Arapça tabelalar kalktı, İngilizce tabelalar duruyor: “O zaman İngilizce tabelalar da kaldırılsın” - Karabük Haber Postası
Reklam Alanı — Gövde Üst Bu alana reklam ver
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
21 Nisan, 2024 04:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Arapça tabelalar kalktı, İngilizce tabelalar duruyor: “O zaman İngilizce tabelalar da kaldırılsın”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) yönetimindeki belediyelerin başlatmış olduğu Arapça tabelaların kaldırılmasını Bolulu vatandaşlar destekleyerek, İngilizce tabelaların da kaldırılması gerektiğini savundu.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) yönetimindeki belediyeler Arapça yazılı tabelalara yönelik harekete geçti. Bursa, Kilis, İzmir ve Uşak’taki Arapça tabelalar zabıta ekipleri tarafından kaldırıldı. Sığınmacılara yönelik sert söylemleri ve yaptırımları bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan da geçtiğimiz aylarda Bolu Afganistan Gençleri Sosyal Kültürel ve Yardımlaşma Derneği binasının önüne giderek çağırdığı zabıta ekiplerine tabelayı söktürmüştü. Bolu genelinde göreve geldiği günden bu yana Arapça tabelaya izin vermeyen Başkan Özcan, kentteki İngilizce tabelalara ise dokunmadı. Küresel markaların tabelaları ve bayraklarının dalgalandığı Bolu’da vatandaşlar CHP’li belediyelerinin kararları hakkında konuştu.

Tabelaların kaldırılmasında adaletli olunmadığını ifade eden Mahmut Alan, “Türkiye genelinde, CHP’li belediyelerde görüyoruz bunu daha çok. Esasında bana göre kararlar doğru. Çünkü Türkiye’de yaşıyoruz, Türkçe tabelalar olabilir. Ben bu uygulamayı adaletli bulmuyorum. Türkçe harici tabelalar kaldırılıyorsa o zaman İngilizce tabelalar da kaldırılsın. Madem bir uygulama yapılacak, hepsine uygulanmalı” dedi.

Arapça tabelaların yerine küresel markaların tabelalarının sökülmesi gerektiğini ifade eden Yadigar Keleş, “Öncelikle küresel markaların tabelaları indirilsin. Türklerin kanını sömüren markalar var. Onlar kaldırılmalı” diye konuştu. Sadece Türkçe tabelaların kalması gerektiğini savunan Recep Eren, “Arapça bilmiyoruz, tercümanla dolaşmamız lazım. İngilizceden de anlamayız. Türkçe olacak. Özümüz sözümüz Türk” ifadelerini kullandı.

CHP’ye tepki gösteren Mustafa Bayındır ise “CHP önce kendini kaldırsın. O 6 ok milletin ciğerine batıyor. Kendine bir şey mi zannediyor? Görelim bakalım PKK ile ortaklık nasıl oluyormuş görelim. Ne tabelası, milletin kimliğini kaldıracaklar. Adana ve Mersin’e kadar bölecekler PKK ile birlikte” şeklinde düşüncelerini ifade etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
fevzi aydin 2
Fevzi Aydın Avatarı
Fevzi Aydın
28 Nisan, 2026 13:02 tarihinde yayınlandı
0
0

TÜKETİCİYİ KİM KORUYACAK…

DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ

Fevzi Aydın

Ekonomik kriz ve bölgedeki savaş ortamı nedeniyle gerilen Türkiye’nin sosyo-ekonomik yapısı, halk ve tüketiciler aleyhine büyük kırılganlık ve dengesizlik göstermekte…

Enflasyon, büyüme, istihdam, çalışan ve emekli maaşları, üretim, tüketim, fiyat artışları gibi açıklanan rakamsal değerler, ülkenin sosyo-ekonomik yapısını göstermeli…

Ancak gerçek sosyo-ekonomik yapı ile açıklanan rakamsal değerleri gösteren sosyo-ekonomik yapı arasındaki uçurum oldukça büyük…

Sanayi kesimi, hükümetin finansal desteğinden memnun olmazken, düşük artışlarla desteklenen çalışan ve emekli kesimi ise siyasetten ümidin kesmiş durumda…

ABD-İsrail’in İran’a saldırısıyla başlayan savaş, dünya ekonomisinde büyük kayıplara yol açarken, ekonomi yönetimi, akaryakıt fiyatlarındaki astronomik artışları eşel-mobil sistemi ile dengelemeye çalıştı…

Akaryakıt zamlarının eşel-mobil sistemi ile dengelenmesine son verilirken, belki de tarihin en büyük akaryakıt zamları ile karşılaştı Türk halkı…

Doların artışını durdurmak için merkez bankası milyarlarca dolar harcarken, çalışan ve emeklilerin de gelir dağılımındaki adaletsizlikten kurtarılması için merkez bankası eşel-mobil sisteme finansal destek vermeli…

Çalışma hayatı ile ilgili artışların düşük kalması durumunda da eşel-mobil sistemi ile desteklenerek çalışan ve emeklilerin de ekonomik kriz ortamından daha az etkilenmeleri sağlanmalı…

Sanayi kesimine yapılan vergi indirimleri ve vergilerin silinmesiyle destek çıkılan sektörlere, artışları enflasyonla engellenen çalışma hayatı ve emekliler de eklenmeli…

Ekonomi yönetimi, çalışan ve emekli kesimlere yapılacak artışların ekonomik programı ve enflasyonu etkileyeceğini ifade ederek karşı çıkmakta…

Siyasi iktidar çalışan ve emekli kesime arkasını dönmemeli…

Seçim dönemlerinde çalışan ve emekli kesime art arda yapılan zamlar dikkate alınmalı ve kesimlerin mağduriyeti giderilmeli…

Sektörler ve bazı kesimler finansal desteklerden yararlanırken, çalışma hayatı ve emekli kesimleri de maaşlarına artış yapılmak suretiyle desteklenmeli…

Desteklenen kuruluşlarda çalışanlar da ülkenin ekonomik koşulları altında sıkıntı çekmekte.

Kısaca patronlar desteklenirken çalışanlar ve emekliler de desteklenmeli ki, gelir kazanımında ve üretiminde de adaletli dağılım olsun…

Çalışma hayatı ve emekli kesimde, ücret artışında mevcut sistemin korunmasının doğru olacağını belirten sanayici örgütleri, mevcut sürecin muhafaza edilmesinin makul olacağını ifade etmekte…

Yani sanayiciler ihracat-ithalat ve kur politikalarında güncelleme, finansal destek talep ederken, siyaset de kendi istikbali için patronları desteklemekte…

Toplumun, üretim-tüketim, sosyal dengelerin ve uluslararası ve stratejik ilişkilerin korunması için siyasi istikbal düşünmeden karar vermeli ekonomi yönetimi…

Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…