Asırlık ceviz ağacından yapılan tüfek dipçiği 3 kıtaya ihraç ediliyor - Karabük Haber Postası
Reklam Alanı — Gövde Üst Bu alana reklam ver
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
01 Ağustos, 2023 10:39 tarihinde yayınlandı
0
0

Asırlık ceviz ağacından yapılan tüfek dipçiği 3 kıtaya ihraç ediliyor

Adana’da bir firmanın asırlık ceviz ağaçlarını işlemesiyle elde ettiği av tüfeği dipçikleri, yurt dışından büyük talep görüyor.
Adana Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren ahşap ürünleri tesisinde, verimden düşmüş 200-300 yıllık ceviz ağaçları işlenerek av tüfeği dipçiğine dönüştürülüyor. Rengi, parlaklığı, sağlamlığı ve kalitesiyle dikkati çeken dipçikler; İngiltere, Almanya, İtalya, Portekiz, Belçika, Japonya, ABD başta olmak üzere birçok ülkedeki silah üreticilerine ihraç ediliyor. Tesiste yıllık ortalama 3 bin ton ceviz ağacı işlenerek yaklaşık 120 bin av tüfeği dipçiği elde ediliyor. Firma, Bingöl, Bitlis, Tunceli ve Hakkari bölgelerinde zor mevsim şartlarında yetişmiş 100 yaşın üzerindeki ağaçlar arasından en çok verimi elde edeceklerini belirliyor ve daha sonra Adana’ya getirip onları binbir emekle işliyor. Ceviz ağacının işlenmesiyle üretilen av tüfeği dipçikleri, Avrupa, Asya ve Amerika kıtalarındaki ülkelere pazarlanıyor. Firma, bu ihracatlarıyla ekonomiye yıllık 2 milyon euro katkı sunuyor.

“Toprak olacak malzemeyi değerlendiriyoruz”
Firma sahibi Haydar Denli (80), İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Denli, “Av tüfekleri için dipçik üretiyoruz ve İngiltere, Almanya, İtalya, Portekiz, Belçika, Japonya, ABD başta olmak üzere birçok ülkeye ihracat yapıyoruz. Orada da tam manasıyla üretim yapılıyor ve bizim dipçilerimiz tüfeklere takılıyor. Biz toprak olacak malzemeyi burada değerlendiriyoruz. Dipçik üretiminden geriye kalan ağacı da parke ve mobilya üretiminde kullanılan panellerin üretiminde değerlendiriyoruz” diye konuştu.

“Ekonomiye 2 milyon euro katkı”
Tasarım da yaptıklarını anlatan Denli, “Winchester marka tüfeğin tasarımını burada yapıyoruz ve İtalya’ya gönderiyoruz. Onlar da orada tamamlayarak Amerika’ya gönderiyorlar. 2 milyon euro ekonomiye katkı sunuyoruz. Ben yılın belli aylarında İsviçre’de kalıyorum. Çocuklarım ve torunlarım orada ancak Türkiye’ye gelmiyorlar. Bu işi çok zor buluyorlar” dedi.
Denli, dipçiklerin uzun yıllar özelliğini koruması için ızgaralarda 4 yıl kadar beklettiklerini, sonrasında istenilen nem oranını elde etmek için 25 gün fırında kurutma işlemine tabi tutuklarını ve temizleme işleminin ardından desenlerin ortaya çıkmasıyla ürünü kalitesine göre gruplandırdıklarını söyledi.
Ayrıca Denli, bazı önemli silah üreticilerinin müşterilerinin isteğine göre kendi dipçiklerini kullanarak özel tüfekler tasarladığını ve bunları 100-120 bin avroya kadar sattığını kaydetti. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
300 yillik kullanima mudahale tepki cekti FFDpQrZW
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Nisan, 2026 16:07 tarihinde yayınlandı
0
0

300 yıllık kullanıma müdahale tepki çekti

Karadeniz’de yüzyıllardır sürdürülen yaylacılık faaliyetleri, son dönemde alınan mera ve kiralama kararlarıyla yeni bir tartışmanın odağına yerleşti. Giresun’un Eynesil ilçesinden Gümüşhane’nin Kazıkbeli Yaylası’na bağlı Aksu, Barak, Apsaha, Dikme ve Davunlu obalarına giderek yaylacılık yapan vatandaşlar, uygulamaya karşı bir araya gelerek duruma tepki gösterdi.

Gümüşhane sınırları içinde yer alan ancak uzun yıllardır Giresunlu yaylacılar tarafından kullanılan 36 yayla yerleşim alanına ilişkin alınan idari kararlar Giresun’da tepkilere neden oldu. Gümüşhane İli Mera Komisyonu’nun söz konusu yaylalarla ilgili aldığı ve Giresunlu üreticilerin kullanımını sınırlandıran kararların, ciddi sosyo-ekonomik ve hukuki mağduriyetlere yol açtığı belirtildi. Bu durumun “kadim kullanım hakkı” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

4342 sayılı Mera Kanunu çerçevesinde uzun yıllara dayanan kullanımın korunmasının esas olduğunu belirten Giresun Eynesilli yaylacılar, yaklaşık 300 yıldır kullandıkları yaylaların kullanım dışı bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu savundular.

Konuyla ilgili düzenlenen toplantıda konuşan yaylacılar, atalarından gelen ve yaklaşık 300 yıllık geçmişe sahip kullanım haklarının yok sayıldığını belirterek yaylaların “mera alanı” olarak değerlendirilmesi ve ardından kiralama bedeli talep edilmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirdiler. Katılımcılar, bu sürecin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda kültürel bir kırılma anlamına geldiğini vurguladılar.

“Yaylacıların bölgede bulunmadığı kış döneminde obalar ‘boş alan’ olarak gösterildi ve mera statüsüne alındı” iddiası

İddialara göre, Gümüşhane-Kürtün Beytarla Köyü Muhtarlığı tarafından geçtiğimiz kasım ayında alınan kararla söz konusu obalar ‘boş alan’ olarak gösterildi ve mera statüsüne alındı. Kararın, yaylacıların bölgede bulunmadığı kış döneminde askıya çıkarıldığı ve bir ay süreyle ilan edildiğini ancak bu süreçte yeterli bilgilendirme yapılmadığı öne sürdüler. Yaylacılar, yaylacılık faaliyetlerinin yürütülmediği bir dönemde ve köylerde vatandaşların bulunmadığı sırada yapılan tebligatlarla kararın kesinleştirildiği iddia ettiler.

Yaylacılar bu yaklaşımı eleştirerek yaylaların kış aylarında doğal olarak boş kalmasının “kullanım dışı” anlamına gelmeyeceğini ifade ettiler. Hatta kış aylarında Beytarla köyünün de boş olduğunu belirten yaylacılar, “Muhtar bile kışın 6 ay Espiye ilçesinde dururken bu alınan karar hukuki değildir” ifadelerini kullandılar.

“Bu yaylalar bize dedelerimizden miras”

Bölgede uzun yıllardır hayvancılık yapan Eynesilli yaylacı Bahri Sofu, toplantıda yaptığı açıklamada, “Bu yaylalar dedelerimizden bize miras. 15-17 obadan oluşan bu alanların tamamı aktif olarak kullanılmaktadır. Buna rağmen ‘boş’ denilerek kiraya verilmek istenmesi kabul edilemez” dedi.

“Bu karar geri çekilmeli, gerçek hak sahipleri korunmalı”

Toplantıda söz alan bir diğer yaylacı Faruk Bodur ise konunun hukuki boyutuna dikkat çekerek “Yerleşik kullanım, geçmişten gelen haklar ve fiili durum dikkate alınmadan yapılan bu tür uygulamalar ciddi hukuki sorunlar doğurur. Bu iş sadece bugünle ilgili değil, yüzlerce yıllık bir düzen söz konusu. Bu karar geri çekilmeli, gerçek hak sahipleri korunmalı. Aksi hâlde hem doğal denge zarar görür hem de yaylacılık kültürü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalır” diye konuştu.

Toplantının ardından yaylacılar, kararın yeniden gözden geçirilmesi ve geleneksel kullanım haklarının korunması için yetkililere çağrıda bulundu. Yöre halkı, hem üretimin sürdürülebilirliği hem de yüzyıllardır devam eden yaylacılık kültürünün geleceği açısından sürecin dikkatle ele alınmasını istedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin