Ağustos Olmadı, Gözler Yıl Sonuna Çevrildi!.. - Karabük Haber Postası
g12 2
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
09 Ekim, 2025 10:13 tarihinde yayınlandı
0
0

Ağustos Olmadı, Gözler Yıl Sonuna Çevrildi!..

Karabük’te yapımı devam eden ve kente yeni sosyal donatılar kazandıracak olan Millet Bahçesi projesinin açılış tarihi belirsizliğini koruyor.

Daha önce Ağustos ayında açılacağı duyurulan projenin teslim süresi bir kez daha ertelenmiş görünüyor.

Eylül ayının da geride kalmasıyla birlikte, Ekim ayı ve önümüzdeki birkaç ay içinde de açılması mümkün görünmeyen Millet Bahçesi için şimdi beklenti yıl sonuna yöneldi.

Karabük Kent Meydanı  ile bütünleşen Millet Bahçesi; dinlenme alanları, yürüyüş yolları, spor sahaları ve sosyal tesisleriyle dikkat çekiyor. Proje kapsamında 15 dükkandan oluşan ticari alan, nikâh salonu, kitap kafe, çocuk oyun alanları ve  spor sahaları yer alıyor. Ayrıca, açık hava etkinliklerine ev sahipliği yapacak  konser ve sinema alanı, anıt meydanı,  çardaklar  ve  seyir terası gibi bölümler de projede bulunuyor.

Yaklaşık  79 bin metrekarelik  geniş bir alana yayılan Millet Bahçesi, Karabük’ün yeşil dokusunu güçlendirecek önemli bir proje olarak öne çıkıyor. Özellikle gençlere hitap eden  kaykay pisti ve  açık hava masa tenisi alanı gibi  spor olanakları da bulunuyor.

SÖZ VERİLEN YAPILAR BEKLENİYOR

Millet Bahçesi’nin içerisinde  Emekli Evi, Şehit ve Gaziler Evi, Emeklilere ücretsiz yemek verecek Belediye Lokantası, Hanımlar Konağı  ve Basın Evi  yapılacağı açıklanmıştı. Bu vaatler önceki dönem milletvekilleri ve AK Parti İl Başkanlığı tarafından kamuoyuna duyurulmuştu.

Ayrıca seçim döneminde, mevcut  Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya  da Millet Bahçesi içerisinde  Basın Evi  bulunacağını ifade etmişti. Ancak bu yapıların akıbetiyle ilgili henüz net bir bilgi paylaşılmadı.

DEMİR ÇELİK MÜZESİ RAFTA BEKLİYOR

Proje kapsamında,  KARDEMİR tarafından Karabük’ün ruhunu yansıtacak ve kentin sanayi kimliğini turizmle buluşturacak bir  Demir Çelik Müzesi  yapılması da planlanmıştı. Bu müze, Karabük’ün geçmişiyle geleceğini birleştirecek örnek bir çalışma olarak lanse edilmişti.

Ancak, müze projesinin  önceki KARDEMİR Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir döneminde askıya alındığı, yeni yönetim döneminde ise hala raftan indirilmediği belirtiliyor. Vatandaşlar, KARDEMİR’in bu prestij projesini yeniden gündeme almasını bekliyor. Karabüklüler, hem Millet Bahçesi’nin tamamlanmasını hem de vaat edilen sosyal tesislerin hayata geçirilmesini sabırsızlıkla bekliyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay