blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
09 Aralık, 2024 00:15 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Atalay’dan asgari ücret açıklaması: “Rakamdan öte insanın insanca yaşayabileceği bir ücret olması lazım”

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, DİSK ve Hak-İş ile yaptığı ortak açıklamada asgari ücretin rakamdan öte insanın insanca yaşayabileceği bir ücret olması gerektiğini söyledi.
Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, Zonguldak’ın Kozlu ilçesinde maden şehitlerinin yakınları ile bir araya geldi. Gazetecilere açıklamalarda bulunan Atalay, asgari ücretin geçim ücreti olduğuna dikkat çekerek, "Kanun gereği 40 senedir asgari ücret temsil noktasında Türk-İş yetkili. Bundan 25 sene önce asgari ücrete kimsenin baktığı yoktu. Asgari ücret kimsenin aklına gelmiyordu. Asgari ücret ne? Hepinizin bildiği gibi belirleme ücreti. Devlet diyor ki bu ücretin altında ücret veremezsin. Evlenmeyi, boşanmayı ilgilendiriyor, askerliği ilgilendiriyor. 20 kalemi ilgilendiren asgari ücret, bir belirleme ücreti. Ama maalesef öyle bir noktaya geldik ki son yıllarda bu ücret geçim ücreti oldu. 2-3 milyon civarında ise on sene evvel, şimdi Türkiye’nin en büyük sözleşmesi. 9 milyon civarında arkadaşımız, insanımız var. Bunlar genellikle yüzde 99 sendikasız. Şimdi temsil niteliğinde 5 tane işveren katılıyor" dedi.

"Rakam söylemesi gerekenler komisyondaki arkadaşlarımız"
Asgari ücret tartışmaları sürerken Merkez Bankası, işveren ve partilerin rakam açıkladığını hatırlatan Atalay, "Dünya Bankası, Merkez Bankası, işverenler, partilerimiz rakam açıklıyor. Bize de diyorlar ki bir rakam söyle. Ben komisyonda değilim. Rakam söylemesi gereken komisyondaki arkadaşlarımız. Onlar da salı günü saat 14.00’te Türk-İş’te toplantı yapacaklar, 16.00’da bakanlığa gidecekler. İlk toplantıda evvela işveren ne söylüyor rakamı söylesin. Hükümet ne söylüyor, rakamını söylesin. Ondan sonra işçi tarafı da rakamını söyler" şeklinde konuştu.

"Bu ücret kabul edilebilir bir ücret değil"
Yaklaşık 10 yıl önce emeklinin asgari ücretliden yüzde 50 fazla maaş aldığına dikkat çeken Atalay, "Bu ücret kabul edilir bir ücret değil, 17 bin lira, emekli 12 bin lira para alıyor. Hiç kabul edilir ücret değil. Kamuoyunda açıklanıyor, öngörülen enflasyon mu, yaşanan enflasyon mu? İkisinin de kabul edilir bir tarafı yok. Asgari ücretle ilgili öyle bir noktaya geldik ki bundan 10 sene evvel emekli asgari ücretten yüzde 50 fazla alıyordu. Şu anda emekli asgari ücretin altında alıyor. Yani bu ülkede emekli de bizim insanımız, asgari ücretli de bizim insanımız ama bu komisyon görüşmelerinde işte bize deniyor ya bunlarla ilgili şimdi grev yapabilir misin? Grevi kendi işçinle yaparsın, üyenle yaparsın. Bunlar ilgili, bizim öyle bir imkanımız yok" ifadelerine yer verdi.

"Komisyonun hükümetin önüne götüreceği taleplere kulak verirler"
Ankara’da 150 bin kişi ile miting yaptıklarını hatırlatan Atalay, "İşte söyleniyordu bize miting yapın konuşturun. Biz 150 bin kişi topladık. Ben şimdi buradan söylüyorum, partiler toplayamaz 150 bin kişi Ankara’da. Ne iktidar partisinde, ne muhalefet toplayamazlar. Şu anda Merkez Bankası’nın, işveren örgütlerinin açıkladığı rakamların kabul edilir bir tarafı yok. Ayıptır, günahtır. Yani bu rakamlar çerçevesinde asgari ücret görüşmeleri olmaz. Oturup konuşulacak rakamlar değil. Geçen sene yumurtanın kolisi 40 liraydı, şimdi 140 lira oldu. TÜİK’in açıkladığı rakamlara göre enflasyon iyi gidiyor, piyasalar iyi gidiyor. Ben onu hissetmiyorum, işçi hissetmiyor, asgari ücretli hissetmiyor, emekli hissetmiyor. Onun için ülkeyi idare edenler, dünyanın her yerinde kamu ülke idarecileri kadını korur, kamuyu korur, emeği korur. Bununla ilgili sıkıntımız had safhada. Yani geçinmeyle ilgili insanların sıkıntısı var. Onun için bu bizim komisyonun hükümetin önüne götüreceği taleplere kulak verirler, makul bir rakam deriz, arkadaşlarımız orada olurlar" dedi.

"Asgari ücret öyle bir noktaya gelsin ama enflasyonu da bir an evvel dizginlemeleri gerekiyor"
Türk-İş’in DİSK, Hak-İş ile birlikte ortak açıklama yaptığını hatırlatan Atalay, "Burada da üçümüz imzaladık, rakamdan öteye insanın insanca yaşayabileceği, hayat standartları en azından nefes alacak ücret olması lazım. Yani sen asgari ücrete bir rakam koyarsın. Asgari ücret bir noktaya gelsin ama enflasyonu da bir an evvel dizginlemeleri gerekiyor. Yoksa bu alınan bir asgari ücretin önemi kalmıyor" diye konuştu.

"Asgari ücretlinin eline ne geçecek"
Atalay, MÜSİAD’ın yüzde 25 açıklamasıyla ilgili olarak da, "Hiç uygun değil. Onların hepsi işveren arkadaşlarımız, patron arkadaşlarımız. Tabii ki onlar da olacak bu ülkede, onlara da ihtiyacımız var ama onlar şöyle bir baksınlar. Yani ben bu rakamı söylediğim zaman bu asgari ücretlinin eline ne geçecek, bu adam bu ücretle kaç gün geçinecek? Yani bir kendileri böyle bir baksınlar. Yarın öbür gün kim ne olacak, kimin başına ne gelecek belli değil. Yani onun için emeklinin talebine kulak versinler, asgari ücretlinin talebine kulak versinler" dedi.
Programada Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu ve Genel Maden İş Sendikası Başkanı Hakan Yeşil de katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
10 Ocak, 2026 12:07 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Samsun’da mezarlığın altından tarih çıkıyor: Samsun yazılı mezar kitabesi, yeni tarihi mezarlar

Samsun Seyyid Kutbiddin Mezarlığı’nda başlatılan kurtarma kazısında, Samsun yazılı mezar kitabesi ve tarihi mezar taşları bulundu. Kazılarla, Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait önemli şahsiyetlerin mezarları gün yüzüne çıkarılıyor.
Samsun Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde, Samsun Müze Müdürlüğü iş birliğiyle İlkadım ilçesindeki Şeyh Seyyid Kutbiddin Camii ve Türbesi’nin içinde yer aldığı eski mezarlık alanında kültürel mirası koruma ve gelecek nesillere aktarma hedefiyle kurtarma kazısı ve çevre düzenleme çalışmaları başlatıldı. Çalışmalar kapsamında şu ana kadar Samsun yazılı mezar kitabesi, yeni bir tarihi mezar ile Gebilizade Mustafa Necip Efendi ve Anadolu Müfettişi Rıza Efendi’nin eşi Fehime Hanım yazılı mezar baş taşları gün yüzüne çıkarıldı.

"Samsun yazılı bir kitabe bulduk"
Samsun Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Eyüp Çakır, kazı çalışmalarının önemine değinerek, "Selçuklu’nun son dönemi ve Osmanlı’nın ilk döneminde önemli şahsiyetler burada yatmaktadır. Şeyh Seyyid Kutbiddin Hazretleri ve çok değerli şahsiyetlere bu mezarlık ev sahipliği yapıyor. Biz de geçmişimize sahip çıkarak şehrimizin tarihine katkı sunmak istiyoruz. Şu ana kadar üzerinde Samsun yazılı bir kitabe bulduk. Bu mezar taşı bizim için çok kıymetli. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Müzeler Müdürlüğü’ne desteklerinden dolayı teşekkür ederiz" dedi.
Seyyid Kutbiddin Cami ve Türbesi, Kökçüoğlu Mahallesi’ndeki mezarlık alanı içerisinde yer alıyor. Abdulkadir Geylani Hazretleri’nin torunu olduğu rivayet edilen Seyyid Kutbiddin’in, 1853 yılında Rus donanmasının Sinop baskını sırasında Samsun’u savunan manevi şahsiyetlerden biri olduğu söyleniyor. Tek katlı, tuğladan yığma olarak inşa edilen cami, kırma çatılı ve Marsilya kiremitli çatısıyla dikkat çekiyor. Kuzey ve doğu cephesinde ‘L’ biçimli ahşap kemerli son cemaat yeri bulunuyor. Caminin güneyinde yer alan türbede, M. 1404 tarihli bir Arapça kitabe yer alıyor. Yapının tavan ve taban döşemeleri ahşap olup gömme tavan göbeği mevcut. Son onarımlarda türbe ve cami tuğla duvarları travertenle kaplanmış, son cemaat yeri camekanla çevrilmiş ve ahşap tavan yenilenmiş. Samsun’un en eski mezarlıklarından biri olan bu alan, Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait mezar taşları ve yapılarıyla tarihi dokuyu günümüze taşıyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin