karabuk
İmsak 06:02
Güneş 07:27
Öğle 13:08
İkindi 16:08
Akşam 18:39
Yatsı 19:59
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Nisan, 2024 16:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

7. Uluslararası Bolu Koru Gebelik, Doğum ve Lohusalık Kongresi 25 Nisan’da başlıyor

Doğum konusunda Türkiye’nin en önemli kongresi olma iddiasını taşıyan “Uluslararası Bolu Koru Gebelik, Doğum ve Lohusalık Kongresi”nin 7’ncisi, bu sene 25-28 Nisan tarihleri arasında Bolu Koru Hotel’de gerçekleştirilecek.
Doğasında Doğum Derneği tarafından bu alanda çalışmaları bulunan birçok bilimsel derneğin desteğiyle düzenlenecek kongre, doğum ekibinin bir parçası olan tüm sağlık profesyonellerini bir araya getirecek. 4 gün sürecek olan kongrede doğum hekimlerinin yanı sıra perinatoloji uzmanları, ebeler, hemşireler, yenidoğan hekimleri ve doğuma katkı sağlayan birçok branş uzmanı da yer alacak. Türkiye’de sadece doğumun ele alındığı en büyük bilimsel toplantı olma özelliğini taşıyan 7. Uluslararası Bolu Koru Gebelik, Doğum ve Lohusalık Kongresi’nin başkanlığını yürüten Prof. Dr. Aydan Biri, kongre ile ilgili şunları söyledi:
“Bu kongrenin bilimsel programını hazırlarken Türkiye’de doğum üzerine yıllarca çok emek vermiş akademisyenler ile pratik deneyimleriyle öne çıkmış çok önemli isimleri buluşturmaya çalıştık. Sadece ülkemizdeki değil, 4 gün boyunca farklı ülkelerden de kongreye katılan 24 uluslararası, toplam 148 bilim insanının bir araya gelerek, doğum konusundaki tecrübelerini genç meslektaşlarımızla paylaşmasını planladık. Bu çok değerli bir paylaşım. Unutmamak gerekir ki, ülkemizde doğum artık bir halk sağlığı sorunudur. Sistemdeki yanlışlıklar, uygulamalardaki sıkıntılar milyonlarca kadının doğum şekillerini, doğum süreçlerini olumsuz etkilemektedir. Doğasında Doğum Derneği olarak 2017 yılından bu yana başta Sağlık Bakanlığımız ve meclisimiz olmak üzere birçok sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri dernekler ile birlikte ülkemizdeki doğumları iyileştirmek, güzelleştirmek üzerine büyük bir çaba gösteriyoruz. Konunun bilimsel yönü kadar toplumsal, sosyal ve politik yönünü de önemsiyoruz. Ülkemizde giderek artan sezaryen oranları ile yıllar içinde doğum eğitiminde ciddi eksiklikler oluşmaya başladı. Genç meslektaşlarımız eğitim edinme ve tecrübe geliştirme noktasında zorlanıyorlar. Ülkemizin geçmişte çok iyi bir çizgide olduğuna inandığım doğum becerisi yüksek sağlık profesyoneli kaynağını, bu yanlış uygulamalar sonucunda kaybetmeye başladık. Yıllar içinde mesleki becerilerin daha da zayıflaması, gelecekte kadınlarımızın yeni yeni sıkıntılar yaşamasına neden olacaktır. İşte konuyu bir halk sağlığı problemi olarak görmemizin temel nedeni budur. Bizlere düşen görev genç hekimlerimizin ve ebelerimizin eğitimlerine katkı sağlamak, mesleki beceri ve tecrübelerine destek vermektir. İşte tam da bu misyon ile Doğasında Doğum Derneği ülkemizin en önemli doğum kongresini düzenlemektedir. Her yıl kongrenin akademik ve pratik çizgisini daha da yukarıya çekmek için azami dikkat gösterilir. Zaten derneğimizin kuruluş motivasyonu da tamamen bu bakış açısıdır.”
4 gün boyunca bilimsel programın doktorların başta ebeler olmak üzere tüm doğum ekibiyle birlikte aynı salonu paylaşacakları şekilde organize edildiğini ifade eden Prof. Dr. Biri, “Doğum ekip işidir. Ülkenin tüm doğum iş yükünün ve hukuksal sorumluluğunun tek başına hekimlerin sırtına yüklenilmesi doğru bir politika değildir. Takibi sadece hekimlerin yapmasının mümkün olmadığı bu fizyolojik sürecin detaylı bir planlama çerçevesinde ’bir doğum ekibi’ tarafından yürütülmesi hem ülkemizdeki vajinal doğum oranlarının artmasını hem de anne adaylarının doğum sürecini daha huzurlu geçirmelerini sağlayacaktır” dedi.
25-28 Nisan tarihleri arasında Bolu’da düzenlenecek 7. Uluslararası Bolu Koru Gebelik, Doğum ve Lohusalık Kongresi’nde tüm doğum profesyonellerinin mesleki streslerinden arınacakları bir sosyal program da hazırlandı. Hem öğretici hem de dinlendirici ve eğlenceli olması planlanan kongre için internet sayfası üzerinden kayıt başvurusu yapılabilecek.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
23 Şubat, 2026 10:51 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Meslek lisesi öğrencilerinin el emeği ürünleri döner sermayeye kazandırılacak

Karabük'ün Safranbolu ilçesinde meslek lisesi öğrencilerinin el becerisiyle ürettiği ürünlerin, döner sermayenin yeniden faaliyete geçirilmesiyle ekonomik kazanca dönüştürülmesi hedefleniyor.

Safranbolu Ahi Evran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesinde eğitim gören öğrenciler, atölyelerde hem geleneksel hem de modern üretim teknikleriyle çeşitli mobilya ürünleri hazırlıyor.

Müfredat kapsamında gerçekleştirilen uygulamalı eğitimlerde öğrenciler; sandalye, masa, sehpa ve dolap gibi ürünleri tasarlayıp üretim aşamasına kadar tüm süreçleri birebir deneyimleme imkanı yakalıyor.
Okul Müdürü Muammer Demirtaş, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, okulun 1981 yılında eğitim öğretime başladığını belirterek, "Kurulduğunda 3 bölüm üzerine açılmış, sonraki yıllarda 2 bölümün daha eklenmesiyle birlikte makine, metal teknolojileri, mobilya, bilişim ve elektrik-elektronik alanlarında olmak üzere toplam 5 bölümle eğitim öğretime devam etmektedir. 350 öğrenciye hizmet vermekteyiz. Okulumuz ülkemizin yüz akı okullarından bir tanesi, ilçemizin ve ilimizin değer katan, değer üreten önemli bir kurumudur" dedi.

Okulda müfredat kapsamında üretim faaliyetlerinin de yürütüldüğünü ifade eden Demirtaş, "Özellikle mobilya bölümünde çeşitli üretimler yapılmakta, üretilen ürünler geçmişte döner sermaye kapsamında değerlendirilmekteydi. Şu an döner sermayenin yeniden açılmasıyla ilgili bir başvurumuz ve talebimiz bulunmaktadır. İnşallah açıldığında öğrencilerimizin yoğun emekle ürettikleri bu ürünleri ülke üretimine, milli bir sermaye olarak ve el emeği değeriyle kazandırmayı arzu ediyoruz" diye konuştu.

Mesleki eğitimin önemine de değinen Demirtaş, "Mesleki eğitim, çağımızın en önemli ve en çok tercih edilen alanlarından biridir. Mesleki eğitimin kıymeti anlaşıldıkça ülkemizde ara eleman sorununun giderilmesi ve meslek erbabı sayısının artırılması adına güzel çalışmalar yürütülmektedir" ifadelerini kullandı.

Mobil ve İç Mekan Tasarımı alanı öğretmeni Mehmet Bayram ise, öğrencileri meslek sahibi yapmak için önce tasarım, ardından üretim sürecini öğrettiklerini söyledi.

Geleneksel ahşap sanatlarının yanı sıra CNC tezgâhlarda modern üretim tekniklerini de kullandıklarını aktaran Bayram, kaplama, oyma ve taklit kündekâri uygulamalarıyla öğrencileri yetiştirdiklerini ifade ederek amaçlarının ahilik kültürü doğrultusunda meslek ahlakına sahip bireyler yetiştirmek olduğunu kaydetti.

Mobilya ve İç Mekan Tasarımı Bölümü 10. sınıf öğrencisi Cemre Taha Çenesiz, "Sınıfta bilgisayar dersi görüyor ve bilgisayarda çizimler yapıyoruz. Daha sonra atölyeye gelerek ahşap birleştirme ve oyma işlemlerini öğreniyoruz. Burada sandalye, sehpa, masa ve dolap gibi ürünler yapıyoruz. Çoğunlukla geçmeli ve birleştirmeli parçalar üretiyoruz" şeklinde konuştu.

Çenesiz, derste öğrendikleri bilgileri atölyelerde yaptıkları çalışmalarla el becerilerini pratik hale getirdiklerini ifade etti.

Öğrencilerden Yiğitcan Cansev de, mobilya mesleğini gelecekte yapmak istediğini dile getirerek şunları söyledi: "Bu mesleği gelecekte yapmak istiyorum çünkü altyapısı olan bir işim olacak. Bu okuldan mezun olduğumda bu işin altyapısına sahip olacağım. Bu nedenle bu mesleği yapmak istiyorum. Gelecekte bu işi yaparsam ekmeğimi kazanabileceğimi düşünüyorum."

Haber videosu için TIKLAYINIZ!

Bizi sosyal medyadan takip edin