KBÜ, “Akıllı Kapsül” teknolojisiyle sağlıkta çığır açacak - Karabük Haber Postası
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
04 Haziran, 2025 16:59 tarihinde yayınlandı
0
0

KBÜ, “Akıllı Kapsül” teknolojisiyle sağlıkta çığır açacak

Karabük Üniversitesi, ilaçları hedefe yönlendiren yerli “akıllı kapsül” teknolojisiyle sağlıkta çığır açacak.
Karabük Üniversitesi (KBÜ) Mühendislik Fakültesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü akademisyen ve öğrencileri, ilaç tedavisinde çığır açacak bir projeye imza attı. Sindirim sistemi içinde manyetik alanla yönlendirilebilen ve yalnızca hedef bölgeye ilaç salınımı yapabilen “akıllı kapsül” projesi, TEKNOFEST 2025 Üniversite Öğrencileri Yarışması’nda sağlık alanında ilk 10’a girerek finale kaldı.

MANYETİK ALANLA YÖNLENDİRİLEN AKILLI KAPSÜL
Geliştirilen sistem, ilaçların vücuda rastgele yayılmasını engelleyerek yalnızca tedavi edilmesi gereken bölgeye ulaşmasını sağlıyor. Sindirim sistemi boyunca manyetik alanla yönlendirilen kapsül, hedef noktaya ulaştığında dışarıdan uygulanan daha güçlü bir alanla açılıyor ve ilaç yalnızca ilgili bölgede salınıyor. Bu sayede tedavi etkinliği artarken, sistemik yan etkiler en aza indiriliyor.

“ETKİNLİK ARTIYOR, YAN ETKİ AZALIYOR”
Projenin yürütücüsü Doç. Dr. Daver Ali, geliştirdikleri sistemin konvansiyonel tedavilere göre önemli avantajlar sunduğunu belirterek şu açıklamalarda bulundu:
“Sindirim sistemi hastalıklarında kullanılan ilaçlar genellikle ağızdan alınıyor ve vücuda kontrolsüz yayılıyor. Bu hem etkiyi düşürüyor hem de sağlıklı dokulara zarar verebiliyor. Biz ise bu problemi çözmek için manyetik kontrollü bir kapsül geliştirdik. Böylece tedavi daha etkili hâle geliyor, yan etkiler ise minimuma iniyor.”
Doç. Dr. Ali, projenin Türkiye’de bu alanda geliştirilen ilk örneklerden biri olduğunu belirterek Temmuz ayında TEKNOFEST 2025 finalinde birincilik için yarışacaklarını ifade etti.

ÖĞRENCİLERDEN YENİLİKÇİ YAKLAŞIM
Projede yer alan KBÜ Tıp Mühendisliği öğrencisi Khaoula Chatt ise, bitirme projelerinde sağlık alanındaki gerçek bir sorunu çözmeye odaklandıklarını ifade ederek şunları söyledi:
“Mevcut kapsüller sindirim sisteminde kontrolsüz şekilde çözülüyor. Oysa bazı hastalıklarda ilacın sadece belli bir bölgede etkili olması gerekiyor. Biz de bu soruna çözüm olarak manyetik kontrollü bir kapsül geliştirdik. Bu projeyle TEKNOFEST finaline kalmanın gururunu yaşıyoruz.”

KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ TEDAVİYE KATKI
Proje, kişiselleştirilmiş tıp alanında hedefe yönelik tedavi uygulamalarına önemli katkılar sunuyor.

TEKNOFEST 2025’TE TÜRKİYE FİNALİNE YÜKSELDİLER
Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3) ile T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı iş birliğinde düzenlenen TEKNOFEST, binlerce öğrenciyi teknoloji ve inovasyonla buluşturmaya devam ediyor. 2025 yılı Üniversite Araştırma Projeleri Yarışması’nda ön değerlendirme sürecini başarıyla geçen Karabük Üniversitesi ekibi, Temmuz ayında düzenlenecek final etabında Türkiye’nin en nitelikli üniversite projeleriyle yarışacak.

KBU
Bizi sosyal medyadan takip edin
fq23333
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
21 Nisan, 2026 15:00 tarihinde yayınlandı
0
0

ÜLKESİ LÜBNAN’DA İSRAİL KATLİAM YAPIYOR, SEFİR EFENDİNİN DERDİ TÜRKİYE’NİN YÖNETİM MODELİ !

ABD nin Türkiye büyükelçisi, dolar milyarderi, Lübnan asıllı, 79 yaşındaki Thomas J Barrack şimdi de, Türkiye’ye monarşi güzellemesi yapıyor. Daha önce de İzmir’e yaptığı bir konuşmada Osmanlı millet sistemini önermişti.
Monarşi, siyasi yetkinin kral, padişah, imparator gibi tek bir kişinin (monark) elinde bulunduğu, yönetimin genellikle soyağacı (babadan oğula/kıza) yoluyla geçtiği bir yönetim biçimidir. Bu sistemleri önermesinin ardındaki niyet bellidir. Türkiye’nin kendi kontrollerinde bir kukla devlet olmasını istiyorlar.

1 yıl kadar önce Türkiye’ye ayak bastığı anda bir konuşma yapmıştı. O konuşma iyi analiz edildiğinde, sefirin karakteri ve niyeti ile ilgili bana göre net ifadeler içeriyordu.
Kendisi ile ilgili ilk yazımı o gün yazmıştım. Daha sonraki süreçte her konuşmasını takip edip, bu hadsiz sefirle ilgili 3 yazı daha yazdım.
İlk yazımın başlığı ” Sn. Büyükelçi lütfen daha açık konuşun” idi.

O yazımı, Türkiye’ye ayak bastığında hava alanında yaptığı konuşmaya tepki olarak yazmıştım. Konuşmasının orijinali aynen şuydu;

“I come with a simple message from President Trump, which is his desire to raise the level of the alliance between Türkiye and the United States to the level that it deserves. We’ve always had a great relationship, but it should be an extraordinary relationship.”

Türkçesi;
Başkan Trump’tan basit ( net ) bir mesajla geliyorum, bu da Türkiye ve ABD arasındaki ittifak seviyesini hak ettiği seviyeye yükseltme arzusu. Her zaman harika bir ilişkimiz vardı, ama bu olağanüstü bir ilişki olmalı. – Büyükelçi Thomas J. Barrack

Kendisine hitaben,
“Her zaman harika ilişkimiz vardı!” Öyle mi? demiş ve devam etmiştim.
Mr. Barrack, ilişkilerimizin sizin açınızdan bakıldığında harika olduğuna hiç şüphe yok! Bizim açımızdan bakıldığında ise tam tersi.
Belli ki, Türkiye’yi ve Türk halkını yeteri kadar tanımıyorsunuz. Bakınız, ben anlatayım size o harika olarak tanımladığınız ilişkilerimizi;

