Alkışla Derneği ve Ova köyleri muhtarları milletvekilleriyle buluştu - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
22 Nisan, 2019 14:37 tarihinde yayınlandı
0
0

Alkışla Derneği ve Ova köyleri muhtarları milletvekilleriyle buluştu

Safranbolu ilçesine bağlı Akkışla köyü ve Ova köylerinin muhtarları Akkışla Uluyayla Dernek Başkanı Durmuş Eren’in organizasyonu Milletvekilleri, Belediye Başkanları ve İl Genel Meclis üyeleri ile bir araya geldi.

Akkışla Uluyayla Derneği’nin öncülüğünde Safranbolu Çevrikköprü’de, köy muhtarları ve dernek yöneticileri, AK Parti Karabük Milletvekilleri Cumhur Ünal, Niyazi Güneş, CHP Milletvekili Hüseyin Avni Aksoy, Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, Eflani Belediye Başkanı İbrahim Ertuğrul, İl Genel Meclis Üyeleri ile bir araya geldi.

Birlik ve beraberliğin sergilendiği yemekte konuşan Uluyayla Akkışla Dernek Başkanı Durmuş Eren, kendileri her ne kadar İstanbul’da yaşasalar da, doğup büyüdükleri toprakları unutmadıklarını söyleyerek, “ Bayramda seyranda hep köylerimize geliyoruz. Bizim köyümüz Ovacuma’dan Eflani’ye kadar bağlı yerlere Ova köyler diyoruz. Ovacuma’dan Eflani’ye bağlayan bir grup yolumuz var. Bunun bir kısmı asfalt oldu, bir kısmının asfalt olmasını sizlerden talep ediyoruz. Aynı zamanda gerçekten eşlerimizi çocuklarımızı köylerimize getirirken sıkıntı yaşıyoruz. İstanbul’da AK Parti’nin yaptığı hizmetleri görüyoruz. Otobanlar, yollar yaptı ama gerçekten Ova bölgesinin köylerinde çakıl vaziyetinde. Bu köyleri en kısa zamanda yapacağınızdan eminiz, en kısa zamanda bu yolların asfalt yapılmasını talep istiyoruz” diye köy muhtarlarının taleplerini iletti.

AK Parti Milletvekilleri ile birlikte Karabük için birlikte çalıştıklarını ifade eden CHP Karabük Milletvekili Dr. Hüseyin Avni Aksoy, “ Bu yolların hakikaten biraz genişletilip asfaltlanması gerekiyor. Safranbolu ile Eflani’yi birleştiren bir anayolumuz var. Bir de Ovacuma’dan geçen yol var. Dağlardan geçen bir yol, gayet güzel bir doğa var. Hatta turizm açısından da faydalı olur. İnşallah bu konuda katkıları olacaktır. Vekil arkadaşlarımızla gayret edeceğiz” dedi.

AK Parti Milletvekili Niyazi Güneş ise, güzel bir çalışma ile Dernek başkanı Durmuş Eren’in katkılarıyla iktidar ve muhalefet ile bir arada olduklarını ifade etti.

Güneş, “ Dernek Başkanımız hepimizi bir çatı altına getirdi. Güzel bir başarı ve bir aradayız. Hepimiz bu memleketin evladıyız. Bu toprakların çocuklarıyız. Hizmeti bu topraklara yapacağız. İşimiz bu, gayretimiz bu. Halkımız bu görevi bize tebliğ etti. Ayrımsız, bütünleştirici bir anlayışla memleketimize hizmet etmek, katkı vermek şüphesiz bunun sonucunda ve sonunda talebimiz Karabükümüzün “Allah razı olsun” demesidir. Eksiklerimizi noksanlarımızı biliyoruz. Yapılacak hizmetleri de biliyoruz. Burada sözü edilen Eflani’mizin, Ovacuma’mızın neleri beklediğini bizden neleri arzu ettiklerini biliyoruz. Köy yolarımızın durumunu, ihtiyaç duyulan suyu olmayan köylerimiz varsa önümüzdeki dönemde görevimiz budur. Geleceğiz, göreceğiz, gezeceğiz. Sandıktan çıkan arkadaşlarımız halkımızın verdiği emaneti iyi değerlendirmeliler. Bundan sonra yapacağımız iş önümüze bakmak ve hizmete koyulmaktır diye düşünüyorum” ifadelerine yer verdi.

Milletvekili Cumhur Ünal ise, “İnsanların bir araya gelerek, konuşarak daha güzel karar verebileceklerini, birbirlerini anlayabileceklerini bu tür toplantılarla sıcaklık bulacaklarını konuştuk değerlendirdik. Bizler de seçilen milletvekilleri olarak bugüne kadar yapmış olduğumuz çalışmaları aynısı ile ya da daha üstü ile elimizden geldiği kadarı ile il genel meclisi üyesi arkadaşlarımızla olan bağları daha sıkı bir şekilde kuvvetlendirerek, bizlere sorunların akışlarını sağlayacaklardır. Bizlerde milletvekilleri olarak siyasi partilerin temsilcileri olarak, hizmetin genelden yerele inmesi ile alakalı çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bugüne kadar yapılan hizmet vardır. Yapılan da yapılmayanda bellidir. Gelinen nokta da bellidir. Daha önceki zamanlarda da Ova köylerinden Eflani’ye giden yolumuzdan senelerce gelip geçmişimdir. O bölgede yapılan bazı çalışmalarda var, onları da gördük. Bu çalışmaların daha geliştirerek oradaki köylerin dışa açılımını, ilçelere açılımını ya da birbirleri ile bağlantılarını daha iyi güçlendirmek için daha kaliteli yol su hizmetlerin alınabilmesi için elbette elimizden gelen hayreti göstereceğiz. İnşallah bundan sonra ülkemizde kesintisiz seçim süreçleri ile tüm siyasi partiler ya da iktidarlar hizmetin akışını daha kaliteli sağlayabilmek ve 5 yıllık süreçlerle daha güzel hizmetlerin ortaya konulması adına kararlar alınacağına inanıyorum” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay