Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
16 Haziran, 2017 13:58 tarihinde yayınlandı
0

Safranbolu’ da Yangın Savaşçılarıyla İftar

Orman Bölge Müdürü Ahmet Sırrı Beşel, manevi duyguların arttığı, birlik ve beraberliğin pekiştiği, yardım ve dayanışmanın doruk noktasına çıktığı Ramazan ayında Toprakcuma Yangın İlk Müdahale Ekibinin iftar davetlerine katıldı.

Safranbolu Orman İşletme Müdürlüğü Toprakcuma Yangın İlk Müdahale binasında orman yangını işçileri ile birlikte olan Bölge Müdürü Beşel’e başta Bölge Müdür Yardımcıları Engin Keleş ve Cevdet Çiçek, Öz Orman İş Sendika Başkanı Yaşar Çaylı, Koruma Şube Müdürü, Safranbolu ve Karabük İşletme Müdürleri, Müdürü Yardımcıları ve İşletme Şefleri eşlik etti.

Mütevazi sofralarında Bölge Müdürü ve yanındakileri ağırlayan işçiler heyecanı ve sevinci bir arada yaşadı. Sıcak ve samimi bir ortamda yapılan iftarların ardından çay sohbetinde konuşan Beşel, nazik davet için teşekkür ederek işçilerin çok önemli ve değerli olduğunu, onlarla birlikte olmaktan mutluluk duyduğunu ifade etti.

Beşel, “Ramazan ayı bir araya gelmek, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi güçlendirmek için çok önemli bir ay. Umarım hepimiz bu ayda yaşanan güzellikleri, yardımlaşmaları, iyilikleri tüm yıl boyunca sürdürürüz. Zonguldak Orman Bölge Müdürlüğü olarak hedefimiz tüm Orman Yangın İlk Müdahale Ekip Binalarını Orman Genel Müdürlüğüne yakışır bir hale getirmek. Açılışını yaptığımız Toprakcuma Yangın Müdahale binamızın siz işçilerimize daha iyi şartlarda çalışma imkanı sunmak ve teşkilatımıza yakışır ekip binaları oluşturmak üzere tesis ettik. Sizlere bunu sunabiliyorsak ne mutlu bizlere. Biliyorsunuz ki, orman yangınlarına zamanında müdahale bizim olmazsa olmazımız. Ekiplerimiz emniyet tedbirlerini göz ardı etmeden; orman yangınlarına 15 dakikada müdahale edebilecek şekilde hareket etmelidir. Sizlere bu noktada güveniyor ve hep birlikte yangınsız bir sezon geçirmeyi umuyorum. Ramazan ayınızın da sağlık, huzur, barış ve mutluluk içinde geçmesini diliyorum” dedi.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin