Reklam
Reklam
12345555
Asuman Doğan Avatarı
Asuman Doğan tarafından
27 Haziran, 2025 14:00 tarihinde yayınlandı
0

Karabük Sosyal Projelerle Nefes Almaya Başladı

Karabük’te yıllardır süregelen sosyal yaşam alanı eksikliği, Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya’nın göreve gelmesiyle birlikte hızla çözülmeye başladı.

. Başkan Çetinkaya’nın öncülüğünde hayata geçirilen sosyal projeler, kentte yaşayan vatandaşların yaşam kalitesini artırırken, Karabük’e yeni bir soluk kazandırdı

Karabük’te uzun yıllardır dile getirilen sosyal yaşam alanı eksikliği, Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya’nın göreve gelmesiyle birlikte hızla giderilmeye başlandı. Kentte yaşayan vatandaşların sosyal ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik projelerle Karabük adeta yeniden nefes almaya başladı.

Özellikle yeniden düzenlenen Havuzlu Bahçe, akşam saatlerinde ailelerin huzurla vakit geçirebildiği bir buluşma noktası haline geldi. Yıllar boyunca atıl durumda bırakılan, zaman zaman olumsuz görüntülerle anılan bu  alanın yeniden Karabük’e kazandırılması, vatandaşlar tarafından memnuniyetle karşılandı. Bir dönem Karabük Belediyesi’ne devredilmesine karşı çıkan görüşlere rağmen, Başkan Çetinkaya’nın güçlü girişimleriyle Havuzlu Bahçe yeniden hayat buldu.

YAZ KURSLARI VE SOSYAL PROJELERLE ŞEHİR HAREKETLENDİ

Karabük Belediyesi’nin düzenlediği yaz kursları, çocuklardan yetişkinlere kadar geniş bir kesime hitap ediyor. Sosyal yaşamı canlandırmayı amaçlayan bu çalışmalar, kent genelinde büyük ilgi görüyor. Başkan Çetinkaya’nın gençliği, enerjisi ve kararlılığı, toplumun farklı kesimleri tarafından takdirle karşılanıyor. Karabük’ün artık yaşayan, nefes alan bir şehir haline geldiği yönündeki değerlendirmeler her geçen gün artıyor.

AÇIK HAVA SİNEMASI YENİDEN CANLANIYOR

Bir başka önemli proje ise, uzun süredir kullanılmayan Eski Yenişehir Açık Hava Sineması’nın restorasyonu oldu. Yaklaşık 10 milyon liralık yatırımla hayata geçirilen proje kapsamında, sinema alanı kültürel bir merkez haline dönüştürülüyor. Kitap okuma alanları, etkinlik salonları ve sinema düzeniyle geçmişin izlerini taşıyan bu mekan, aynı zamanda yeni kuşaklara da hitap edecek bir kültür ve sanat alanı olacak.

5000 EVLER’E YENİ SOSYAL TESİS

Karabük’te sosyal dönüşüm sadece merkezle sınırlı kalmıyor. 5000 Evler 75. Yıl Mahallesi’nde temeli atılan yeni sosyal tesis, kentin farklı bölgelerine yayılan değişimin bir örneğini oluşturuyor. 13 bin metrekarelik alanda inşa edilen merkezde, yeşil alanlar, spor sahaları, çocuk oyun parkları ve çok amaçlı sosyal tesis binası yer alacak. Bu tesisin sadece mahalle sakinlerine değil, tüm Karabük halkına hizmet etmesi hedefleniyor.

“SOSYAL ALTYAPI YENİDEN İNŞA EDİLİYOR”

Vatandaşlar, Başkan Çetinkaya’nın göreve gelmesiyle birlikte sadece fiziki altyapının değil, sosyal altyapının da adım adım yeniden inşa edildiğini vurguluyor. Geniş bir kesim, Başkan Çetinkaya’nın Karabük’ün sosyal yaşamını adeta yeniden yazdığını belirtiyor. Şehirdeki bu değişim, geçmişin değerlerini koruyarak geleceğe umutla bakmayı sağlayan bir dönüşüm olarak değerlendiriliyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ilyaserbayyeni
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
06 Mayıs, 2026 09:40 tarihinde yayınlandı
0

ÜLKEYİ FELAKETE SÜRÜKLEYEN BÜYÜK İHANET!

