karabuk
İmsak 05:44
Güneş 07:08
Öğle 13:06
İkindi 16:18
Akşam 18:53
Yatsı 20:13
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
62 siddetindeki silivri depremini degerlendirdiler 1avl1UmL
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
23 Nisan, 2025 20:22 tarihinde yayınlandı
0
0
Okuma Süresi: 2dk

6.2 şiddetindeki Silivri depremini değerlendirdiler

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeofizik Mühendisliği Kısım Lideri Prof. Dr. Nilgün Sayıl ve KTÜ Sarsıntı ve Yapı Sıhhati Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ahmet Can Altunışık, Marmara Denizi, Silivri açıklarında meydana gelen ve İstanbul başta olmak üzere etraf vilayetleri etkileyen 6.2 büyüklüğündeki sarsıntıya ait açıklamalarda bulundu.
Jeofizik Mühendisliği Kısım Lideri Prof. Dr. Nilgün Sayıl, yaptığı açıklamada "Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun (KAF) ‘Kuzey Kolu’ olarak tanımlanan İzmit Körfezi’nden Marmara Denizi içerisinde devam edip Ganos fayına ve oradan Ege Denizi’ne uzanan fay kolu üzerinde bugün Mw6.2 büyüklüğünde deniz tabanından 13.1 km derinlikte sığ bir sarsıntı olmuştur. Fayın odak sistemi KAF ile uyumlu doğrultu atımıdır. Zelzelenin merkez üssü İstanbul Silivri açıklarında, kıyıya 27 km uzaklıktadır. Zelzele Silivri kıyısında 3 cm, Marmara Ereğli kıyısında 2 cm deniz düzeyinde yükselme olmuştur. Sarsıntının hissedilen şiddeti merkez üssünde VI kıymetindedir. Beşerler tarafından aktif bir biçimde hissedilmiştir. Bölgede 1900-2025 yıllarında M>6.0 büyüklükte 9 adet sarsıntı olmuştur. Bugün saat 12.13’da M4.0 büyüklüğünde meydana gelen zelzeleden yarım saat sonra M6.1 büyüklüğünde zelzele meydana gelmiş, şimdiye kadar 5 adet magnitüdü 4.0 den büyük zelzele olmuş, 2 adet 5.0’den büyük sarsıntı meydana gelmiştir. Sarsıntı aktivitesinin bir müddet daha devam etmesi beklenmektedir. Yeri sağlam olmayan yerlerden ve muteber olmayan binalardan uzak durulması önerilmektedir" sözlerini kullandı.
"Kesinlikle Kullanılmamalı"
KTÜ Sarsıntı ve Yapı Sıhhati Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ahmet Can Altunışık ise hasarlı ve kuşkulu yapıları işaret ederek "Yaklaşık 7 kilometre derinlikte oluşan bu sarsıntılar, İstanbul ve etraf vilayetlerde ağır halde hissedilmiştir. Bu noktada en değerli konu, hasar görmüş ya da kuşkulu yapıların yetkili hasar tespit takımları tarafından incelenmeden mutlaka kullanılmaması gerektiğidir. Vatandaşlarımızın güvenlikleri için bu yapılara giriş yapmamaları büyük değer arz etmektedir" dedi.
Prof. Dr. Altunışık, depremin ardından yaşanabilecek artçı sarsıntılar da göz önüne alındığında, sakin kalmak ve ilgili kurumların yönlendirmelerine dikkatle uymanın hayati bir sorumluluk olduğunu kelamlarına ekledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
Bu haberin kategorisini takip et:
kadinlarin emegi kulturel mirasi yasatiyor rimR2zhI
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Mart, 2026 12:30 tarihinde yayınlandı
0
0
Okuma Süresi: 2dk

Kadınların emeği kültürel mirası yaşatıyor

Giresun’un Keşap ilçesinde kadınlar, geleneksel kilim dokuma sanatını yaşatarak hem kültürel mirası gelecek kuşaklara aktarıyor hem de aile ekonomilerine katkı sağlıyor.
Yörede yüzyıllık geçmişe sahip Karabulduk kilimleri, Keşap Mehmet Akif Ersoy Halk Eğitimi Merkezi’nde açılan kurslarla yeniden hayat buluyor. Çoğunluğu ev hanımlarından oluşan kursiyer kadınlar, geçmişten günümüze uzanan bu kültürel mirası sabır ve emekle dokuyarak hem üretmenin hem de kazanmanın mutluluğunu yaşıyor.
Kilim dokuma kursunun usta öğreticisi Gülçin Çakır, Karabulduk yöresine özgü kilimlerin geçmişte koyun yünü kullanılarak ve kök boyalarla renklendirilerek üretildiğini belirterek, kadınların bu geleneği yaşatmada önemli rol üstlendiğini söyledi.
Çakır, geçmişte kadınların koyun yününü kırkıp taradığını, eğirdiğini ve kök boya ile renklendirerek kendi kilimlerini ürettiğini ifade ederek, bugün de bu geleneğin kurs sayesinde yeniden canlandığını dile getirdi.

7’den 70’e kadınlar kilim dokuyarak geleneği yaşatıyor
Kursiyerlerin hem yöresel hem de geleneksel desenleri bir araya getirerek dokuma yaptığını anlatan Usta Öğretici Çakır, "Kilim dokuma zorla yapılacak bir iş değil. Emek ve sabır istiyor. Bir kilimin tamamlanması bazen aylar sürebiliyor. Üretilen kilimler çoğunlukla ilçe ve ildeki kurumlar tarafından satın alınıyor ya da kente gelen misafirler ilgi gösteriyor" dedi.
Halk Eğitim Merkezi bünyesinde 2004 yılında açılan kursun temel amaçlarından birinin kadınların aile bütçesine katkı sağlaması olduğunu da ifade eden Çakır, "Kurs zamanla büyük ilgi gördü. Bugüne kadar 200’e yakın kursiyer yetiştirdik. Yaş sınırı olmadan herkes kursumuza katılabilir. Özellikle orta yaş ve üzeri kadınlar yoğun ilgi gösteriyor. Kursiyerler aynı zamanda "çıput" olarak bilinen eski kumaş dokuma geleneğini de yaşatarak, gerç dönüşüme katkı sağlıyor. Evlerde kullanılmayan kumaşlar kesilerek yeniden dokunmasıyla sıfır atık anlayışı da gerçekleştiriliyor" diye konuştu.
Kursiyer kadınlar ise ilk bakışta zor gibi görünen kilim dokuma sanatını kısa sürede öğrenebildiklerini belirterek, sabır ve emekle ortaya çıkan eserlerin kendilerine hem mutluluk verdiğini hem de ekonomik katkı sağladığını dile getirdi.
Kadınlar, kurs sayesinde hem üretmenin hem de kültürel mirası yaşatmanın gururunu yaşadıklarını ifade ederek, boş zamanlarını verimli geçirirken aynı zamanda aile bütçelerine de katkı sağladıklarını söyledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin