6.2 şiddetindeki Silivri depremini değerlendirdiler - Karabük Haber Postası
62 siddetindeki silivri depremini degerlendirdiler 1avl1UmL
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
23 Nisan, 2025 20:22 tarihinde yayınlandı
0
0

6.2 şiddetindeki Silivri depremini değerlendirdiler

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeofizik Mühendisliği Kısım Lideri Prof. Dr. Nilgün Sayıl ve KTÜ Sarsıntı ve Yapı Sıhhati Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ahmet Can Altunışık, Marmara Denizi, Silivri açıklarında meydana gelen ve İstanbul başta olmak üzere etraf vilayetleri etkileyen 6.2 büyüklüğündeki sarsıntıya ait açıklamalarda bulundu.

Jeofizik Mühendisliği Kısım Lideri Prof. Dr. Nilgün Sayıl, yaptığı açıklamada “Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun (KAF) ‘Kuzey Kolu’ olarak tanımlanan İzmit Körfezi’nden Marmara Denizi içerisinde devam edip Ganos fayına ve oradan Ege Denizi’ne uzanan fay kolu üzerinde bugün Mw6.2 büyüklüğünde deniz tabanından 13.1 km derinlikte sığ bir sarsıntı olmuştur. Fayın odak sistemi KAF ile uyumlu doğrultu atımıdır. Zelzelenin merkez üssü İstanbul Silivri açıklarında, kıyıya 27 km uzaklıktadır. Zelzele Silivri kıyısında 3 cm, Marmara Ereğli kıyısında 2 cm deniz düzeyinde yükselme olmuştur. Sarsıntının hissedilen şiddeti merkez üssünde VI kıymetindedir. Beşerler tarafından aktif bir biçimde hissedilmiştir. Bölgede 1900-2025 yıllarında M>6.0 büyüklükte 9 adet sarsıntı olmuştur. Bugün saat 12.13’da M4.0 büyüklüğünde meydana gelen zelzeleden yarım saat sonra M6.1 büyüklüğünde zelzele meydana gelmiş, şimdiye kadar 5 adet magnitüdü 4.0 den büyük zelzele olmuş, 2 adet 5.0’den büyük sarsıntı meydana gelmiştir. Sarsıntı aktivitesinin bir müddet daha devam etmesi beklenmektedir. Yeri sağlam olmayan yerlerden ve muteber olmayan binalardan uzak durulması önerilmektedir” sözlerini kullandı.

“Kesinlikle Kullanılmamalı”

KTÜ Sarsıntı ve Yapı Sıhhati Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ahmet Can Altunışık ise hasarlı ve kuşkulu yapıları işaret ederek “Yaklaşık 7 kilometre derinlikte oluşan bu sarsıntılar, İstanbul ve etraf vilayetlerde ağır halde hissedilmiştir. Bu noktada en değerli konu, hasar görmüş ya da kuşkulu yapıların yetkili hasar tespit takımları tarafından incelenmeden mutlaka kullanılmaması gerektiğidir. Vatandaşlarımızın güvenlikleri için bu yapılara giriş yapmamaları büyük değer arz etmektedir” dedi.

Prof. Dr. Altunışık, depremin ardından yaşanabilecek artçı sarsıntılar da göz önüne alındığında, sakin kalmak ve ilgili kurumların yönlendirmelerine dikkatle uymanın hayati bir sorumluluk olduğunu kelamlarına ekledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
222222222
Mustafa Akgün Avatarı
Mustafa Akgün tarafından
20 Nisan, 2026 09:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 19.04.2026 14:51
0
0

KARABÜK 2037 VİZYONU RAPORU MASADA MI KALDI?

Karabük Kent Vizyonu 2037 Raporunda hedefler belirlenirken, bunun ne kadarının hayata geçtiği ne kadarının geçmediği merak ediliyor

Karabük Ticaret ve Sanayi Odası (KTSO) ev sahipliğinde, Başkan Fatih Çapraz’ın öncülüğünde 5-6 Haziran 2024 tarihlerinde düzenlenen “Karabük Kent Vizyonu 2037 Çalıştayı” sonrasında hazırlanan rapor, kentin geleceğine ışık tutacak önemli stratejiler ortaya koymuştu. Raporda; Karabük’ün sosyal, ekonomik, kültürel, eğitim, çevre, kentleşme, sağlık, ulaşım ve turizm alanlarında kalkınmasını sağlayacak yol haritası detaylı şekilde belirlenmişti. Ancak aradan geçen sürede, belirlenen hedeflerin ne kadarının hayata geçirildiği sorusu gündeme geldi.

TANITIM VURGUSU DİKKAT ÇEKMİŞTİ

Raporda öne çıkan başlıklardan biri de tanıtım ve markalaşma konusuydu. “Tanıtımdan pazarlamaya tüm süreçler bütün paydaşlar tarafından internet ve sosyal ağlar ortamlarında paylaşılmalıdır. Karabük’e ait markalar oluşturulmalıdır. Markalaşma, kent kimliğini güçlendiren temel unsurlardan biridir” ifadelerine yer verilmişti.

Bu yaklaşım, Karabük’ün sahip olduğu potansiyelin daha geniş kitlelere ulaştırılması açısından kritik bir unsur olarak değerlendirilmişti. Nitekim şehir; huzur ve güven ortamı, sanayi altyapısı ve eğitim olanaklarıyla hem yatırımcılar hem de öğrenciler için cazip bir merkez olabilecek özellikler taşıyor.

Cumhuriyetin kuruluş sürecinde önemli bir rol üstlenen Karabük, 13 haneli bir yerleşimden güçlü bir sanayi kentine dönüşerek Türkiye’nin kalkınma hamlesinde özel bir yer edindi. “Demir-çeliğin başkenti” olarak anılan Karabük, yerli ve milli ağır sanayinin temellerinin atıldığı merkezlerden biri olma özelliğini taşıyor. Ancak tüm bu güçlü geçmişe rağmen, Karabük’ün ülke genelindeki bilinirliğinin istenilen seviyede olmadığı yönünde eleştiriler bulunuyor. Yapılan gözlemler, birçok kişinin Karabük’ün coğrafi konumunu dahi tam olarak bilmediğini ortaya koyuyor.

TANITIMIN SORUMLULUĞU KİME AİT?

Bu noktada en önemli sorulardan biri de tanıtım faaliyetlerinin kim tarafından yürütüleceği. Valilik, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, sanayi kuruluşları ve vatandaşların bu süreçteki rolü tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Bir çok kesim tarafından etkili bir tanıtım ve markalaşma sürecinin ancak tüm paydaşların ortak hareket etmesiyle mümkün olabileceğine işaret ederken, aksi halde, bireysel çabaların sınırlı kalacağı ve kentin potansiyelinin yeterince değerlendirilemeyeceği ifade ediliyor.

Karabük Kent Vizyonu 2037 Raporu’nun ortaya koyduğu hedeflerin ne ölçüde uygulandığı, sorunlara yönelik çözüm önerilerinin ne kadarının hayata geçirildiği henüz netlik kazanmış değil.

Kentin güçlü sanayi geçmişine rağmen, tanıtım ve markalaşma alanında beklenen ilerlemenin sağlanamaması, “Karabük vizyonu kağıt üzerinde mi kaldı?” sorusunu beraberinde getiriyor.

Yetkililerin ve tüm paydaşların, raporda belirlenen hedefler doğrultusunda daha somut adımlar atması gerektiği ifade ediliyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin