Yenişehir Gençlik Merkezi salonunda AK Parti Karabük İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Genişletilmiş İl Danışma Meclisi toplantısına katılan Mehmet Ali Şahin, 20 yılda iktidar partisi olarak önemli hizmetler yaptıklarını ve Türkiye’nin çehresini değiştirecek önemli yatırımlara imza attıklarını anlatarak, “ Ama bunlara hep karşı çıktılar. Bu sol, Türkiye solu Türkiye’de yapılan her şeye karşı çıkmıştır ve hala aynı gen devam ediyor. Bu CHP’de, onunla birlikte hareket edenlerde Türkiye’de yapılan her güzel şeye hep karşı çıkmışlardır. Türkiye’de güzel bir şey yapmak öyle kolay olmuyor. Türkiye’de bir güruh var aman yaptırmayız, istemezük. Türkiye’nin yakın siyasi tarihi istemezükcülerle, taş üstüne taş koyanların mücadelesi ile geçmiştir. Sonun hep taş üstüne taş koyanlar kazmıştır, yine taş üstüne taş koyanlar kazanacaktır” dedi.
“Güçlendirilmiş parlamenter sistemi Türkiye’deki vesayeti güçlendiriyor”
‘Hep tenkit ediyorsunuz da, siz ne yapacaksınız ?’ diye soran Şahin, “ Biz Türkiye’de bu Cumhurbaşkanlığı sistemini gönderip, yerine güçlendirilmiş parlamenter sistemini getireceğiz diyorlar. Şunu bilesiniz ki, güçlendirilmiş parlamenter sistemi Türkiye’deki vesayeti güçlendiriyor. 28 Şubat’ta bir toplantı yapıp 40 sayfalık bildiri yayınladılar. Orada bir sorunun cevabını özenle aradım. Birçok meraklı kişi de aradı. Peki siz bu sisteme geçerseniz Cumhurbaşkanını kime seçtireceksiniz. Cevabı yok. Şuan halk seçiyor. Bunlar yeni sistemde buraya yazamadılar, korktular, çekindiler. Biz meclise seçtireceğiz diyemediler, çünkü niyetlerinin olduğunu biliyorum. Meclise seçtirince ne olacak, biz bunu çok yaşadık. Bu güçlendirilmiş parlamenter sistemi diyenlerin amacı ne biliyor musunuz, yeniden cumhurbaşkanı seçme yetkisini halktan alıp, meclise vermek. Geçmişte yaşanan o dönemleri tekrar Türkiye’de yaşatmanın yolunu açmaktır. Şimdi bu CHP’nin başında bulunduğu 6’lı ittifak, Millet ittifakı adı, yeniden güçlendirilmiş parlamenter sistemine geçelim derken, Cumhurbaşkanını meclise seçtirerek, Türkiye’deki vesayet düzenini hortlatmak istiyor. Bunların adı Millet, ama bunlar millete filan güvenmiyor. Millete güvenen, milletin seçtiği Cumhurbaşkanına razı olur. Bizde istiyoruz ki, millet bundan sonra Cumhurbaşkanını seçmeye devam etsin der, yiğitçe diyemiyorlar, çünkü ipleri başka birilerinin elinde” diye konuştu.
“Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminden vazgeçip, yeniden parlamenter sisteme geçmek tam bir hayaldir”
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e de yüklenen Mehmet Ali Şahin, “ Meral hanım diyor ki, biz yeniden Tayyip Erdoğan diye birini seçmeyeceğiz. Finlandiya ve Almanya Cumhurbaşkanı gibi kimsenin tanımadığı, etliye sütlüye karışmayan Türkiye’nin meseleleri ile ilgilenmeyen, sembolik yetkilere sahip bir Cumhurbaşkanı seçeceğiz. Ya şu dünyanın haline bakın, yanı başımızda savaş var, ülkelerin lider konumundaki kişilerin önemi o kadar önemli ki. Bakın 1 ay içinde 35’i aşkın lider ve hükümet başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşüp onun fikrini almak ve onunla istişare etmek için bir kısmı Türkiye’ye geldi, bir kısmı ise telefonla görüştü. Bu güçlü liderliktir. Özellikle bu savaş konusunda izlediği diplomatik yolun ne kadar isabetli olduğunu gösteriyor. Her iki ülke liderle de istediği zaman konuşabiliyor. En son dünya Rusya liderin Putin’e dedi ki, ‘Gel şu barışı sağla ve barışın kahramanı sen ol’. Güçlü lider lazım. Kimsenin tanımadığı birini seçeceksiniz. Türkiye’yi kim yönetecek, Meral hanım diyor ki, ben Başbakan olacağım. Bakın Meral Hanım, bu tam ham bir hayaldir. Kılıçdaroğlu’na ve diğerlerine de söylüyorum; Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminden vazgeçip, yeniden parlamenter sisteme geçmek tam bir hayaldir. Tıpkı Türkiye’nin çok partili sisteme geçtikten sonra tekrar tek partili döneme dönmesi gibi hayal bir iştir. Türkiye 1946’da çok partili sisteme geçmiştir ve artık 46 öncesine tek partili döneme geçmeyecek” ifadelerinden bulundu.
“Kendinizi ve adayınızı Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine göre hazırlayın, zaten seçime böyle gireceğiz.”
Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçtiğini ve yeniden eskiye dönmeyeceğini de kaydeden Şahin, konuşmasında şunları söyledi: “ Bunu kafanıza iyice koyun. Buna sizin gücünüz yetmeyecek. Hadi gücünüz yetiyorsa yapın bakalım. Parlamentoda bu 6’lı ittifakın 174 milletvekili var toplam, HDP’yi de eklediğinizde 230 eder. Peki seçimlerde ne kadar oy alacağınızı düşünüyorsunuz. Anaysayı değiştirmek için referanduma gitmek için 360 milletvekili gerekli, 400 vekil ile de referandumsuz geçmesi lazım. En son anket sonuçları ortada, bugün seçim olsa AK Parti, yüzde 38.7, CHP 25.1, İYİ Parti yüzde 11, MHP yüzde 10.5, HDP ise yüzde 9.5 olarak çıkıyor. 2018’teki anca mevcut durumlarını koruyorlar. Bırakın ilave 130, 170 milletvekilini çıkarmayı iktidara bile gelemeyeceksiniz. Şu tabloya göre kendi Cumhurbaşkanınızı bile seçemeyeceksiniz. Hangi güçlendirilmiş parlamenter sistemden bahsediyorsunuz, bunları bırakın. Meral hanıma da, Kılıçdaroğlu’na da söylüyorum; onlar şahsen benim dostlarımdır. Buradan eski TBMM Başkanı olarak diyorum ki, bu ham bir hayaldir, buradan netice almanız mümkün değildir. Kendinizi ve adayınızı Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine göre hazırlayın, zaten seçime böyle gireceğiz. Etliye sütlüye karışmayacak bir adam milletin karşısına çıkınca ne diyecek, ‘Kusura bakmayın ey halkım sizden yüzde 50+1 oy istiyorum ama , ben hiçbir işinizle meşgul olmayacağım. Ben silik bir cumhurbaşkanlığı yapacağım mı’ diyecek. Kendi ifadelerine göre düşük profilli bir aday, sembolik yetkilere sahip bir cumhurbaşkanı. Ben sizim hiçbir işinize karışmayacağım diyen bir cumhurbaşkanı adayına millet niye oy versin. Bu akılsızlıktır. Dolayısıyla bu sevdandan vazgeçin. Ne olacakmış Başbakan olacakmış. Meral hanım Başbakanlık bu ülkede kaldırıldı. Anayasa Başbakanlığı kaldırdı. Bu sistemin gelmesi de mümkün değil. Başbakan olacağım diye ortada dolaşma, millete söyleme gülünç duruma düşüyorsun. Yüreğin yetiyorsa Cumhurbaşkanı adayı ol Tayyip beyin karşısına.”
“Türkiye’de normalleşme konusunda ciddi bir adım atmış olursunuz”
Millet ittifakının Cumhurbaşkanı adaylarının da henüz olmadığından da bahseden Şahin, “Biri silik diyor, diğeri başka bir şey söylüyor. Şimdi aslında bir AK Partili biri olarak değil vatandaş olarak söylüyorum; Millet ittifakının 6 partisi bir araya gelmiş Cumhurbaşkanı adayı arıyorlar. Bizim iktidar partisi Cumhur ittifakını kurdu. Kim Cumhurbaşkanı adayımız Recep Tayyip Erdoğan. Çünkü bu ittifakın en büyük partisi AK Parti’dir, diğerleri adayımız Erdoğan’dır diyor. Bu 6 parti içinde en büyüğü kim CHP. Aslında normal olması gereken, millet ittifakının Cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu olması lazım. Diğer partilerde demesi lazım ki, bu ittifakın en büyük partisi ana muhalefet partisi genel başkanı Kılıçdaroğlu’dur, bizim adayımız da Kılıçdaroğlu demeleri lazım. Diyemiyorlar, Çünkü Kılıçdaroğlu’na güvenmiyorlar. Güvenmediğiniz yerde niye birlikte oluyorsunuz. Kılıçdaroğlu, medeni cesaret gösterip bu ittifakın en büyük partisi benim ve Cumhurbaşkanı adayı da benim demesi lazım. Bunu diyemiyor. Bana göre hak. İktidar partisinin karşısında ana muhalefet partisinden birinin, genel başkanının Cumhurbaşkanı adayı olması onun hakkıdır. Hatay Belediye başkanı bir şey demişti, ‘Bizim Cumhurbaşkanı adayımızı dış mahfiller belirleyecek’ demişti. Bunu mu beliyorsunuz Kılıçdaoğlu ve Akşener. Dışarıya mı bağlısınız. Oradan gelecek talimata göre mi Cumhurbaşkanı adayını belirleyeceksiniz. Çıkın Millet ittifakı olarak en büyük parti CHP en büyük parti ve onun genel başkanı da Cumhurbaşkanı adayımızdır deyin, hem böylece Türkiye’de normalleşme konusunda ciddi bir adım atmış olursunuz. Başbakanlık hayali filan kurmayın. Güçlendirilmiş parlamenter sisteme filan geçmez artık Türkiye, sizin buna gücünüzde yetmez. Bu hayallerle de milleti aldatmaya kalkışmayın.” dedi.
Toplantıda, AK Parti Karabük Milletvekilleri Cumhur Ünal ve Niyazi Güneş, İl Başkanı Av. İsmail Altınöz, İl Genel Meclis Başkanı Ahmet Sözen, ilçe belediye başkanları ile partililerde hazır bulundu.


Ak Parti Heyeti Bir Araya Geldi
Tarihi kentte tulum sesi yükseldi
Düzce Belediyesi’nin yürüttüğü kazı çalışmalarıyla gün yüzüne çıkan Konuralp Antik Kenti, bu kez tarihin içinden yükselen tulum ezgilerine ev sahipliği yaptı. 8 yaşındaki Ahmet Semih Toraman, tarihi atmosferde tulum çaldı, geleceğe dair en büyük hayalini paylaştı.
Yakın zamanda restorasyon çalışmalarının başlayacağı Konuralp Antik Kenti bir yandan yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekerken, diğer yandan da sanatla ilgilenenlerin uğrak noktası haline geldi. Konuralp İlkokulu öğrencisi 8 yaşındaki Ahmet Semih Toraman da babası ile birlikte tulum provalarını Konuralp Antik Kenti’nde yapıyor. Enstrümana ilgisinin babası sayesinde başladığını söyleyen Toraman; “Tulum çalmayı babamdan öğrendim, sonra kendi kendime geliştirdim. İleride de bu işi yapmayı düşünüyorum” dedi.
Provalar; arabada, tarlada ve Konuralp sokaklarında
Oğlunun müziğe olan ilgisini büyük bir gururla destekleyen baba Nedim Toraman ise tulum serüveninin küçük bir hediye ile başladığını anlattı.
Tulum sanatçısı bir arkadaşının hediye ettiği küçük tulumun ardından Ahmet Semih’in kendini geliştirdiğini ifade eden Toraman, oğlunun her fırsatta prova yaptığını söyledi.
Kendisi de kemençe çaldığını belirten Toraman, “Akşamları arabada çalıyoruz, Konuralp’in sokaklarında ve bazen hafta sonu tarlaya gittiğimizde prova yapıyoruz. Kültürünü yaşatıp geliştirmesi çok kıymetli. Başka enstrüman çalarsa da yardımcı olacağım” diye konuştu.
Konuralp’in tarihi dokusunun kendileri için çok özel olduğunu vurgulayan Toraman, restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından antik kentte oğluyla birlikte konser verme hayali kurduklarını belirterek, “Burada yürümek, burada çalmak, burayı hissetmek farklı bir duygu. İnşallah restorasyon bittikten sonra bu atmosfer içerisinde baba oğul bir konser vermek istiyoruz. Çocuğumla birlikte aynı sahneyi paylaşmayı hayal ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Düzce Belediyesi’nin çalışmalarıyla tarihi mirası yeniden ayağa kaldırılan Konuralp Antik Kenti, kültür ve sanatın buluştuğu özel anlara ev sahipliği yapmaya devam ediyor.


