Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Eylül, 2024 00:07 tarihinde yayınlandı
0

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şen: “İstanbul’da sıfırdan geliştirilmiş bir tane iş yok”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen ‘Türkiye Buluşmaları’ programı kapsamında geldiği Gümüşhane’de muhalefete yüklendi.

Kent merkezinde bulunan bir otelin toplantı salonunda düzenlenen ‘Türkiye Buluşmaları’ programına AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve AR-GE Başkanı Mustafa Şen, AK Parti Gümüşhane İl Başkanı Mehmet Emin Erdoğdu, AK Parti Gümüşhane Milletvekili Av. Celalettin Köse ile birlikte AK Partili Milletvekilleri, belediye başkanları, parti yöneticileri ve partililer katıldı. Burada konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şen, İstanbul, Ankara ve İzmir’de yaşanan sorunları dile getirerek muhalefete yüklendi.

“İstanbul’da sıfırdan geliştirilmiş bir tane iş yok”

İstanbul’da seçmenlerin veryansın ettiğinin altını çizen Genel Başkan Yardımcısı Şen, İzmir’de de denizin kirlilikten öldüğünü söyleyerek “Bakın İstanbul’a. Allah rızası için sıfırdan geliştirilmiş ve başlanmış bir tane İstanbul ölçeğinde iş yok. Yapılan işlere bakın, orta halli bir Belde Belediyesi’nin, çalışkan bir belediye başkanının on katıyla yapacağı işler. Şimdi destekçileri ver yansın ediyorlar. Diyorlar ki yahu su bu, su. Bu su elektrikten daha pahalı nasıl olabilir? Hadi oldu boş evde bu kadar nasıl olabilir? Siz bilirsiniz beyler. Siz yapmadınız mı bu işleri? Verin hesabını siz yaptınız. Biz sizi uyardık. Neden böyle? Çünkü dert yok arkadaşlar. Bizim muhalefet partilerinde dert yok. İzmir’de arkadaşlar deniz öldü. Bakın bir gölden, bir dereden, bir su birikintisinden bahsetmiyorum. Allah’ın denizi öldü. Denizi öldürdüler. Neden? Dert yok. Bütün mevzu bu. AK Parti olmazsa, hani şunu yapmış olmayayım asla AK Parti’sizlikle milleti korkutmak değil yaptığım sadece örnekleri gösteriyorum. Soru çok basit AK Parti Yerel iktidarda olsaydı yani belediyede biz olsaydık Cumhur İttifakı orada olsaydı İzmir Körfez öyle olur muydu? Ege Denizi ölür müydü arkadaşlar? Deniz kenarı olan bir şehir ozon kokar arkadaşlar. Oksijen kokar, deniz kokar. İzmir başka bir şey kokuyor. Balıklar öldü. Yüz binlerce milyonlarcası öldü. Ne diyor bay başkan, sayın başkan diyor ki bakan gelsin temizlesin. İyi de bakan mı kirletti orayı? Siz orada ne yapıyorsunuz yıllardır? Bir 5 sene ne yaptınız? Ondan önceki 5 sene ne yaptınız? Ondan önceki 5 sene ne yaptınız? İzmir halkı size niye oy verdi” dedi.

“Başkentimiz baş köy oldu”

Ankara’da trafik sorunu olduğunu ileri süren ve başkentin baş köy haline geldiğini savunan Şen, “Ankara ölçeğinde, başkent ölçeğinde yapılmış, sıfırdan alınmış, yapılmış bir tane proje yok. Arkadaşlar başkentimiz, başşehrimiz oldu, baş köy. Yahu Ankara’da trafik yoktu. Bazıları Melih Bey’e kızıyor. Melih Bey Ankara’ya çok büyük hizmetler yaptı. Şimdi görüyor onu herkes. Ankara’da trafik yoktu. Ankara’da trafik var arkadaşlar. Neden? Çünkü baş köye döndü. Ben sadece karşılaştırmalı örnekler veriyorum. Yoksa öyle milleti korkutalım böyle bir şey. Türk milletini kimse korkutamaz. Biz şehirlerimizi, ülkemizi bu halde bırakamayacağımıza göre arkadaşlar ne yapacağız? Daha çok çalışacağız. Milletimizin daha çok içinde olacağız. Daha çok derdini dinleyeceğiz” diye konuştu.

“Vatandaşın derdini dinleyeceğiz ve çözeceğiz”

Vatandaşların ekonomiye yönelik eleştirilerinin doğru olduğunu belirten Şen, “Vatandaşa gidiyoruz, diyor ki fiyatlar şöyle böyle doğru söylüyor. Çok sert söylüyor. E doğru söylüyor. Vatandaş sert de söyleyebilir, yumuşak da söyleyebilir. Dediği doğru mu? Doğru. Fiyatları yüksek. Ama düşürüyoruz doğrultuyoruz, hatayı düzeltiyoruz. Ya da işte emekli maaşları doğru, vatandaş doğru söylüyor. Evet arttırdık kat olarak 20 sene öncesine göre oranlarsanız yüksek ama bugünkü fiyatlar karşısında düşük kalıyor. Vatandaş doğru söylüyor. Biraz sert söylüyor. Ne yapalım o da onun karakteri. Dolayısıyla ona katılacağız. Dinleyeceğiz ve çözeceğiz, çözüyoruz. Nitekim vatandaş o araştırmaların sonuçları bende ve diyor ki çözüm yine AK Parti. Bırakmıyor AK Parti’yi, vatandaş AK Parti’yi bırakmazken, AK Parti seçmeni nasıl bırakabilir? Öyle bir hakkı yok. Biz bunları yaparken arkadaşlar, muhalefet hiçbir şey yapmazken, biz geçenlerde bir komutan atadık. Bir komutan atadık. Uzay komutanı Alper Gezeravcı. Astronotumuz uzay komutanlığına atandı. Hani kurduğumuzda CHP Anayasa Mahkemesi’ne gitti kapatılması için. Biz uzay ajansı kurduk. Biz bunlarla uğraşırken onlar da sen bana konuşma vermiştin yok ben sana konuşma vermiştim de sen vermemiştin de onlar da bunlarla uğraşsınlar. Ergenler gibi. Kendi oyuncaklarıyla oynasınlar. Biz milletimizin hizmetinde, milletimizin emrinde onun dediğini yaparak yine inşallah seçim üstüne seçim, zafer üstüne zafer yapacağız” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay tarafından
07 Mayıs, 2026 14:51 tarihinde yayınlandı
0

MÜJDE, ULTRA ZENGİN SAYIMIZ 4208 OLMUŞ !

Türkiye’de gelir dağılımı adaletsizliği, son yıllarda belirgin bir şekilde derinleşmiş durumda. Güncel verilere göre Türkiye, Avrupa’da gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumunda. En yüksek gelire sahip %20’lik grup, toplam gelirin yaklaşık %48’ini alırken; en düşük gelire sahip %20’lik kesim toplam gelirden yalnızca %6,4 pay alabilmekte. En zengin %10’luk kesimin geliri, en yoksul %10’luk kesimin gelirinden yaklaşık 15 kat daha fazla. Gelir dağılımı eşitliğini ölçen Gini katsayısı Türkiye’de 0,461 seviyesinde. Avrupa Birliği ortalaması 0,29

ULTRA ZENGİN SAYIMIZ SON 5 YILDA %93.5 ARTMIŞ

İngiliz gayrimenkul danışmanlık şirketi Knight Frank’ın The Wealth Report 2026 verilerine göre Türkiye’de 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda %93.5 artmış.2174 ten 4208’e çıkmış. Milyarder sayımızın aynı dönemde 35 ten 46 ya çıkacağı öngörülüyor.
Milyonlarca insan açlık ve yoksulluk mücadele ederken, milyarderlerimizin sayısı hızla artıyor.

GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİNİ ÖNLEME ÇABALARI YETERSİZ

Dünya Bankası verilerine göre Türkiye, gelir eşitsizliği bakımından 130 ülke arasında 28. sırada yer alarak birçok gelişmekte olan ülkeden daha kötü bir tablo sergiliyor. Bu adaletsizlik, orta sınıfın zayıflamasına ve halkın büyük bir kesiminin ( yaklaşık her 10 kişiden 6’sı ) borçlu bir şekilde yaşamını sürdürmesine neden olan sosyoekonomik bir krizin temel taşlarından biridir.

Gelir dağılımdaki adaletsizliği önlemek için devletler tarafından uygulanan en temel yöntem, maliye politikası araçlarını kullanarak geliri piyasada oluştuğu halinden (birincil dağılım) daha adil bir seviyeye (ikincil dağılım) taşımaktır.
Bu adaletsizliği önlemek için kullanılan başlıca stratejiler şunlardır:

– Yüksek gelir gruplarından daha yüksek oranda vergi alınarak, toplanan kaynağın alt gelir gruplarına aktarılmasıdır.

– Düşük gelirliler üzerindeki vergi yükünü azaltmak amacıyla asgari ücretten vergi alınmaması veya temel gıdada vergi indirimleri yapılmasıdır.

– Gelirin ötesinde, birikmiş servet üzerinden alınan vergilerle servet yoğunlaşmasının önlenmesi hedeflenir.

– Yoksulluk sınırı altındaki ailelere yönelik doğrudan nakdi transferler ve sosyal güvenlik ödemeleridir.

– Sağlık, eğitim ve barınma gibi temel hizmetlerin devlet tarafından ücretsiz veya sübvansiyonlu sunulması, alt gelir gruplarının harcamalarını azaltarak dolaylı gelir artışı sağlar.

– Asgari ücretin yaşam standartlarını karşılayacak düzeyde belirlenmesi, Gini katsayısını (eşitsizlik ölçütü) düşüren doğrudan bir araçtır.

– Eğitim ve mesleki eğitim politikalarıyla düşük nitelikli işgücünün verimliliği artırılarak daha yüksek ücret alabilmeleri sağlanır.

– İşsizliğin azaltılması, hanehalkı gelirlerini doğrudan artırarak eşitsizliği azaltan en kritik faktörlerden biridir.

– Vergi kaçakçılığının önlenmesi ve çalışanların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması gelir dağılımını iyileştirir.

– Eğitim ve sağlığa erişimde adaletin sağlanması, bireylerin ekonomik basamakları tırmanma şansını (sosyal mobilite) artırır.

Bu konularda bir takım çalışmalar olsa da gelir dağılımı adaletsizliğini önlemede son derece yeteresiz.

Ne yazık ki, yoksulla zengin arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor.
24 yılın sonunda geldiğimiz durumun özeti budur.

İlyas Erbay

Bizi sosyal medyadan takip edin