Reklam
Reklam
432 1
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
26 Haziran, 2025 09:59 tarihinde yayınlandı
0

Rus tursitler Amasra’ya akın etti

Rusya’dan Türkiye’ye kruvaziyer turizm ile gelen turist sayısında bu yıl rekor üstüne rekor kırılıyor. 

Rus turistlerin akın ettiği Bartın’ın Amasra ilçesine son seferde ise bin 186 yolcu ve 452 mürettebat sayısı ile bir rekor daha kırıldı.

Rusya’nın Soçi kentinden kalkan ve Rus turistleri Türkiye’ye getiren Astoria Grandr gemisinin en önemli durakları arasında ye alan Bartın’ın Amasra ilçesinde bu yıl rekor üstüne rekor kırılıyor. Ağustos 2022 yılında başlayan seferlerde her geçen gün yolcu sayısı artan geminin 3 Ocak 2025 tarihinde gerçekleşen bu yılın ilk, toplamda ise 60. seferinde bin 151 yolcu, 432 personel sayısı ile rekor kırılmıştı. 34 ayda düzenlenen toplam 73 seferin sonuncusunda ise yeni bir rekor kırıldı. Bugün gelen bin 186 yolcu ve 452 mürettebat sayısı ile tüm zamanların en yüksek sayıya ulaşılırken, bu yılın ilk seferi, 2024 yılının Ocak ve Eylül aylarında gerçekleşen seferdeki rekor yolcu sayıları da geçildi.
Amasra Belediye Başkanı Recai Çakır, Rust turistleri ağırlamaktan memnun olduklarını ifade ederek, “Bu günkü seferin ayrı bir önemi var. Tek seferde en fazla yolcunun geldiği sefer oldu. Rus misafirlerimiz, bölgemizde denizin, güneşin doğanın balığın keyfini sürüyor” diye konuştu.

Bu yıl gelen turist sayısı 19 bini aştı
Bu yıl gerçekleşen 14. seferde gelen Rus turist sayısı toplamda 19 bin 211 yolcu ve mürettebata ulaştı. Yıl boyunca devam etmesi planlanan seferlerle bu yılki yolcu ve mürettebat sayısının 25 bini bulması bekleniyor.

34 ayda 91 bini aşkın Rus turis geldi
Gemi sefelerinin yapıldığı 34 ay içerisinde gerçekleşen 73 seferde ise ilçeye gelen turist sayısı 60 bin 317 yolcu, 31 bin 647 mürettebat olmak üzere toplamda 91 bin 964 kişiye ulaştı. Yıl sonunda ise Amasra’ya gelen yolcu ve mürettebat sayısının 100 bini aşması hedefleniyor.

Doğanın ve güneşin tadını çılarıyorlar
Bartın’ın tarihi ve turistik ilçesi Amasra, 193 metre uzunluğa ve 30 metre genişliğe sahip Astoria Grande isimli kurvaziyer ile birlikte gelen turistlerin en beğendiği durak oluyor. Rus turistler, Amasra’nın muhteşem doğasında tarihi sokaklar, deniz, güneş ve balık yemeklerinin de tadını çıkarıyor. Plajlarda yüzüp güneşlenen turistler, muhteşem doğasında ise Türkiye hatırası olarak fotoğraf çekliyor.

En çok beğenilen yerler arasına girdi
Bizans, Ceneviz ve Osmanlı dönemlerinde önemli bir yerleşim yeri olan, tarih boyunca bölgenin liman ve ticaret merkezi konumundaki Amasra, Rusya ile Türkiye arasındaki deniz yolculuğunda en önemli duraklar arasına girdi. Geminin her seferinde yapılan anketlerde de en beğenilen ilk 5 durak arasında çıkan Amasra, Rust turislerin en fazla uğradığı en beğenilen yer oldu. Amasra, kruvaziyer truzminde turistlerin Türkiye genelinde ise en çok gezip gördüğü yerler sıralamasında 4. bölge oldu.

Bartın ve Safranbolu’yu da gezme imkanı
İlçedeki tarihi kemere köprüsü, tarihi çarşı, müze, Ağlayan Ağaç, Küçük ve Büyük Liman bölgeleri de turistlerin en yoğun ilgösterdiği lokasyonlar oluyor. Amasra’ya gelen turistler, ayrıca Bartın Irmağı, Bartın Kent Müzesi, Güzelcehisar Lav Sütunları ve Dünya Miras Listesindeki Karabük’ün Safranbolu ilçesine düzenlenen tur organizasyonlarına da katılım sağlayabiliyorlar.

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr gurdal yilmaz hanta virusu yeni bir salgin degil K5v6eWSQ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Haziran, 2026 16:37 tarihinde yayınlandı
0 0

Prof. Dr. Gürdal Yılmaz: “Hanta virüsü yeni bir salgın değil”

Dünyada yeniden gündeme gelen hanta virüsü vakaları endişe oluştururken, uzmanlar hastalığın yeni bir salgın olmadığını ve uzun yıllardır görüldüğünü belirtiyor.

Özellikle bir gemide ortaya çıkan toplu vakaların dikkat çekmesiyle yeniden konuşulan hanta virüsünün farklı türlerinin bulunduğunu belirten uzmanlar, Türkiye’deki vakaların gemide görülen türle aynı olmadığını vurguluyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr Gürdal Yılmaz, gemide görülen vakaların kısa sürede ortaya çıkması dikkat çekse de hanta virüsü dünyanın birçok bölgesinde uzun zamandır bilinen bir enfeksiyon hastalığı olduğunu hatırlattı.

Türkiye’de daha çok böbrek tutulumuyla seyreden ve böbrek yetmezliğine neden olabilen formların görüldüğünü kaydeden Yılmaz, bu türlerin tedaviye yanıt verme ihtimalinin daha yüksek olduğunu gemide görülen vakaların ise daha çok akciğerleri etkileyerek solunum sıkıntısına yol açan ve ölüm oranı daha yüksek türler olduğunu belirtti.

Hanta virüsünün de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi viral bir enfeksiyon olduğunu kaydeden Yılmaz, özellikle İskandinav ülkeleri, Almanya, Kuzey Avrupa ve Amerika’da görülen tiplerin daha fazla öne çıktığını, Türkiye’de görülen formların ise Balkanlar ve Karadeniz bölgesinde rastlanan, daha hafif seyirli tipler olduğunu ifade etti.

“Hanta virüsü salgını aslında daha önceden bu yana görülen bir salgın”

Dünyada bildirilen hanta virüsü salgınının daha önceden bu yana görülen bir salgın olduğunu belirten Yılmaz, “Yani yeni bir salgın değil. Geminin içinde olmasıyla birlikte etkilenen kişiler bir anda ortaya çıktı. Ancak hanta virüsü her yerde görülebiliyor. Bizde de eskiden beri hanta virüsü vardı ve tanı koyuyorduk. Ancak bizde görülen hanta virüsü, o gemide görülen türle aynı değil. Bizde daha çok böbrek tutulumuyla seyreden, böbrek yetmezliğine yol açabilen ancak tedavi edilme ihtimali daha yüksek olan formlar görülüyor. Oradaki vakalar ise daha çok akciğeri tutup solunum sıkıntısıyla ilerleyen ve daha öldürücü tiplerdi. O da bir virüstür. KKKA nasıl bir virüsse, hanta virüs enfeksiyonları da viral bir enfeksiyondur. Dünyayı tehdit eden noktasında, İskandinav ülkelerinde, Almanya’da, Kuzey Avrupa’da ve Amerika’da görülebilen tipleri öne çıkıyor. Bizdeki form ise Balkanlar ve Karadeniz’de görülen, daha hafif seyreden formlardır” dedi.

“Viral enfeksiyonlar her zaman birer tehdit”

Viral enfeksiyonların her zaman bir tehdit olduğunu belirten Yılmaz, ancak büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık olmadığını kaydederek, “Viral enfeksiyonlar her zaman bir tehdittir. Ancak böyle büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık değildir. Ebola virüsü de var. Ebola, Afrika kökenli bir hastalıktır ve daha tehlikelidir. Çünkü yakalandığında yüzde 90’lara varan ölüm oranları vardır. Özellikle oralara seyahat eden kişiler açısından önem arz eder. Dünya artık küçük, herkes her yere gidebiliyor. Oradan kişiler buraya gelebilir” diye konuştu.

Enfeksiyon hastalıklarından korunmanın yolları

Enfeksiyon hastalıkları, virüsler ve bakterilerden korunmanın yolları ile ilgili olarak ise Yılmaz “Kalabalık yerlerde maske kullanımı ve el yıkama çok önemlidir. Toplu bir yere girerken ’bana bir şey bulaşır mı’ sorusunu kendimize sormamız bile önlem almak açısından yeterlidir. Bu virüsler ülkemize her an gelebilir. Örneğin Batı Nil ensefaliti daha önce ülkemizde yoktu, sonradan görülmeye başlandı. Özellikle Batı Anadolu ve Marmara bölgelerinde görülüyor. Batı Nil ensefaliti de bir virüstür ve artık ülkemizde de görülmeye başladı” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin