Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
05 Mart, 2018 14:30 tarihinde yayınlandı
0

Afyon Milletvekili Burcu Köksal’dan CHP’ye ziyaret

TSK’nın Afrin bölgesine düzenlediği “Zeytindalı Harekatı”nda şehit düşen Piyade Astsubay Kıdemli Çavuş Ömer Bilal Akpınar’ın Ailesini ziyaret için Karabük’e gelen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Afyon Milletvekili Burcu Köksal CHP  İl Teşkilatını ziyaret etti. Partililerle bir süre sohbet eden Köksal daha sonra TBMM’de gündemde olan cinsel istismar ve kadına şiddet olmak üzere bir çok konuda açıklamalarda bulunarak AK Parti İktidarını çok sert bir şekilde eleştirdi.

Açıklamalarına 8 Mart Dünya kadınlar Gününü kutlayarak başlayan CHP Afyon Milletvekili Burcu Köksal, “Türkiye AKP İktidarında cinsel taciz 449 oranında arttı,  çocuk istismarı son 10 yılda yüzde 700 arttı, 2017 yılının ilk 9 ayında 211 kadın cinayeti işlenmiş durumda, 258 kız çocuğu istismara uğramış durumda, 306 kadın şiddete maruz kalmış durumda, yine AKP iktidarında fuhuş yüzde 790 oranında artmış görünüyor. Uyuşturucu bağımlılığı da maalesef Karabük ilinde de çok yoğun olduğunu öğrendim ve buna gerçekten üzüldüm, 16 yılda yüzde 678 oranında artmış durumda. AKP’nin kadına yönelik şiddetle yada çocuk istismarı ile ilgili gerçekçi bir mücadele içinde olmadığını görüyoruz. Sadece kağıt üzerinde kalan söylemlerle mücadele der gibi yaparak bir geçiştirme içindeler. Bu dönem AKP iktidarında cinsiyet ayrımcılığı had safhaya ulaşmış durumda. Çocuk istismarı ile ilgili etkin bir mücadele olmadığını gözlemlemekteyiz. Çocuk istismarı ile ilgili olarak Komisyonda yer aldım ve önerilerimiz yeteri kadar kabul görmedi. İstismarda adı geçen vakıflarla ilgili hiçbir şey yapılmadı adeta üstü kapatıldı. İstismarın üstünü kaparak bunu önleyemezsiniz CHP olarak çocuk istismarları ile ilgili verilecek en ağır cezaları destekleyeceğimi söyledik ve bunun arkasındayız. Ancak cezai yaptırım bu konuda tek başına yeterli değil, eğitim önemli küçük yaşlardan itibaren tüm çocuklarımızın bu konuda eğitilmesi bilinçlendirilmesi, toplumun bilinçlendirilmesi son derece önemli. Bunlarla etkin mücadelede samimi olunması lazım” dedi.

“TÜRKİYE’DE 5 TEMEL SORUN VAR”

Türkiye’de 5 temel sorun olduğunu ifade eden Köksal; “Bunlar Demokrasi, Ekonomi, Eğitim, Kürt sorunu ve Dış Politika. Bu beş temel sorun çözülmediği müddetçe Türkiye rahat bir nefes alamaz, bir düzlüğe ulaşamaz. Türkiye’de işsizlik resmi rakam yüzde 11 gözüküyor ama biz işsizliğin yüzde 17’lerde olduğunu biliyoruz. Çünkü bazı gençlerimiz artık iş bulmaktan ümidini yitirdikleri için işsiz oldukları halde herhangi bir yere müracaatları olmuyor, bugün her beş gencimizden biri ne eğitim görüyor ne de çalışıyor. Ve yaklaşık Türkiye’de 5 Milyon gencimiz işsiz ve eğitim dışı. Asgari ücretli ailelerimiz maaşlarını ilk aldıkları gün borç ödemekten neredeyse ayın bütün gününü parasız geçiriyorlar veya bir sonraki aya borçlanarak gidiyorlar. Özel sektöre baktığımızda özel sektör dış borçla ayakta kalmaya çalışıyor. Bugün özel sektörün dış borcu 307.8 Milyar TL olmuş 2017 itibariyle. Kamu bankaları da yandaşa, yoldaşa peşkeş çekilmiş durumda maalesef ve  dış ticaret açığımız 16 yıl itibariyle 2017 yılı rakamına göre 960.6 Milyar Dolar. Bunun anlamı şu Türkiye olarak ürettiğimizden fazlasını tüketiyoruz. Hani kendisinin yerli ve milli olduğunu iddia eden bir iktidar var ya, yerli ve milli üretimi bitirmeye ahdetmiş bir iktidar var. Türkiye şu an kaynaklarını, kendi işçisine, emeklisine, çiftçisine, emekçisine, esnafına, kendi yurt dışına değil yurt dışına gönderiyor işte bu dışa bağımlılık yüzünden. Bu dışa bağımlılık nasıl ortaya çıkıyor? Et Balık Kurumu satıldı biliyorsunuz hayvan ithal etmeye başladık, süt endüstrisi kurumu satıldı, Yem A.Ş.satıldı yem ithal ediyoruz, Tütün fabrikaları elden gitti tütün ithal ediyoruz, şimdi de en son şeker fabrikalarına gözlerini diktiler şeker fabrikaları da elden çıktıktan sonra iki milyon dolarlık Türk şekeri Amerikan kökenli başta Kargil olmak üzere nişasta bazlı şeker üreticilerine teslim edilecek. Amerikan Lobisinin ağır baskıları ile iktidar kanadına maalesef şeker fabrikalarının özelleştirilmesi için düğmeye basıldı. Biz parti olarak bu konuda benimde içinde bulunduğum 20 kişiden oluşan Şeker Komisyonu oluşturduk bununla ilgili Türkiye’de satışı sunulan tüm Şeker fabrikalarını ziyaret ediyoruz, buralarda işçilerle, pancar üreticileri ile, sivil toplum örgütü ve sendikalarla görüşüyoruz, oradaki yurttaşlarımızı bilinçlendirme çalışıyoruz. Esasında bu o 14 İlin sorunu değil, Türkiye’deki 81 İlin, 80 Milyonun sorunu, çünkü bu fabrikalar özelleşirse büyük çoğunluğu hatta tamamı kapatılacak  ve biz  pancardan üretilen şekeri yiyemeyecek   duruma geleceğiz. Kanser Obezite gibi çeşitli hastalıklara yol açan bir nevi sentetik zehir olarak tabir edilen nişasta bazlı şeker tüketeceğiz. Baktığımızda çiftçilerde üretimi bırakmış durumda, 202 yüzde 22’lik bir tarımsal nüfus vardı,  bugün yüzde 8’lere düştü. Çünkü bu ülkede çiftçi dünyanın en pahalı mazotunu kullanıyor, çiftçi tam destekleme alamıyor, iktidar hep eksik ödeme yaptı ve bunun neticesinde çiftçi sağa sola borçlanmak zorunda kaldı, uygulanan yanlış tarım politikaları hep çiftçiyi zarar etmesinden dolayı üretim dışı bıraktı. Biz bu ülkede mercimekten nohuda, fasulyeden  patatese, sarımsağa, hatta samana dahi muhtaç hale geldik. Bu da yetmezmiş gibi ithal ürünlerde AKP tarafından getirilen gümrük vergisi getirildi. Bundan dolayı artık çiftçilerimiz çiftçiliği istemese de bırakmak zorunda kalıyor bu da köyden kente göçü hızlandırıyor. Kente gelen köylü burada yapacak iş bulamıyor yada boğaz tokluğuna asgari ücretle bulduğu işte ayın sonunu zor getiriyor. Yoksulluk,işsizlik artıyor halbuki o adam desteklense doğru dürüst bir tarım politikası uygulansa köyünde kalacak o da kazanacak, üretim de olacak bizde bu kadar dışa bağımlı olmaktan kurtulacağız.  İşte yerli ve milli olduğunu iddia eden iktidar var ya işte o iktidar yerli ve milli tarımı bu şekilde bitiriyor hayvancılık aynen bu noktada 2010’dan uygulanan yanlış hayvancılık politikaları yüzünden bugüne kadar 200 binin üzerinde sür ineği kesildi. Biz çareyi ithal hayvanda, ithal ette aramaya başladık o da bir çözüm olmadı şu an hayvancılık sektörü de can çekişmekte. Çözüm belli Dünyada hiçbir ülke kendi yerli ve milli tarımını bırakıp çareyi, dışarıda aramamış, herkes önce kendi tarımını desteklemiş, kendi hayvancılığını desteklemiş ama bizde tam tersi. Biz bu ülkede tropikal birkaç tane ürün dışında her şeyi yetiştirebiliyoruz biz bu ülkede her türlü hayvancılığı yapabilecek durumdayız. Yerli ve milli olmak Amerikan kökenli nişasta bazlı şeker lobisinin karşısında dik durmaktır. Yerli ve milli olmak kendi ülkendeki insanları dış ülkeden ithal ürünlere muhtaç etmemektir, yerli ve milli olmak kendi insanını kanser hastalığına mahkum etmemektir. Yerli ve milli olmak kendi çiftçinin, üreticinin, kendi işçinin, emeklinin, esnafın elinden tutmaktır, kendi ülkesini kalkındırmaktır, dış ülkeye bağımlı hale getirmemektir. Ama bunların bugün yerli ve milli olduğunu iddia eden bir iktidar tarafından yapıldığını görüyoruz” dedi.

“Bu ülkede rantçıdan rant vergisi almadıkça,  sermayeden vergi almadıkça vergideki adaletsizliği ve ekonomiyi düzeltemezsini” diyen Köksal;  “Asgari ücrette vergi sıfırlanmalı dedik, ancak bu şekilde düze çıkabiliriz. Vergideki adaletsizliği ancak bu şekilde önleyebiliriz. Vergi eğer rantçıdan alınırsa vatandaşın ÖTV ve KDV’si de düşecek biz bunu hep söyledik ama maalesef iktidarın sadece yandaşı, yoldaşı kayırmak, onları kalkındırmak gibi bir düşüncesi var, halktan kopmuşlar. Halkın nasıl yaşadığı umurlarında değil. Asgari ücret bile CHP’nin mücadelesi ile gerçekleşti. Biz söylediğimiz için bu kadar zam yaptılar, biz asgari ücretin 2 bin TL olmasını istedik hala bunu söylüyoruz. Bu ülkede gelir adaleti olmadı, vergide adaletsizliğin önüne geçilmeli, bu ülkede zengin daha çok zengin olurken,i yoksul daha çok yoksullaşıyor. Bunun önüne geçilmesi lazım. Bakın Olağanüstü Hal bugün ekonomideki kötü gidişin de, bu ülkedeki bu kadar yüksek rakamdaki işsizliğin de en büyük nedenidir. Çünkü OHAL ortamında hiç kimse yatırım yapmak istemiyor. Faizlerin yüksekliğinden dolayı bankaları suçlayan bir iktidar var, çıkartın bir KHK faizleri sıfırlayın zor bir iş değil her konuda KHK çıkartıyorsunuz. Bugün isteseler faizleri sıfırlayabilirler bu iktidarın elinde bunun için birilerini suçlamaya, bir günah keçisi yaratmaya gerek yok. FETÖ ile mücadele dediler at izi it izine karıştı kendileri bunu itiraf etti biz sapla samanı karıştırdık diye” şeklinde konuştu.

“TERÖRİST SALİM MÜSLİM’İ KIRMIZI HALILAR SEREREK KARŞILADILAR”

Bugün terörle mücadele ettiklerini söylüyorlar daha PYD’yi-YPG’yi Bakanlar Kurulu kararı ile resmi olarak terör örgütü olarak saymadılar. 9 yada 10 Şubat’tı Meclis tutanaklarımıza Nurettin Canikli’ye soran Milletvekillerinden biri benim neden YPG ve PYD Bakanlar Kurulu kararı ile bir terör örgütü olarak sayılmadı diye. Neymiş efendim PKK’nın türevi hayır bunu diyemezsin o da bir terör örgütüdür alacaksın listeye. Bana gerekçesini söyleyeceksin, niye alamıyorsun. Türkiye’de iç politikada terör örgütü diyorsun, ama resmiyette terör örgütü olarak saymıyorsun böyle iki yüzlü bir politika olmaz. Ondam sonra Salim Müslim yakalandıktan sonra serbest bırakılıyor, bırakılır çünkü hukuki boşluklar yaratmışsın, iç mevzuatında PYD’yi YPG’yi resmi bİir terör örgütü olarak tanımamışsı. Biz bunu söylüyoruz. İktidar aklını başına alsın YPG’nin PYD’nin bir terör örgütü olduğunu resmi anlamda da tanısın huna ilişkin Bakanlar Kurulu kararı alsın. Bunun öncesini geçmişini bir hatırlayın Davutoğlu döneminde o Salim Müslim Ankara’da başbakanlık konutunda kırmızı halılar serilerek ağırlandı, yemek yedirildi, misafir edildi o terörist. Niye o zaman polise teslim etmediniz? Elinizde bir yargı kararı vardı, mahkeme kararı vardı bu adamın terörist olduğuna ilişkin. Mahkeme kararına rağmen dönemin Başbakanı o salim Müslimle baş başa yemek yedi. Böyle terörle mücadele olmaz, böyle iki yüzlü siyaset olmaz” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
vali hacibektasoglundan trafik ekiplerine basari belgesi ZcgtJVfS
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Mayıs, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Vali Hacıbektaşoğlu’ndan trafik ekiplerine başarı belgesi

Zonguldak’ta Trafik Haftası etkinlikleri kapsamında, vatandaşların can ve mal güvenliğinin sağlanması, trafik düzeninin korunması ve trafik bilincinin artırılması amacıyla üstün gayret ve özveriyle görev yapan emniyet ve jandarma trafik personeli, Vali Osman Hacıbektaşoğlu tarafından başarı belgesi ile taltif edildi.

Vali Hacıbektaşoğlu, trafik güvenliğinin toplum huzuru açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, gece gündüz demeden fedakârca görev yapan trafik personelinin çalışmalarının takdire şayan olduğunu ifade etti.

Trafik kazalarının önlenmesi, sürücülerde trafik bilincinin geliştirilmesi ve güvenli ulaşımın sağlanması adına yürütülen denetim ve eğitim faaliyetlerinin kararlılıkla sürdürüldüğünü belirten Vali Hacıbektaşoğlu, görevlerinde üstün başarı gösteren personele teşekkür etti.

Zonguldak Valiliği makamında gerçekleşen programa, Zonguldak Vali Yardımcısı Şenol Levent Elmacıoğlu, İl Emniyet Müdürü Sinan Ergen, İl Jandarma Komutan Yardımcısı Orhan Kaş ile emniyet ve jandarma ekipleri katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin