Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
21 Haziran, 2023 11:10 tarihinde yayınlandı
0

Ağrı’da çilek yetişmez denildi, 1 yılda 200 ton verim alındı

Ağrı’da “Çileğe Dokunuş Projesi” ile toprakta hayat bulan çilekler, çiftçiye gelir sektöre alternatif oldu.

Ağrı’da ilk defa çilek yetiştiriciliği noktasında Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ağrı Valiliği tarafından 2021 yılında yüzde 90 hibe desteğiyle 72 üreticiye finanse edilen “Çileğe Dokunuş Projesi” ile 2022 yılında 200 ton çilek toplandı. Çilekte verimin alınması ve yoğun talep üzerine yeniden projelendirilen “Çileğe Dokunuş Projesi” bu defa yüzde 80 hibe ile 83 üreticiye destek verildi. Çilek yetişmez denilen topraklarda hayat bulan çileklerden bu yıl 500 ton verim alması hedefleniyor.

69685 aw919079 03

“Bu sene hedefimiz 500 ton çilek üretmek”
Projenin asıl amacının işletmelerin gelir seviyesini yükselterek İl ekonomisine katkıda bulunmak, kentte üretim yapan çiftçilere yeni üretim desenlerinin uygulanabilirliğini göstermek, kentin çilek ihtiyacına katkıda bulunmak ve alternatif üretim çeşitliliğini artırmak ve geliştirmek olduğunu söyleyen Ağrı İl Tarım ve Orman Müdürü Kenan Engin, “Ağrı, tarım ve hayvancılığın çok yoğun yapıldığı bir il. Ağrı valimizin öncülüğünde yaklaşık 3 yıldır bitkisel ürün çeşitliliği noktasında çok yoğun çalışmalar yapıyoruz. 2021 yılında toplamda 72 tane üreticimize 40 dekar alanda yüzde 90 hibe ile çilek bahçeleri kurduk. Kurulan bahçelerle mühendislerimiz birebir ilgilendi. Ağrı’da ilk defa çilek yetiştiriciliği noktasında çok yoğun çalışmalar başlattık. 2021 yılında kurduğumuz bu bahçelerden 2022 yılında yaklaşık 200 ton çilek hasat etmiş olduk. Buradaki asıl amacımız özellikle aile işletmelerimize dönemlik gelir getirecek bitkisel ürün projeleri yapmak. Bu manada çilek ile ilgili Ağrı’da çok güzel dönüşler aldık. Yetiştirici çok memnun kaldı. Bu projenin sahada çok etkin olduğunu görünce 2022 yılında tekrar projelendirdik. Bu sefer yüzde 80 hibe ile 83 üreticiye toplamda 60 dekar alanda çilek projesi yaptık. Şu an 155 tane çiftçimize toplam 100 dekar alanda çilek üretimi için bahçe kurmuş olduk. Bu sene yeni kurduğumuz bahçelerle birlikte hedefimiz 500 ton çilek üretmek ve Ağrı ilimizi diğer bitkisel ürünlerde olduğu gibi çilekte de ön plana çıkacak bir il olmasını sağlamak. Hem çilek projesi hem de meyvecilik projesi yetiştirilmeyeceğine yönelik tepkiler aldık. Ağrı’da bugüne kadar çilekle ilgili bir çalışma yapılmadığı için bu tepkileri aldık. Zaten burada hem sayın valimizin hem de bizlerin önemli hedeflerinden biri de bitkisel ürün çeşitliliğini artırmak. Tabii bu yetişmez algısını kırmak bizim için çok önemli” ifadelerine yer verdi. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin