Bebekler denize 6 ayı dolunca, havuza 1 yaşını geçtikten sonra girebilir - Karabük Haber Postası
bebekler denize 6 ayi dolunca havuza 1 yasini gectikten sonra girebilir yEz8wInL
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
09 Haziran, 2025 12:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Bebekler denize 6 ayı dolunca, havuza 1 yaşını geçtikten sonra girebilir

Çocuk Hastalıkları Uzman Dr. Özge Yurtseven, yaz aylarının gelmesi ile birlikte serinlemek hedefli girilen suların hasta edebileceğini, dere, göl, ırmak üzere yerlere girilmemesi gerektiği, deniz ve havuza girilmesi gerektiğini söyledi. Dr. Yurtseven ayrıca bebeklerin de 6. ayı doldurduktan sonra denize girebileceklerini, havuza ise 1 yaşını geçtikten sonra girebileceklerini bildirdi.

Hava sıcaklıklarının artmasıyla çocukları ile birlikte tatile giden yahut çocuklarının serinlemesini isteyen aileler havuz yahut denize giderken, birtakım aileler de dere, ırmak, göl kenarlarına giderek serinlemeye çalışıyor. Ancak, tedbir alınmadan çocuklar suya girdiğinde birtakım enfeksiyon hastalıkları tetikleniyor.

Havuza giren çocuklara sıvı desteği verilmeli

Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzman Dr. Özge Yurtseven de serinlemek maksatlı gidilen yerlerde bilhassa çocuklar için ailelere ikazlarda bulundu. Çocukların havuzda susuz kalabileceğini bu nedenle sıvı takviyesi verilmesi gerektiğini işaret eden Dr. Özge Yurtseven, “Havalar ısınmaya başladı. Deniz ve havuz dönemi açıldı. Ama dere, ırmak ve göl üzere yerler çocuklar için katiyen tehlikeli. Mümkünse çocuklar bu türlü alanlara girmesinler. Havuzlar yahut denizler tercih edilmesi gerekiyor. Bebekler 6 ayı geçtiği vakit yahut 7 kiloyu geçtiği vakit denize girebilirler. Havuz için ise 1 yaşı geçmesini beklememiz gerekiyor. Ailelerin paklığına güvendiği havuzları tercih etmesi gerekiyor. Kalabalık havuzlarda bazen enfeksiyonlarla karşılaşabiliyoruz. Çocuklar bu türlü havuzlara girdiği vakit idrar yolu enfeksiyonu kapabilirler. İshal salgını olabilir, kulak enfeksiyonu yahut göz enfeksiyonu kapabilir. Çocuk havuzda sıvısız kalabilir. Bu açıdan dikkat etmekte yarar var. Havuza giren çocuklarda sıvı dayanağını meyve suyunu meyvelerini meyve sularını vermemiz lazım. Bazen havuzlarda çocuklar kayma nedeniyle düşmeler meydana gelebiliyor. Bunun için patik üzere terlikler var bundan edinilmesi gerekiyor. Bunu çocuklar giymeli o formda havuza gitmeli. Bir çocuk havuza girdiği vakit kesinlikle ebeveynleri yahut orada bulunan bir yetişkin tarafından denetim edilmesi gerekiyor daima takip edilmesi gerekiyor. Yaşanabilecek tehlikelere de ani müdahale edilmesi gerekiyor” halinde konuştu.

“Mineralli güneş kremi kullanılmalı”

Hem filtreli hem de mineralli güneş kremleri olduğunu belirten Dr. Yurtseven, “Havuz veya denize girerken güneş kremlerinden de bahsedilmesi gerekiyor. Biz çocuklara altı aydan sonra güneş kreminin kullanılmasını muhakkak öneriyoruz. Güneş kremlerinin içerisinde kimyasal filtreler ve mineralli filtreler var. Biz mineralli filtreler kullanılmasını öneriyoruz. Çocukların güneş kremlerini 2 saatte bir yenilemeleri gerekiyor. Havuza, denize, suya girildiği vakit sürülmeli çıktığı vakitte sürülmeli. Güneş kreminin yanında ayrıyeten UV muhafazalı şapkalar ve mayoları bulunuyor. Mümkün ise bunları tercih etmelerini istiyoruz” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
222222222
Mustafa Akgün Avatarı
Mustafa Akgün tarafından
20 Nisan, 2026 09:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 19.04.2026 14:51
0
0

KARABÜK 2037 VİZYONU RAPORU MASADA MI KALDI?

Karabük Kent Vizyonu 2037 Raporunda hedefler belirlenirken, bunun ne kadarının hayata geçtiği ne kadarının geçmediği merak ediliyor

Karabük Ticaret ve Sanayi Odası (KTSO) ev sahipliğinde, Başkan Fatih Çapraz’ın öncülüğünde 5-6 Haziran 2024 tarihlerinde düzenlenen “Karabük Kent Vizyonu 2037 Çalıştayı” sonrasında hazırlanan rapor, kentin geleceğine ışık tutacak önemli stratejiler ortaya koymuştu. Raporda; Karabük’ün sosyal, ekonomik, kültürel, eğitim, çevre, kentleşme, sağlık, ulaşım ve turizm alanlarında kalkınmasını sağlayacak yol haritası detaylı şekilde belirlenmişti. Ancak aradan geçen sürede, belirlenen hedeflerin ne kadarının hayata geçirildiği sorusu gündeme geldi.

TANITIM VURGUSU DİKKAT ÇEKMİŞTİ

Raporda öne çıkan başlıklardan biri de tanıtım ve markalaşma konusuydu. “Tanıtımdan pazarlamaya tüm süreçler bütün paydaşlar tarafından internet ve sosyal ağlar ortamlarında paylaşılmalıdır. Karabük’e ait markalar oluşturulmalıdır. Markalaşma, kent kimliğini güçlendiren temel unsurlardan biridir” ifadelerine yer verilmişti.

Bu yaklaşım, Karabük’ün sahip olduğu potansiyelin daha geniş kitlelere ulaştırılması açısından kritik bir unsur olarak değerlendirilmişti. Nitekim şehir; huzur ve güven ortamı, sanayi altyapısı ve eğitim olanaklarıyla hem yatırımcılar hem de öğrenciler için cazip bir merkez olabilecek özellikler taşıyor.

Cumhuriyetin kuruluş sürecinde önemli bir rol üstlenen Karabük, 13 haneli bir yerleşimden güçlü bir sanayi kentine dönüşerek Türkiye’nin kalkınma hamlesinde özel bir yer edindi. “Demir-çeliğin başkenti” olarak anılan Karabük, yerli ve milli ağır sanayinin temellerinin atıldığı merkezlerden biri olma özelliğini taşıyor. Ancak tüm bu güçlü geçmişe rağmen, Karabük’ün ülke genelindeki bilinirliğinin istenilen seviyede olmadığı yönünde eleştiriler bulunuyor. Yapılan gözlemler, birçok kişinin Karabük’ün coğrafi konumunu dahi tam olarak bilmediğini ortaya koyuyor.

TANITIMIN SORUMLULUĞU KİME AİT?

Bu noktada en önemli sorulardan biri de tanıtım faaliyetlerinin kim tarafından yürütüleceği. Valilik, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, sanayi kuruluşları ve vatandaşların bu süreçteki rolü tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Bir çok kesim tarafından etkili bir tanıtım ve markalaşma sürecinin ancak tüm paydaşların ortak hareket etmesiyle mümkün olabileceğine işaret ederken, aksi halde, bireysel çabaların sınırlı kalacağı ve kentin potansiyelinin yeterince değerlendirilemeyeceği ifade ediliyor.

Karabük Kent Vizyonu 2037 Raporu’nun ortaya koyduğu hedeflerin ne ölçüde uygulandığı, sorunlara yönelik çözüm önerilerinin ne kadarının hayata geçirildiği henüz netlik kazanmış değil.

Kentin güçlü sanayi geçmişine rağmen, tanıtım ve markalaşma alanında beklenen ilerlemenin sağlanamaması, “Karabük vizyonu kağıt üzerinde mi kaldı?” sorusunu beraberinde getiriyor.

Yetkililerin ve tüm paydaşların, raporda belirlenen hedefler doğrultusunda daha somut adımlar atması gerektiği ifade ediliyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin