Adalet Bakanı Tunç: "Gerçek belediyecilik temelleri Recep Tayyip Erdoğan’la atıldı" - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Mart, 2024 12:36 tarihinde yayınlandı
0
0

Adalet Bakanı Tunç: “Gerçek belediyecilik temelleri Recep Tayyip Erdoğan’la atıldı”

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, çeşitli ziyaretler gerçekleştirmek üzere Artvin’e geldi. Sivil toplum kuruluşları ve partililerle iftar yemeğinde bir araya gelen Tunç, “Gerçek belediyecilik Türkiye’de Recep Tayyip Erdoğan’la başladı” dedi.

Artvin Valiliğini ziyaret eden Adalet Bakanı Tunç, valilik Şeref Defteri’ni imzalayarak, Vali Ünsal’dan kentteki projelere ilişkin bilgi aldı. Tunç, daha sonra Artvin Adalet Sarayını ziyaret ederek Cumhuriyet Başsavcısı Yunus Emre Büyükyurt, Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Hakan Bektaş, hakim ve savcılarla Artvin Adliye Sarayı’nda bir araya geldi. Restore edilen Adliye Sarayında incelemelerde bulunan Bakan Tunç, hükümlülerin ürettikleri eşyaların satışının yapıldığı İşyurtları Satış Mağazasını gezdi.

Artvin Barosu Sosyal Tesislerinde Baro Başkanı Ayla Varan ve avukatlarla bir süre görüşen Bakan Tunç, ardından İnönü Caddesi’nde esnafı ziyaret etti, vatandaşın taleplerini dinledi. Bakan Tunç, daha sonra iftar yemeğinde partililer ve sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya geldi. İftar sonrası yaptığı konuşmasında Bakan Tunç, “Gerçek belediyecilik temellerini atan Recep Tayyip Erdoğan’dır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin yaşanılamaz hale getirdiği İstanbul’u devralarak kısa bir süre içersin de yaşanılabilir hale getirdi. Havası solunamayan, suları akmayan, çöpleri toplanmayan İstanbul’u bir dönemde yaşanılır hale getiren Recep Tayyip Erdoğan, o dönemde gerçek belediyeciliği başlatmıştır. Gerçek belediyecilik AK Parti’nin kurulmasını sağladı. Hep önce insan dedik. İnsanımızı güçlendirmek için çalıştık. Eğitimden sağlığa sosyal projelerden kültüre her alanda insanımızı güçlendirmek için çalıştık. Türkiye’nin fiziki kalkınmasını sağlarken bir taraftan da bu kalkınmanın önünde engel olmak isteyen şer güçlerle de mücadele ettik. Vesayetçi darbeci anlayış hep önümüze engel koymaya çalıştı. Muhtıralar ilan etti, gezi olaylarını çıkardı. 17-25 dedi. Terörü azdırmaya çalıştı. 15 Temmuz hain darbe kalkışmasına giriştirler tüm bu badireleri milletimizin desteği ile aştık. O milletimize şükran borçluyuz. Milletimize ne kadar hizmet etsek azdır” ifadelerini kullandı.

Bakan Tunç, programı sonrasında kentten ayrıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay