Karabük Haber Postası Karabük Haber Postası

“Aşırı güneşe maruz kalmak cilt kanserini tetikleyebilir”

Sağlık Yayın: 20.07.2023 10:40 |Güncelleme:21.09.2023 11:00
“Aşırı güneşe maruz kalmak cilt kanserini tetikleyebilir”

Dünyada görülme sıklığı her geçen gün artan cilt kanserinin 7’den 70’e herkesi tehdit ettiğini belirten Dermatoloji Uzmanı Dr. Hasan Alakbarov, “Özellikle uzun süre güneş ışınlarına maruz kalmak, cilt kanserinin önemli nedenlerinden biridir. Risk faktörleri arasında ise özellikle çocuklukta haşlanma olarak adlandırılan güneş yanıkları ve yıllar içerisinde sürekli alınan kümülatif güneş ışınları, açık ten, renkli göz ya da çilli bir cilde sahip olmak, yüzde veya vücutta çok fazla ben olması ve solaryuma girmek ilk sıralarda gelmektedir” dedi.

 

İAÜ VM Medical Park Florya Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Hasan Alakbarov, cilt kanseri ile ilgili açıklamalarda bulundu.

 

“Cilt kanseri nedir?”

 

Dünyada görülme sıklığı her geçen gün artan cilt kanserinin 7’den 70’e herkesi tehdit edebileceğini vurgulayan Uzm. Dr. Alakbarov, “Özellikle uzun süre güneş ışınlarına maruz kalmak bu kanserin önemli nedenlerinden birini oluşturur. Cilt kanserleri tüm dünyada olduğu gibi ülkemizin de içinde yer aldığı iklim kuşağında en yaygın görülen kanser çeşididir. Cilt kanseri, deriyi oluşturan bazı hücrelerin kontrolsüz büyümesi sonrası oluşmaktadır. Hem en sık görülen hem de her yıl düzenli olarak artan kanser türleri arasında yer alan cilt kanseri, hayati riske yol açan melanom ve melanom dışı olmak üzere ikiye ayrılmakta ve tedavi protokolleri buna göre uygulanmaktadır. En sık görülen türü ise melanom olmayan grupta yer alan bazal hücreli karsinomadır” diye konuştu.

 

Güneş ışınlarının deriden D vitamini sentezi gibi sağlığımıza olumlu katkıları olsa da deri hücrelerinde DNA hasarına neden olabildiğini belirten Uzm Dr. Hasan Alakbarov, “Bu hasarlanmalar hayatımız boyunca deri hücrelerimizde birikir ve zamanla hücrelerin yaşam şifresinde kalıcı bozulmalar oluşturur” dedi.

 

“En önemli neden zararlı güneş ışınları”

 

Cilt kanserlerine neden olan faktörlerin en önemlisinin ultraviyole yani güneş ışınları olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Alakbarov, diğer faktörleri ise şu şekilde sıraladı:

 

“Özellikle çocukluk döneminde haşlanma olarak adlandırılan güneş yanıkları ve yıllar içerisinde sürekli alınan kümülatif güneş ışınları,

 

Açık ten, renkli göz ya da çilli bir cilde sahip olmak,

 

Yüzde veya vücutta çok fazla ben olması,

 

Solaryuma girmek,

 

Aile öyküsünde cilt kanserinin bulunması ile birlikte Albino ya da Vertiligo gibi bazı genetik hastalıklara sahip olmak,

 

Güneş altında çok fazla vakit geçirmek,

 

Yaşanılan coğrafyada kronik arsenik gibi kimyasallara maruz kalmak,

 

Baca temizleyicileri ve kuaförlük gibi mesleklerde kimyasallara maruziyet.”

 

“Güneş ışınları kıyafetlerden de geçebilir”

 

Güneş ışınlarından korunmanın yollarından bahseden Uzm. Dr. Alakbarov, “Giysiler ve şapka ile güneşin derimizle temasını azaltmalıyız. Kumaşın cinsi bile korunmada etkili olur. Örneğin, polyester ve yün, pamuklu kumaşlara göre UV ışınlarını daha çok emer. Kumaşın UV ışını emen kimyasallarla yıkanması korunmayı artırır. Ultraviyole ışınlarının kumaşlardan da geçebildiğini biliyoruz. Çok ince ve açık renkli kumaşlardan bu geçiş daha yoğun olurken, koyu renkli kumaşlardan geçiş daha azdır. Bu nedenle çok ince ve açık renkli ürünler güneşin şiddetinin fazla olduğu dönemlerde tercih edilmemelidir” şeklinde konuştu.

 

“Sık dokunmuş giysiler tercih edilmeli”

 

Kumaşların gözenekli olmasının da UV ışınlarının geçirgenliğini artıran bir durum olduğunu dile getiren Uzm. Dr. Alakbarov, “Sık dokunmuş kumaşların UV ışınları geçirgenliği daha düşüktür ve daha yüksek koruma sağlar. Kumaşın nemli olması da UV ışınlarının geçirgenliğini artırır. Kumaşlar ıslaksa, liflerin şişmesine neden olur ve doku yapısı kuru durumuna göre daha gevşek lifli hale gelir. Yazın sık dokunmuş ultraviyole geçirgenliği düşük kumaşlardan yapılmış kıyafetler tercih edilmeli ve nemlenme, terleme, ıslanma hallerinde vakit kaybetmeden değiştirilmelidir. Ultraviyole filtreli kumaşlardan üretilen kıyafet ve şapkalar vücudu, yüzü ve özellikle başı güneş çarpmasından korumada oldukça kullanışlı ürünlerdir” ifadelerini kullandı.

 

Özellikle çocukların ilk 3 yaşta direkt güneş maruziyetinden korunması gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Alakbarov, “Bu tür kıyafetler park gibi, plaj gibi açık alan aktiviteleri sırasında güçlü koruyucu özellikleri sayesinde çocukları daha güvenle korumaktadır” dedi.

 

“4 saatte bir güneş kreminizi yeniden sürün”

 

Cilt kanseri görülme sıklığının artma sebeplerinden birinin de güneş kremi kullanımıyla ilgili yanlış bilgiler olduğunu ifade eden Uzm Dr. Alakbarov, “Nasılsa güneş koruyucu kullanıyorum diye rahatça hareket eden kişiler, güneş altında daha çok vakit geçirmektedir. Ancak güneş koruyucuların etkinlik süresi en fazla 4 saat olmaktadır. Bu sebeple 30 faktör üzeri korumaya sahip kremlerin 4 saatte bir yenilenmesi gerekmektedir” açıklamasında bulundu.

 

“Açık tenliler daha fazla risk altında”

 

Cilt kanserinde risk altında olan kişilere dikkat çeken Uzm. Dr. Alakbarov, şu bilgileri paylaştı: “Güneşli iklim kuşağında yer alan ülkelerde özellikle küresel ısınmanın da artışıyla deri kanseri riski yüksek olmakla birlikte, açık tenli ve güneş hassasiyeti bulunan kişiler daha fazla risk taşırlar. Beyaz tenli, açık renk gözlü, kızıl saçlı kişiler, esmer tenli kişilere göre daha fazla risk altındadır. Deri tipi ayırt etmeksizin çocukluğunda ağır güneş yanıkları geçirenler, ailesinde deri kanseri öyküsü olanlar, organ nakli geçirmiş hastalar, uzun süre korunmasız güneş altında zaman geçirenler ve geçirmiş olanlar, uzun süreli güneşlenenler ve solaryuma girenler deri kanseri riski altındadırlar. Tüm bu riskli grupların kanserden korunmasında güneşten korunma anahtar rol oynar. Mevcut benlerde hızlı büyüme olması, yeni ben çıkışı, bende kızarıklık, kaşıntı ya da kanama olması halinde vakit kaybetmeden dermatoloji hekimine danışılmalıdır. Yine özellikle yeni çıkıp hızlı büyüyen, kanama gösteren veya göstermeyen, yara ya da kabarıklıklara da deri kanseri açısından tarama yapılması gerekir.” (İHA)


Mesajınızı gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Üniversite öğrencisi, Kastamonu’nun tarihi ve turistik yerlerini enstrümanıyla tanıtıyor

Kültür Sanat Yayın: 24.06.2024 16:15
İhlas Haber Ajansı

Kastamonu Üniversitesi’nde Müzik Öğretmenliği bölümünde eğitim gören üniversite öğrencisi, şehrin tarihi ve turistik yerlerinin tanıtımına keman çalarak katkıda bulunuyor.
Kastamonu Üniversitesi Müzik Öğretmenliği bölümü öğrencisi Merve Ay, lise öğrencisiyken çalmayı öğrendiği kemanla Kastamonu’nun doğal güzelliklerini ve tarihi mekanlarını tanıtıyor. Farklılık oluşturmak için şehrin tarihi ve turistik yerlerinde keman çalmaya başlayan üniversite öğrencisi Ay, keman çaldığı anları ise sosyal medya hesaplarından paylaşıyor. Ay’ın kentin tarihi ve turistik mekanlarında keman çaldığı anların görüntüleri sosyal medya kullanıcılarından büyük ilgi görüyor.
“Kastamonu’nun kültürel özelliklerini yansıtan yerlerde keman çalmaya özen gösteriyorum”
Müziğe küçük yaşlardan itibaren ilgi duymaya başladığını belirten Ay, “Müziğe olan ilgim çok fazla, bu yüzden Kastamonu’nun kültürel özelliklerini yansıtan yerlerde keman çalmaya özen gösteriyorum. Ben, kemana Kastamonu Güzel Sanatlar Lisesi’nde başladım. Eğitimi Güzel Sanatlar Lisesinde tamamladım. Benim, küçüklüğümden itibaren müziğe olan ilgim çok fazlaydı. Sürekli keman konservatuarları dinliyordum ve zamanla da kemana olan ilgimi daha da arttı. Keman çalmak istiyordum ama tek başına olacak bir iş değildi. Hocalarımın yönlendirmesiyle Güzel Sanatlar Lisesine yazıldım. Burada eğitimi tamamladım ve müzik öğretmenliğine yöneldim. Şu anda Kastamonu Üniversitesi Müzik Öğretmenliği bölümünde okuyorum” dedi.
Şehrin tarihi ve turistik yerlerinde keman çaldığını ifade eden Merve Ay, “Çanakkale Türküsü Kastamonu’ya özgür bir türküdür. Bende bu türküyü Cumhuriyetimizin 100. yılı sebebiyle Kurtuluş Savaşı’nda 3 dönem mezun veremeyen tarihi Abdurrahmanpaşa Lisesi’nde keman çalarak seslendirdim. Cumhuriyetimizin 100. yılı sebebiyle aynı zamanda Kastamonu Kalesi’nde ve Kastamonu Saat Kulesinde de keman çaldım. Cumhuriyetimizin 100. yıl marşını çaldım. Benim için çok güzeldi, bu yüzden Turizm Fakültesinde Hikmet Haberal hocama çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.
“Şehrin tarihi yerlerinin tanıtımına katkıda bulunmak istiyorum”
Şehrin tarihi yerlerinin tanıtımına katkıda bulunmak istediğini kaydeden Merve Ay, “Kastamonu’nun çok fazla tarihi ve turistik yerleri bulunuyor. Buralar çok güzel. Ben de buralara giderek kemanımla tanıtımına katkıda bulunuyorum. Bu sayede hem şehrimizi tanıtıyorum hem de kendi tanıtımım oluyor. Aynı zamanda buralarda keman çalmak benim çok hoşuma gidiyor. Buralarda dinleyicilerin tepkileri de beni çok mutlu ediyor. Ben de bu şeklide tarihi yerlerde, tarihi mekanlarda keman çalmayı seviyorum. Kastamonu Kalesinde, Kastamonu Saat Kulesinde de zaman zaman kemanımla müzik çalışıyorum. Bundan sonrada çalmaya devam edeceğim” şeklinde konuştu.
“Kastamonu’yu seviyorum ve tarihi değerlerine katkı sağlamakta çok hoşuma gidiyor”
Kastamonu’yu çok sevdiğini ve tarihi değerlerine katkıda bulunmaktan dolayı da çok mutlu olduğunu söyleyen Merve Ay, “Diğer şehirlerde de farklı üniversitelerde bölümler kazandım ama Kastamonu Üniversitesi ilk tercihim oldu. Çünkü Kastamonu’yu seviyorum ve buranın tarihi ile kültürel değerlerine katkı sağlamakta çok hoşuma gidiyor. Şu anda müzik öğretmeni olmak ve mezun olunca da bir an önce atanmak istiyorum. İnşallah keman virtüözü de olmayı hayal ediyorum. Umarım bu hayalimi gerçekleştiririm. Halen keman ile ilgili çalışmalarımı da devam ettiriyorum” ifadelerini kullandı.