Reklam
Reklam

Aritmi merkezi hastalara şifa oluyor

Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Ocak, 2024 16:00 tarihinde yayınlandı
0

Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kardiyoloji Kliniği bünyesinde uygulanan yüksek teknolojik yöntemler ile kalp ritim bozukluğu tedavisinde kesin sonuç alınabiliyor.

Toplumda en sık rastlanılan ölüm nedenlerinden biri olan kalp ritim bozukluklarının tanı ve tedavisi Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kardiyoloji Kliniği bünyesinde açılan Aritmi Merkezi’nde yapılmaya başlandı. Düzce ve bölgesine şifa dağıtmaya başlayan merkez hakkında bilgi veren Kardiyoloji Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğretim Üyesi Gökhan Coşkun, çarpıntı şikayeti ile hastaneye başvuran 49 yaşındaki kadın hastanın tedavi edilerek sağlığına kavuşturulduğu bilgisini verdi. Yapılan tetkiklerinde en son bir hafta önce çarpıntı atağı yaşadığı tespit edilen hasta, hastanede çekilen EKG’sinde nabzının 180 olduğu belirlendi. Hemen EPS ve ablasyon tedavisi için anjio laboratuvarına alınan hastanın çarpıntısının nereden kaynaklandığını tespit eden öğretim üyeleri, başarılı bir ablasyon tedavisi ile hastayı sağlığına kavuşturdu.

Kalp ritim bozukluğu olarak da bilinen aritminin kalp atışının normalden hızlı, yavaş ya da düzensiz olması anlamına geldiğini ifade eden Dr. Coşkun, “Normalde kalp atış hızı dakikada 60 ila 100 arasındadır. Kalp atışının bu değerlerin dışında olması ya da düzensiz olması durumunda bir kardiyoloji uzmanına başvurmak gerekir” dedi.

En yaygın belirtisi çarpıntı

Kalp ritim bozukluğunun en yaygın belirtilerinden birinin çarpıntı olduğunun altını çizen Gökhan Coşkun, bu hastalarda kalbin çok hızlı veya güçlü attığını hissetme, kalpte tekleme hissi, baş dönmesi, sersemlik hissi, göz kararması, nefes darlığı, göğüs ağrısı ve bayılma şikayetleri görülebileceğine dikkat çekti.

Aritminin kardiyak (kalbin kendisinden) ve kardiyak dışı nedenler olarak ikiye ayrılabileceğine vurgu yapan Düzce Üniversitesi öğretim üyesi, kalp kapak hastalığı, kalp krizine bağlı kalp dokusunun zarar görmesi, kalp kası hastalıkları, doğumsal kalp hastalıklarını kardiyak nedenler olarak sıraladı.

Öğretim Üyesi Coşkun, kardiyak dışı nedenler hakkında ise şu bilgileri verdi:

“Tiroid bezi hastalıkları (guatr), diyabet (şeker hastalığı), kansızlık, hipertansiyon, uyku apnesi ve KOAH gibi akciğer hastalıkları kalp ritim bozukluğuna neden olabilen hastalıklardır. Kalp ritim bozuklukları başka nedenlerle kullanılan ilaçlardan da kaynaklanabilir. Antibiyotikler, grip ilaçları, astım ilaçları ve tiroid ilaçları yan etki olarak kalp ritim bozukluğuna neden olabilirler. Sigara, fazla alkol tüketimi, madde bağımlılığı, uykusuzluk, stres veya kaygı gibi etkenler, özellikle çay, kahve, enerji içeceği gibi uyarıcıların aşırı tüketimi kardiyak dışı nedenler olarak sayılabilir.”

Aritmilerin kaynaklanan bölgeye ve kalp hızına göre sınıflandırıldığını dile getiren Coşkun, aritmi şüphesi olduğunda ilk alarak hastanın ayrıntılı öyküsü alınarak muayenesinin yapıldığını bildirdi. Aritmi teşhisinde en sık EKG, Holter ve EPS kullanıldığını da söyleyen Coşkun, aritmi tedavisinde ritim bozukluğunun türüne, derecesine ve hasta özelliklerine göre ilaç tedavisi, ablasyon ya da kalp pili gibi çeşitli yöntemler kullanıldığını sözlerine ekledi.

“Ablasyon tedavisi her yaş grubuna güvenle uygulanabilir”

Ablasyon tedavisinin ilaç tedavisine alternatif olarak veya ilaç tedavisi etkisiz olduğunda en sık tercih edilen aritmi tedavisi yöntemlerinden biri olduğunu belirten Dr. Coşkun, “Ablasyon işleminde EPS de olduğu gibi kasık damarı içerisine yerleştirilen yumuşak teller aracılığıyla kalbe ulaşılır ve burada ritim bozukluğuna neden olan odak tespit edildikten sonra balonla dondurularak veya radyo dalgasıyla yakılarak sorun ortadan kaldırılır. Ablasyon tedavisi her yaş grubuna güvenle uygulanabilir” ifadelerini kullandı.

Ablasyon ile sorunlu bölge tamamen ortadan kalkar

Ablasyon tedavisinin en önemli avantajının aritmiye neden olan sorunlu bölgenin tamamen ortadan kaldırılması olduğunu ifade eden Coşkun, “İlaç tedavisi ile sorunu kalıcı olarak ortadan kaldırmak mümkün değildir. Çarpıntının türüne ve hastalığın şiddetine göre yüzde 70–99 gibi yüksek bir başarı oranı söz konusudur. Ablasyon tedavisi sonrası hastaların neredeyse tamamı 1 gün içinde günlük hayatına dönebilmektedir. Ablasyonun bir diğer avantajı da çoğu hastada ömür boyu ilaç tedavisi kullanma zorunluluğunu ortadan kaldırmasıdır” diye konuştu.

Tüm girişimsel işlemlerde olduğu gibi ablasyon işleminde de bazı riskler bulunduğunun altını çizen Dr. Gökhan Coşkun, ablasyon tedavisinin hastalara faydaları göz önüne alındığında ve gelişen teknoloji ile birlikte bu risklerin oldukça nadir olduğunu da sözlerine ekledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Rektör Özölçer Dünya Şampiyonu Basancı’yı kabul etti

rektor ozolcer dunya sampiyonu basanciyi kabul etti tLIZQiZc
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Haziran, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
0 0

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, FISU Dünya Üniversiteler Combat Sporları Şampiyonası’nda dünya şampiyonu olarak Türkiye’ye büyük bir gurur yaşatan millî sporcu ve BEUN Spor Bilimleri Fakültesi öğrencisi Sude Nur Basancı’yı kabul etti.

8-13 Haziran 2026 tarihleri arasında dünyanın farklı ülkelerinden başarılı sporcuların mücadele ettiği organizasyonda Muaythai branşında ringe çıkan millî sporcu Sude Nur Basancı, şampiyonluk yolunda güçlü rakiplerini yenerek altın madalyanın sahibi oldu.

Uluslararası arenada elde ettiği tarihi başarının ardından Rektörlük makamında gerçekleştirilen ziyarette, Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, dünya şampiyonu Sude Nur Basancı ile başarı yolculuğu ve şampiyona süreci hakkında bilgi aldı. Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, göstermiş olduğu üstün performans ve kazandığı dünya şampiyonluğu dolayısıyla Basancı’yı tebrik ederek teşekkür belgesi ile Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin kuruluş yılı olan 1924’ü ve kuruluş adı Maden Mühendislik Mektebini simgeleyen özel plaketi de başarılı sporcuya hediye etti.

Rektör Özölçer’den Dünya Şampiyonuna tebrik ve plaket

Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, ziyaret kapsamında yaptığı konuşmada şu ifadeleri dile getirdi:

“Üniversitemizin ve ülkemizin adını uluslararası alanda gururla duyuran sevgili öğrencimiz Sude Nur Basancı’yı yürekten kutluyorum. Dünya şampiyonluğu gibi son derece önemli bir başarıya ulaşmak büyük emek, disiplin ve kararlılık gerektirir. Sude Nur’un daha önce de elde ettiği dünya, Avrupa ve Türkiye şampiyonluklarındaki dereceler; azmin, inancın ve sistemli çalışmanın da en güzel örneklerinden biridir.

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak öğrencilerimizin akademik başarılarının yanında sportif, kültürel ve sosyal alanlarda da en iyi şekilde yetişmelerini önemsiyoruz. Sude Nur Basancı, kazandığı altın madalya ile hem ülkemize hem de üniversitemize yeniden büyük bir sevinç yaşatmıştır. Sevgili öğrencimizi, değerli antrenörlerini, Spor Bilimleri Fakültemizin kıymetli akademisyenlerini ve bu başarıda emeği bulunan herkesi gönülden tebrik ediyor; değerli öğrencimize spor kariyerinde ve yükseköğrenim hayatında başarılarının artarak devam etmesini diliyorum.”

Ziyaret, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafının ardından sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin