Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
24 Temmuz, 2024 12:30 tarihinde yayınlandı
0

9 yıldır hayvanları için arpadan özel yem üreterek süt verimlerini arttırıyor

Rize’de emekli beden eğitimi öğretmeni Recep Kaya, 9 yıl önce hayvanları için üretmeye başladığı arpa hasılının süt üretimini arttırdığını belirterek herkese tavsiyede bulundu.
Rize merkeze bağlı Dağsu Mahallesi’ndeki evinin ahırında hayvancılık yapan emekli öğretmen Recep Kaya, 9 yıl önce hayvanlarının beslenmesi için bir öğrencisinin yardımıyla bir araştırmaya girdi. Yaptığı araştırmalar sonucunda arpa hasılını keşfeden Kaya, öncelikle evinin mutfağında yaklaşık 45 günün ardından arpa hasılı üretmeyi başardı. Kaya, yaptığı arpa hasılının hayvanlarının üzerinde denediğinde iyi bir verim artışı yaşayınca üretime devam ettirdi. Kaya, evinin bahçesindeki hayvanlara adeta birer çocuğu gibi bakarak yaşıyor. Kaya, arpa hasılının hayvancılık için olmazsa olmazlarından olduğunu ifade etti.
“Arpa hasılı olmadan hayvancılık olamayacağını öğrendim”
Arpa hasılı olmadan hayvancılık yapılamayacağını belirten Recep Kaya, “Arpa hasılını yurt dışından bir öğrencim bana bir video attı. Ben o videoyu inceledikten sonra şaşırdım. ’Böyle bir şey var mı?’ diye. Araştırdım hiçbir yerde bulamadım. En son Sibirya’da buldum. 45 gün mutfağımda uyguladım ve 9 yıldır da bu işle uğraşıyorum. Arpa hasılı olmadan hayvancılık olamayacağını öğrendim. Herkesin hayvanlarını arpa hasılı ile beslemesini şiddetle tavsiye ediyorum” dedi.
Arpa hasılını nasıl hazırladığını da anlatan Kaya “50 kilogram alacak bir şekilde beni bir kabım var. Ona arpaları koyarak 10 saat suda tutuyorum. 10 saatin ardından da suyunu boşaltıyorum. 5-6 saat arayla bir suyunu doldurup boşaltıyorum. Bunu 30 saate tamamlıyorum. Ondan sonra tavalarıma diziyorum. 3-4 gün sonra bunu hayvanlarıma veriyorum. 8 günden üstüne de geçirmiyorum. Yazın son tüketimi 8 ama kışın 12 güne kadar çıkabiliyor” diye konuştu.
“Arpa hasılı yiyen hayvanların dışkısı pis kokmuyor, hayvanlar kolay hastalanmıyor”
“9 yıldır dikkatimi çeken en büyük özelliklerden bir tanesi de dışkı kokusu olmayışı” diyen Kaya “Evimin etrafı hayvan gübresi yığını ama hiç koku yok. Gelen şaşırıyor. Şehirden kalkan hayvancılık bu arpa hasılı ile geri dönmelidir. Arpa hasılı sayesinde benim hiçbir hayvanım hastalanmadı. Dünya’da bir hayvanın iki yavru arasındaki doğum 460-480 gün arasındadır. Oysa benim hayvanım 280 günde doğum yapar. 3-4 gün bekler. 340 gün sonra bana ikinci yavruyu verir. Dünya rekoru bende fakat tescillenmemiş. Toprağın altındaki demir cevheri neyse arpanın özelliği odur. Arpayı benim gibi hasıl yapıp işleme koyunca Mercedes arabasına dönüyor” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin