Karabük Haber Postası Karabük Haber Postası

ASIRLIK BİR PARTİNİN İÇLER ACISI HALİ !

Köşe Yazıları Yayın: 26.07.2023 10:26
ASIRLIK BİR PARTİNİN İÇLER ACISI HALİ !

Rahmetli Ecevit, CHP’yi tanımlarken, “Cumhuriyet Halk Partisi Misak-ı Milli’den ve Kuva-yi Milliye’den doğmuş bir partidir. Yani Türkiye’nin bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü korumak için and içenlerin kurdukları bir partidir.” demişti.

Bu günleri işaret eden o tarihi konuşmasında şöyle devam etmişti;

“Güneydoğu’da biraz daha fazla oy almak için bu isimlerin Meclis’e taşınması görevini üstlenemez. Bu tarz bir işbirliğinde bulunanlar asla CHP’nin mirasçısı olamaz.”

Karaoğlan partinin bugünlerini görmüş ve ta o zaman uyarmış!

Bu hatırlatmadan sonra, CHP nin 1 asırlık tarihine  bir göz atalım, sonra devam edelim.

CHP, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde 9 Eylül 1923’te “Halk Fırkası” adıyla kurulmuştu. 1924 yılında “Cumhuriyet Halk Fırkası”, 1935 yılında ise “Cumhuriyet Halk Partisi” adını aldı. 1927 yılında “Cumhuriyetçilik”, “Halkçılık”, “Milliyetçilik” ve “Laiklik” CHP’nin dört temel ilkesi olarak benimsenmişti. 1935 yılında “Devletçilik” ve “Devrimcilik” ilkeleri de eklenerek Partinin ilkeleri altıya çıkarıldı. Partinin amblemi olan 6 ok bu ilkeleri simgelemektedir.

CHP, kurucusu ve ilk Genel Başkanı Atatürk’ün önderliğinde ulusal bağımsızlığı kazanan, Cumhuriyeti kuran, saltanatı kaldıran, hilafete son veren ve Ulusal Birliği sağlayan Partidir. Hukuk ve eğitim gibi toplumsal alanlarda gerçekleştirdiği reformlarla çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’ni inşa etmiştir. Ulusal sanayinin ve ekonominin gelişmesi CHP döneminde gerçekleşti.

İsmet Paşa sonrasında, Ecevit döneminde CHP sola açılarak kendisini siyaset yelpazesinde “ortanın solu”nda konumlandırdı. İdeolojisini “demokratik sol” kavramıyla tanımlamıştı.

Günümüz CHP sinin ideolojisi ne ? Bilen var mı?

Baykal sonrası tartışmalı bir şekilde CHP nin liderlik koltuğuna oturan ve girdiği tüm seçimleri kaybeden Kılıçdaroğlu

bugün istenmeyen adam.

Neden?

☆ Liderlik koltuğuna oturduktan sonra, partide ne kadar ulusalcı, Atatürkçü isim varsa hepsini bir şekilde uzaklaştırdı.

☆ CHP seçmeninin tepkisini çeken isimleri partiye doldurdu.

☆ Halkta karşılığı olmayan, oyları %1 bile o

etmeyen partileri seçimi kazanmak uğruna meclise taşıdı.

☆ Terör örgütü lideri Duran Kalkan, “Seçimlerde CHP yi destekliyoruz” dediğinde, çıkıp gür bir sesle ” Sen kimsin , senin desteğine CHP nin ihtiyacı yok, haddini bil diyemedi.

☆ Türkiye düşmanlarına, emperyalist güçlere karşı net bir tavır koyamadı.

☆ Daha seçimin sonucu belli olmadan bol keseden Cumhur Başkanlığı yardımcılıklarını dağıttı. Hatta, basına servis edilen video’da; İmamoğlu ve Yavaş’la birbirlerine, Sn. Cumhurbaşkanım, Sn. Cumhurbaşkanı Yardımcım diye hitap ederek alay konusu oldular.

Trakyada bir seçim gezisinde, vatandaşın biri, Sn. Genel Başkan CHP nin 6 okundaki ilkelerini sayabilir misiniz? diye sormuştu. Korumaları adamı provokatör diye uzaklaştırmaya çalışırken, bozuk kaset gibi, şüphen mi var, şüphen mi var diye takıldı kaldı. Oysa ki, bak kardeşim ne amaçla sordun bilmiyorum ama sayayım da bilmiyorsan sende öğren  diyerek takır takır saymalıydı!

Pandemi döneminde, virüse çare olarak, kıraathanelerde her oyunda yeni bir iskambil destesi açılması fikri de muhteşemdi!

Yine, bir konuşmasında her muhtara bir özel kalem müdürü vererek işsizliği ortadan kaldıracağını iddia etmişti. Belli ki, danışmanlarından biri yanıltmış beyefendiyi. Hesap uzmanı olduğunu iddia ediyor. İnsan sorgulamaz mı? Türkiye de 50 bin civarında muhtarlık var oysaki işsiz sayısı milyonlarca.

Ülkenin ekonomi, yoksulluk, işsizlik gibi onca sorunu varken neredeyse tüm TV kanallarında tek konu CHP. Günlerdir zoom toplantısını kimin sızdırdığı konuşuluyor. Şimdi  de çıkmış; CHP ‘nin ilkelerine bağlı  geçmişi temiz biri çıkarsa genel başkanlığı bırakacağını söylüyor!  CHP ilkelerine bağlı olmayan, geçmişi karanlık isimlerin partide ne işi var? İlkelere bağlı geçmişi temiz tek isim sen misin?

Kanaat Önderleri Toplantısı için Safranbolu’ya geldiğinde, kendisine; “Millet CHP nin ülkeyi yönetebileceğine inanmıyor. Önce milleti buna ikna etmelisiniz. İktidarla kısır tartışmalara girmek yerine, siz halka sadece projelerinizi anlatın. Kağıt üzerinde kulağa çok hoş gelen projeleriniz var. Bunların pratikte nasıl hayata geçirileceğine milleti inandırmalısınız. CHP nin Ekonomide, eğitimde, üretimde, tarımda, dış poltikada projeleri nelerdir bilmek istiyoruz”  demiştim. Partideki ulusalcıları, Atatürkçüleri bir şekilde uzaklaştırdığını bunun CHP ye gönül vermiş seçmeni küstürdüğünü de vurgulamıştım. Yanıt bile vermemiş, sadece önündeki kağıda not almıştı.

Ben başka bir işim olduğu için toplantıyı erken terketmiştim. Bilmiyorum, belki tüm eleştirilere toplantı sonunda topluca yanıt vermiştir.

Karabük Milletvekili Dr. Hüseyin Avni Aksoy CHP den meclise girdiği daha ilk günlerde teşhisi koymuş, yazılı ve sözlü olarak genel başkanını uyarmıştı. Uyarıları dikkate alınmadığı gibi yanıt vermeye bile tenezzül edilmedi. Haklı eleştirileri nedeniyle yönetim tarafından dışlanan Sn. Aksoy partisinden ayrılmak zorunda kaldı.

Karabük kamuoyunda, CHP seçmeni tarafından haksız ve çok sert eleştirilere maruz kaldı. Partide kalmalı mücadelesini parti içinde vermeliydi diyenler oldu. Ne Partisi? Parti mi kalmış ortada?

İşgal edilmiş, ele geçirilmiş bir partide tek başına ne yapabilirdi.

Diğerleri gibi, sesini çıkarmayıp, liderine yalakalık yapsaydı belki bir dönem daha vekilliği garanti idi.

Bugün geldiğimiz noktada Sn. Aksoy’un ne kadar haklı olduğunu bir kez daha gördük.

Kurucu değerlerinden uzaklaşmış, iktidara alternatif olamayan, en sert muhalefeti yapması gereken bir dönemde, parti içi çekişmelerle uğraşan bir CHP.

Bak! emekliler kan ağlıyor. Enflasyon, hayat pahalılığı yoksulluk, işsizlik almış başını gidiyor. Ülkenin ana muhalefet partisi olarak; ne yaptınız? Birkaç cılız söylem dışında, sesiniz bile çıkmıyor. İktidarı zangır zangır sallamalıydınız.

AKP’ nin 21 yıldır iktidarda kalmasının nedeni CHP nin muhalefet partisi olmaktan kurtulamıyor olmasıdır. Aslında muhalefet partisi olduğu bile tartışılır. Muhalefet böyle mi yapılır?

Muhalefeti sağlam yaparsan iktidar olursun!

Bireysel çabalarıyla çok sıkı muhalefet yapan CHP li vekiller tabii ki, var. Bunlardan biri de Karabük Millet Vekili Sn. Cevdet Akay Sn. Akay’ı çok başarılı buluyorum. Bir dakika boş durmuyor. Yazılı ve görsel basını  iyi kullanıyor. Akay gibi isimlere partide çok ihtiyaç var.

CHP’yi yeniden yapılandırmak Türkiye’nin sorunlarını aşması için bir ön koşuldur. Bunun için de,  bir asır önceki Kuva-yi milliye ruhu gerekiyor. Kişisel menfaat ve hırslarının peşinde koşan ruhsuzlarla olmaz bu iş!

Dost acı söylermiş.Tablo maalesef bu.

 

 

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Üniversite öğrencilerine orman yangınlarına müdahale eğitimi

Eğitim Yayın: 29.05.2024 20:52
İhlas Haber Ajansı
Üniversite öğrencilerine orman yangınlarına müdahale eğitimi

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) öğrencilerine orman yangınlarına müdahale eğitimi verildi.

Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğünce orman yangınlarına müdahalede “Gönüllü Olmak Artık Daha Kolay” sloganıyla OMÜ öğrencilerine orman yangınlarına karşı mücadele hakkında bilgi verildi.

Rektör Ünal: “Üniversitemiz, Türkiye’deki üniversiteler arasında akredite olan tek arama kurtarma takımına sahip”

Turizm Fakültesi Hanife Aşçı Konferans Salonu’nda düzenlenen programda konuşan OMÜ Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal, “Burada yanan sadece bir ağaç değil. Ağaçla beraber aslında bütün varlığımız yok oluyor. Ormanların bize ve doğaya kattığı değerleri düşünün. Bütün bunların bir ihmalle ya da bir ihanetle yok olduğunu görüyoruz. Bu konuda farkındalık oluşturmak bizim için çok önemli. Özellikle de üniversite nesli olarak sizin bunu hayatınızın bir parçası olarak algılamanız gerekiyor. Yani ormanların geliştirilmesi için ve özellikle de ihanet bağlamındaki saldırılara karşı bir duyarlılık kazanmanız gerekiyor. Zira alacağınız eğitim, bazen bilinçsizce, bazen de kazara ortaya çıkan orman yangınlarını en az zararla atlatmayı mümkün kılacaktır. Çünkü bu tip durumlarda kendinizi korumayı mutlaka öğrenmeniz gerekiyor. Dolayısıyla üniversitemizde sizlere verilen bu eğitimin yaygınlaştırılması, sonrasında arkadaşlarınızın da bu hususta teşvik edilmesi ve bu eğitimin kurumsal hâle getirilmesi arzusu içerisindeyiz. Üniversitemiz, Türkiye’deki üniversiteler arasında akredite olan tek arama kurtarma takımına sahip. Amacımız öğrencilerimizin bu takımın içerisinde yer alması ve ihtiyaç duyulması hâlinde çağrılı bir şekilde göreve hazır olmaları. Bu eğitim bizim açımızdan büyük gurur kaynağı. Özellikle her kampüsümüzde planlı bir ormanlaştırma faaliyeti yürütülmesi ve ormanlarımızın da korunması için çalışma içerisindeyiz. Bu da sadece bizim tarafımızdan değil, eğitimli insanlar tarafından yapılabilir” dedi.

“Gönüllü olmak ve bunun yaygınlaştırılmasını sağlamak da son derece önemli”

Doğaya karşı duyarlı olmanın da eğitimin bir parçası olduğuna dikkat çeken Rektör Ünal, “Orman içerisindeki bir dumanın neden çıktığını merak ediyorsanız bu eğitimin gereğini yerine getirmişsiniz demektir. O yüzden nereye başvuracağınızı ve nasıl bir pozisyon alacağınızı bilmeniz, burada son derece önem arz ediyor. Bu durum sadece sizin sorununuz değil, bu aynı zamanda insanlığın sorunu. Eğer insani duygularınız ve değerler karşısındaki hassasiyetiniz güçlüyse emin olun, güzel çalışmalara imza atacaksınız. Hayatınız boyunca güzelliklerin ve iyiliklerin yaygınlaşması adına taraf olacaksınız demektir. Diğer yandan üniversite olarak öğrencilerimizin talebini önemsiyoruz. Sizler bir sıkıntıyı ya da bir ihtiyacı görüp iyileştirme noktasında bir talep üretebiliyorsanız, hayatınız boyunca bu diyaloğunuz sürecek demektir. Böyle bir çağrıya kulak vermiş olmanız bizim için çok değerli. Ümit ediyorum, bundan sonra da biraz daha profesyonel bir şekilde bu sürecin içerisinde yer alırsınız. Burada son teşekkürü bakanlığımıza iletmek istiyorum. Çünkü bir gönüllülük kavramıyla birlikte buradaki etkinliği yaydılar ve misyonu gençleştirip böyle bir politika geliştirdiler. Bu nedenle gönüllü olmak ve bunun yaygınlaştırılmasını sağlamak da son derece önemli” diye konuştu.

“Ormanlarımızı artırır ve onları korursak büyük tehlikenin önlemini de almış oluruz”

Orman yönetimi olarak Türkiye’deki ormanların korunması, bakımı ve iyileştirilmesi için çalışmalara devam ettiklerini söyleyen Amasya Orman Bölge Müdürü Ferdi Özer, “Görevlerimizi yerine getirirken; zorlandığımız, eksik kaldığımız ve gücümüzün yetmediği zamanlar da oluyor. İşte bunların en başında ne yazık ki orman yangınları geliyor. Özellikle 2020 yılından itibaren ülkemizin Güney ve Ege Bölgelerinde çıkan orman yangınları günlerce, haftalarca hatta aylarca sürdü. Ama çok şükür, başta devlet büyüklerimiz olmak üzere bütün toplumun her kesiminde hakikaten çok büyük destek gördük. İşte bu vesileyle biz orman teşkilatı olarak gerek hava araçları gerekse yeni araçlarımızı daima hazır tutuyoruz. ‘Orman Gönüllüsü’ projemiz ile de yetişemediğimiz ve eksik kaldığımız yerlerde de desteğinizi bekliyoruz. Bugüne kadar köylülerden tutun, dağdaki çobanlarımıza kadar pek çok vatandaşımız, yani toplumun birçok kesiminden insan âdeta orman gönüllümüz olmak için yarıştılar. Umarım, hem teşkilatımız hem de ülkemizin tüm kurum ve kuruluşları dâhil olmak üzere hep beraber ormanlarımızı en iyi şekilde gelecek nesillere aktaracağız. Bizler ormanlarımızı çoğaltır ve onları korursak büyük tehlikenin önlemini de almış oluruz. Bugün burada alacağınız günlük eğitimlerle de daha bilinçli bir orman gönüllüsü olacaksınız. Aldığımız eğitimlerle muhtemel yangınlarda en önde mücadele etmenizi beklemiyoruz. Dediğim gibi bu bizim görevimiz. Bunun için zaten ekipmanımız ve araçlarımız var. Sizlerden istediğimiz bu tür büyük felaketlerde en azından arka planda bize destek olmanız ve güç vermeniz. Diğer yandan, eğer bulunduğunuz sosyal ortamlarda da aldığınız eğitimlerden bahsederseniz çevrenizin de temel bilgisi olur” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından Amasya Orman Bölge Müdürlüğü Orman Yangınlarıyla Mücadele Şube Müdürü Engin Keleş, orman yangınlarına karşı mücadele hakkındaki sunumuyla OMÜ’lü öğrencileri bilgilendirdi. Programda ayrıca, orman gönüllüsü olmak için eğitime katılan ve ardından yapılan sınavda başarı gösterenlere sertifikaları verildi.

Programlara ayrıca Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yetkin Bulut, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muharrem Özcan, Bafra Turizm Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Seyfullah Gül, Orman Bölge Müdür Yardımcısı Mehmet Kurumeşe, Bafra Orman İşletme Müdürü Mustafa Bayraktar, akademisyenler, idari personel ve öğrenciler katıldı.