Türk milleti sizi PKK’ya destek veren fetö terör örgütüne kucak açan Türkiye’deki darbelerde parmağı olan ülke olarak tanıyor ve güvenmiyor!
Biz, müttefik olmanın gereğini, her koşulda, büyük bedeller ödemek pahasına ( mesela Kore’de ) yerine getirirken, siz ne yaptınız? Yüzümüze güldünüz hep sırtımızdan vurdunuz.
Sizin ne kadar değerli (!) bir dost (!) olduğunuzu biz çocukluğumuzdan biliriz.. Marshall yardımı diye; gönderdiğiniz o berbat süt tozlarını unutmadık.
Silah yardımı diye kakaladığınız hurdaları da unutmadık. Onları neden gönderdiğinizi de çok iyi biliyoruz.
Tarımımızı, sanayimizi bitirmek için; Gerçek müttefikiniz olan İsrail ile oynadığınız bütün oyunların farkındayız. Bir şekilde satın aldığınız içimizdeki vatan hainleri ile işbirliği yaparak bu ülkenin hep önünü kestiniz.
Uçak üretmeye başlamıştık,
“Biz size çok daha ucuza veririz, kapatın fabrikanızı dediniz. İçimizdeki o vatan hainlerini de kullanarak kapattırdınız.
Eliniz hep eğitim sistemimizin üzerinde oldu. Köy Enstitülerini hayata geçirmiştik, onu’da kapattırdınız.
GAP da oynadığınız oyunları da biliyoruz.
Bu ülkenin düşmanlarıyla hep iş birliği içerisinde oldunuz. PKK ya PYD ye eğitimler verdiniz, binlerce tır silah gönderdiniz. Uyarılarımızı hiç bir zaman dikkate almadınız.
Fetö elebaşını ülkenizde himaye ettiniz. Defalarca istedik vermediniz.
70 yıldır Türkiye’nin önünü kesmek için uğraşıyorsunuz.
İkide bir ekonomimizi mahvetmekle, yaptırımlar uygulamakla tehdit ediyorsunuz. Müttefikliğe yakışıyor mu bu tavrınız?
Daha neler var neler, bu liste uzar gider.

Bu mudur mükemmel olan ilişkimiz.? Sayın büyükelçi, tüm bu gerçekler ortada iken İlişkilerimizi olağan üstü bir seviyeye taşımaktan ne anlamalıyız? Lütfen daha açık konuşur musunuz?

Bizim Bülent’in bir sözü var “Fevkaladenin fevkinde” kastettiğiniz böyle bir şey mi acaba? Yani ilişkilerimizi harikadan olağan üstüne taşırsak, bugüne kadar yaptıklarınızdan çok daha beterini mi göreceğiz?

“Bu saydıklarınızdan bizden önceki yönetimler sorumlu. Trump’ın Başkanlığı döneminde müttefiklik ilişkilerimizde bu tür yanlışlıklar asla olmayacak diyebiliyor musunuz? O halde, önce gerçek bir öz eleştiri yaparak, ülkeniz adına Türk halkından özür dileyin.
Sonra, çok hevesli iseniz ilişkilerimizi olağanüstü bir seviyeye taşımak için yeni bir sayfa açarsınız. Bizde 80 yılın verdiği tecrübe ile bunu ihtiyat çerçevesinde değerlendiririz.

Bu adamla ilgili 11 mayıs 2025 tarihinde yazdığım İlk yazı bu idi.
Sonrasında,
17 temmuz 2025 tarihinde “Bu Adama Dikkat” başlığı ile ikinci yazımı,

6 Kasım 2026 tarihinde “Türkiye’nin İzleyeceği Politikaya Sen Mi Karar Vereceksin” başlığı ile üçüncü yazımı

9 Aralık 2025 tarihinde “Bu Adam Çizmeyi Çok Aştı” başlığı ile dördüncü yazımı yazmıştım.

Anadolu basınının amatör bir yazarı olarak, anlı şanlı yazarlarımız dururken bu hadsiz herife her konuşmasından sonra tepki göstermek bana kalmıştı. Ben ilk günden itibaren tam 4 yazı yazdım, bu beşincisi.

Şimdi bakıyorum da bizim meşhur kalemler anca farkettiler Lüblanlı bu amcanın kim olduğunu. Nihayet tepkiler ardı ardına gelme başladı.
Günaydın beyler.
Geçte olsa uyandınız. O’da güzel.

Değerli okurlarım, sefirle ilgili ilk yazıma burada özellikle tekrar yer verdim. Konunun özünün, yani ABD nin gerçek yüzünün unutulmaması açısından önemlidir. Sefirle ilgili diğer yazılarımı merak edenler, yukarıda verdiğim başlıklarla aratarak arşivlerden ulaşabilir.

İlyas Erbay