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde, pazarda, dün, yaşlı bir üretici ile sohbet ettim. Davutlar yoluna cepheli 8 dönüm arazisinde; şeftali, mandalina, portakal ve limon üretiyor. Binbir zahmetle ürettiği meyveleri pazarda satarak geçimini sağlıyor.
“Yakın bir gelecekte, sebzeyi ve meyveyi para ile de alamayacağız. Bizden sonrakiler nasıl beslenecekler merak ediyorum” dedi. “Neden?” dedim. Örnekler vererek uzun uzun anlattı. Arkadaşları, komşuları; sebze ve meyve tarımı yaptıkları arazilerini villa karşılığı inşaat şirketlerine satmışlar. Aldıkları villaları satarak yada kiralayarak tarımdan kazandıklarından kat kat fazla gelir elde ediyorlarmış. Buna direnen bir kaç kişi kalmışlar. Arazisine müteahhitler 16 villa teklif etmişler. Bu yüzden çocuklarıyla arası açılmış. “Ben öleyim, bir gün beklemez satarlar bahçeleri” diyor. Arkadaşına bir kaç yıl önce, 10 dönüm arazisine karşılık 20 villa vermişler. “Zengin olunca ne oldum delisi oldu. Elindeki varlık bitmeyecek zannetti, har vurup harman savurdu. Şimdi elinde 2 villası kaldı. Yakındır onlarıda satması” dedi. Toprak geleceğimizdir, candır, hayattır hiç satılır mı? diye de ekledi.

Çok değil, 15-20 yıl önce Kuşadasından Güzelçamlı ya kadar yolun iki tarafı uçsuz bucaksız meyve ve sebze bahçeleri ile kapliydı. Şimdi gidin bakın, beton tarlaları göreceksiniz.

Davutlar ve Güzelçamlı bölgesinde, özellikle ana yol kenarlarındaki tarım arazilerinin yapılaşmaya açılması, bölgedeki ekolojik denge ve tarımsal üretim için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Son gelişmeler, bu alanların geri dönülmez bir şekilde betonlaştığı yönündeki endişeleri haklı çıkarmaktadır.

Tarım arazilerinin inşaata açılması, sadece “yeşil alan kaybı” değil, bir ülkenin geleceğini tehdit eden çok boyutlu bir krizdir. Bu durumun yol açtığı başlıca büyük tehlikeler şunlardır:

1. Gıda Güvenliğinin Yok Olması; en temel tehlike, beslenme kaynağımızın kurumasıdır. Birinci sınıf tarım arazilerinin betonlaşması, tarımsal üretimi düşürür. Bu da gıda arzında azalmaya, dışa bağımlılığın artmasına ve mutfak enflasyonunun kontrol edilemez hale gelmesine neden olur.

2. Geri Dönüşü İmkansız Toprak Kaybı; 1 santimetre kalınlığında verimli toprağın oluşması için doğada yaklaşık 100 ila 1000 yıl gerekir. Üzerine beton dökülen toprak “ölü toprak” haline gelir. İnşaat yapıldıktan sonra o arazinin tekrar tarıma kazandırılması binlerce yıl sürer; yani bu kayıp kalıcıdır.

3. Yeraltı Su Kaynaklarının Kuruması; tarım arazileri, yağmur sularını emerek yeraltı su depolarını (akiferleri) besleyen doğal süngerlerdir. Betonlaşma bu emilimi engeller; su yer altına sızamaz, yüzey akışına geçer ve sele dönüşür. Bu da hem su kıtlığına hem de afetlere davetiye çıkarır.

4. Ekosistemin ve Biyoçeşitliliğin Bozulması; tarım alanları birçok canlı türüne ev sahipliği yapar. Betonlaşma; tozlaşmayı sağlayan arılardan faydalı mikroorganizmalara kadar tüm ekosistemi yok eder. Bu dengenin bozulması, tarımsal zararlıların artmasına ve doğal döngünün kopmasına neden olur.

5. Mikroklima Değişikliği ve Isı Adaları; beton ve asfalt ısıyı hapseder. Geniş tarım arazilerinin yerini binaların alması, o bölgenin yerel iklimini (mikroklima) değiştirerek sıcaklığı artırır. Bu durum hem enerji tüketimini artırır hem de kalan tarım alanlarındaki verimliliği düşürür.

6. Ekonomik Kırılganlık; kendi kendine yetemeyen bir ekonomi, küresel gıda fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı savunmasız kalır. Çiftçinin topraktan kopup kente göç etmesi, işsizlik ve çarpık kentleşme gibi sosyal sorunları da beraberinde getirir.Özetle: Tarım arazisine yapılan her bina, gelecek nesillerin ekmeğinden ve suyundan çalınan bir bedeldir.

Yaşam kaynaklarımızı yok ediyoruz, can damarlarımızı kesiyoruz. Dünyanın en cahil toplumlarında bile böylesi bir ihanet göremezsiniz.

İlyas Erbay