üzerine geçekleştirmiştir. Bunun en önemli nedeni Batı dünyası içinde Yunanistan’ın daha etkin bir konuma gelmesini engelleme politikasıdır. Türkiye ile üyelik koşulları gerçekleşinceye kadar geçerli olacak bir ortaklık anlaşması imzalanması öngörüldü ve 12 Eylül 1963’te Ankara Anlaşması imzalandı.” dedi.

Prof. Dr. Alkan, Türkiye – Avrupa Birliği ilişkilerinin 1970’li yılların başından 1980’lerin ikinci yarısına kadar, siyasi ve ekonomik nedenlerden dolayı istikrarsız bir şekilde sürdüğünü de söyledi.

10-11 Aralık 1999 tarihindeki Helsinki Zirvesinin ise Türkiye ile AB ilişkilerinde bir dönüm noktası olduğuna dikkat çeken Alkan, “Bu zirve sonucunda Türkiye’nin AB’ye adaylık statüsü teyit edilmiştir. 16-17 Aralık 2004 Brüksel Zirvesinde alınan kararla, Türkiye – AB ilişkileri yeni bir aşamaya taşındı. Türkiye ile katılım müzakerelerin 3 Ekim 2005 tarihinde başlatılmasına karar verildi.” şeklinde konuştu.

AVRUPA BİRLİĞİ, BÜNYESİNE KATTIĞI 10 ÜLKE İLE NÜFUSUNU 75 MİLYON DAHA ARTIRDI

Avrupa Birliğinin, beşinci genişlemesi sonucunda bünyesine kattığı 10 ülke ile nüfusunu 75 milyon daha artırdığını vurgulayan Alkan, Türkiye’nin üye olursa tek başına 70 milyon nüfus getirecek olmasının Avrupa’da karamsarlık yarattığını söyledi. Alkan konuşmasında Avrupa Birliğinin Türkiye’ye getireceği faydaları ise şu şekilde sıraladı:

“Türkiye’nin uluslararası arenada siyasi etkinliği artacak, Ortadoğu’daki ülkeler için bir model ülke konumu oluşacak, demokrasinin gelişim sürecini hızlandıracak, yabancı yatırımların önü açılacak, Türkçe AB’nin resmi dillerinden biri olacak, Türk gençleri AB ülkelerinde eşit şartlarda eğitim alabilecek ve ekonomik kalkınmışlık açısından Türkiye bölgede lider bir konuma sahip olacaktır.”

Prof. Dr. Alkan, İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) tarafından Mayıs 2015’te gerçekleştirilen “Türkiye Kamuoyunda AB Desteği ve Avrupa Algısı” anket çalışmasında ise ‘Türkiye’nin AB üyeliğini destekliyor musunuz?’ sorusuna yüzde 61,8 evet yanıtı, ‘Türkiye’nin AB’ye üye olacağına inanıyor musunuz?’  sorusuna ise yüzde 69,9 ile hayır yanıtının verildiğini de sözlerine ekledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
caykur genel muduru alim ureticinin cayi bitene kadar alimlarimiz devam edecek ZqxlA3LD
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
10 Haziran, 2026 16:37 tarihinde yayınlandı
0 0

ÇAYKUR Genel Müdürü Alim: “Üreticinin çayı bitene kadar alımlarımız devam edecek”

ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, yaş çay alımlarının kesintisiz sürdüğünü belirterek, “150 bin tonu geçtik. Biz limit koymuyoruz. Üreticinin çayı ne zaman biterse o güne kadar alımlarımız devam edecek” dedi.

Çay İşletimleri (ÇAYKUR) Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, yaş çay alımlarında zaman zaman yaşanan yoğunluk nedeniyle üreticilere sakin olmaları çağrısında bulundu. Kampanyanın planlandığı şekilde devam ettiğini belirten Alim, üreticilerin elindeki tüm yaş çayın alınacağını vurguladı. Alim, üreticileri paniğe kapılmaması gerektiğini dile getirerek, “Yaş çay kampanyamız devam ediyor. 20 Mayıs’ta kampanyayı açtık. Bu yıl biliyorsunuz hava şartları nedeniyle biraz ötelenme oldu, normal şartlar altında alımlarımız devam ediyor. Bayram tatili 9 gün olması çay dönemine denk gelince, il dışından gelen üreticilerimiz de biraz acele edince oradan gelen bir yoğunluk oldu. Üreticilerimiz gelmişken çayı bitirip gidelim düşüncesiyle yola çıktılar. 19 bin ton stok olunca ister istemez iki günlük çay birikti. Bir gün ara verdik, bugün tekrar alımlarımıza başladık. Çay zaten şimdi tam kıvamına gelmiş durumda. Biz çayın tamamını almak için var gücümüzle çalışıyoruz. Sonuna kadar da üreticinin yanındayız. İnşallah tüm çayı alacağız. Üreticimizin de sıkıntı olur, alım durur gibi düşüncesi olmasın. Hiçbir kesintiye uğratmadan hayırlısıyla kampanyamızı bitirmeye çalışacağız” dedi.

Yaş çay alımlarında kampanya süresince 150 bin tonu aşan çay alımı yaptıklarını sözlerine ekleyen Alim, “Ara vermek zorunda kalıyoruz, kontenjanı hiçbir şekilde 30 kilonun altına düşürmüyoruz. Kapasite belli, işleyeceğimiz çay belli ve çay 24 saatten fazla beklemiyor. Üreticilerimize her zaman söylüyoruz; makineleşmeye karşı değiliz, daha sağlıklı ve rahat çay hasadına karşı değiliz. Fakat acele edip herkes bir günde çayını bitirmeye çalışınca ister istemez sıkıntı oluyor. Bu sıkıntıyı aşabilmek için arada bir stoklar aşırı derecede yoğunlaşınca ara vermek zorunda kaldık. Birincide 20 bin ton gibi bir stok oluşmuştu. Bunun 24 saat içerisinde işlenmesi gerekiyor. Bugün itibarıyla çay alımlarımız devam ediyor. 150 bin tonu geçtik. Biz limit koymuyoruz. Üreticinin çayı ne zaman biterse o güne kadar alımlarımız devam edecek” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin