Reklam
Reklam
acik satilan sut ve sut urunlerine dikkat 100 kadar hastaliga davetiye cikariyor Qh5QaFqa
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Haziran, 2025 12:15 tarihinde yayınlandı
0

Açık satılan süt ve süt ürünlerine dikkat: 100 kadar hastalığa davetiye çıkarıyor

Amasya Vilayet Tarım ve Orman Müdürü Gürol Çetin, “Sokakta yahut pazarda açık olarak satılan süt ve süt eserlerinin tüketilmesi 100 kadar hastalığa davetiye çıkarmaktadır” dedi.

1 Haziran Dünya Süt Günü aktiflikleri kapsamında Amasya Vilayet Tarım ve Orman Müdürlüğü Besin ve Yem Şubesi’nce Bahçeleriçi Şehit Recep Gülen İlkokulu’nda öğrencilere yönelik bilgilendirme eğitimi düzenlendi. Öğrencilere süt ve ayran ikram edildiği eğitimde süt eserlerinin yararları, üretim kaideleri ile saklama kaideleri anlatıldı. Aktiflikte konuşan Amasya Vilayet Tarım ve Orman Müdürü Gürol Çetin, “Doğduğumuzda birinci yudumladığımız besin olan süt sıhhatimiz açısından çok değerlidir. Bilhassa çocuklarımızın zihinsel ve fizikî olarak daha sağlıklı bireyler olabilmesi için süt tüketimi nitekim önemlidir” dedi. Açık olarak satılan süt ve süt eserlerine dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizen Çetin, “Sokakta yahut pazarda açık olarak satılan süt ve süt eserlerinin tüketilmesi 100 kadar hastalığa davetiye çıkarmaktadır. Pastörize ve uzun ömürlü sütler ise sağlıklıdır. Halkımız süt ve süt eserleri alışverişi yaparken kesinlikle ambalajlı ve uygun etiketli eserleri tercih etmelidir” tabirlerine yer verdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin