karabuk
İmsak 06:03
Güneş 07:28
Öğle 13:08
İkindi 16:08
Akşam 18:38
Yatsı 19:58
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
24 Mayıs, 2024 15:38 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

4 binde 1 kişide görülen ’göğüs kası yokluğu’na çözüm

Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzm. Opr. Dr. Emre Kıymık, "Özellikle ‘Poland’ sendromu dediğimiz doğumsal olarak göğüs kası yokluğu ve göğüs dokusu eksikliği ile karakterize olan bir hastalığımız var. Toplumda 4 bin kişide 1 gözüküyor. Bu tarz meme yokluğu veya meme gelişmemesi olan hastalıklarda meme rekonstrüksiyonu yapılabiliyor. Bu bölgeye alınan travmalar sonrasında aynı şekilde meme dokusunu yeninde şekillendirme ameliyatları da yapılabilmektedir" dedi.
Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzm. Opr. Dr. Emre Kıymık ’meme rekonstrüksiyonu’ işlemi hakkında bilgi verdi. Meme kaybı veya göğüs dokusu eksikliği yaşayan kişileri meme rekonstrüksiyonu işlemi yaptıklarını ifade eden Estetik Cerrahi Uzm. Opr. Dr. Emre Kıymık, "Meme rekonstrüksiyonu, memenin yeniden şekillendirilmesidir. Bunlar bir takım doğumsal hastalıklar veya meme kanseri cerrahisi sonrasında meme kaybı yaşayan kişilerde memenin yeniden oluşturulma işlemidir. Biz bunları günlük hayatımızda en çok meme kanseri cerrahisi sırasında veya cerrahi sonrasında plastik cerrahi uzmanlarına başvuran hastalarımıza uygulamaktayız. Meme kanserinde meme rekonstrüksiyonu genel cerrahinin tümörü çıkardığı zamanda eş zamanlı olarak veya kemoterapi süreci varsa da bu sürecin sonunda da yapılabilmektedir. Meme rekonstrüksiyonunda multidisipliner yaklaşım çok önemlidir. Meme rekonstrüksiyonunda bir medikal onkolog, genel cerrah ve plastik cerrahinin birlikte ortak çalışması bu sürecin yürütülmesi açısından çok değerlidir. Tümörün çıkarılması konusunda genel cerrahinin görevi üst düzeydedir. Kemoterapi sürecinde de onkologlar önemli bir pay sahibidir. Biz plastik cerrahların en önemli görevi ise bu tümör çıkarıldıktan sonra memenin yeniden şekillendirme kısmıdır. Meme rekonstrüksiyonunda biz meme protezleri, silikonlar ve kişinin öz dokusundan dokuyla meme rekonstrüksiyonunu uygulayabiliyoruz. Öz doku kısmında sırt veya karın kısmında alınabilecek dokular kullanılırken, implant ile yapılan işlemlerde doku genişleticiler, meme protezleri, asellüler dermal matriks dediğimiz yapılar kullanarak memeye yeniden şekil kazandırılabiliyor. Bunlar tek seanslık işlemler olmayabiliyor. İkincil, üçüncül işlemler gerektirilebiliyor. Dikkatli planlanması gereken bir cerrahi planlamadır. Memenin ilk formu verildikten sonra ikinci aşamada ise diğer memeyi ameliyat ettiğimiz memeye benzetme, meme başı oluşturma ya da görüntüdeki problemleri azaltabilmek adına yapılan yağ enjeksiyonları gibi çeşitli yöntemlerimiz de mevcuttur" dedi.

"Poland sendromu olan kişilere meme rekonstrüksiyonu"
Opr. Dr. Emre Kıymık şu bilgileri verdi:
"Meme kanserleri dışında meme rekonstrüksiyonu özellikle ‘Poland’ sendromu dediğimiz doğumsal olarak göğüs kası yokluğu ve göğüs dokusu eksikliği ile karakterize olan bir hastalığımız vardır. Toplumda 4 bin kişide 1 gözüküyor. Bu tarz meme yokluğu veya meme gelişmemesi olan hastalıklarda da meme rekonstrüksiyonu yapılabiliyor. Bu bölgeye alınan travmalar sonrasında aynı şekilde meme dokusunu yeninde şekillendirme ameliyatları da yapılabilmektedir. Kadınlar meme elle muayene yapmayı ihmal etmemeliler. Bunun haricinde de 20 yaş üzerinde ve yetişkin çağda olan her kadın muhakkak mamografi ile taramalarını ihmal etmemelidir. Bununla meme kanserleri çok hızlı bir şekilde erken tanı alabilir. Hayatlarında çok büyük bir değişiklik olmadan bu kanseri atlatabilirler."

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Aylin Sarıoğlu tarafından
22 Şubat, 2026 14:33 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Karabük’te Ramazan pidesi yoğunluğu

On bir ayın sultanı Ramazan’ın başlamasıyla birlikte iftar sofralarının vazgeçilmezi Ramazan pidesi, Karabük’te fırınlarda yoğun mesaiye neden oldu.

Kent genelindeki fırınlarda sabahın erken saatlerinden itibaren pide hazırlıkları sürerken, iftara yakın saatlerde vatandaşlar sıcak pide alabilmek için fırın önlerinde kuyruk oluşturdu.

Geleneksel lezzetler arasında özel bir yere sahip olan Ramazan pidesi, hem görüntüsü hem de kokusuyla sofraların baş tacı olmayı sürdürüyor. Dijital sipariş sistemleri ve modern üretim teknikleri yaygınlaşsa da birçok vatandaş sıcak pideyi doğrudan fırından almayı tercih ediyor.

İftara kısa süre kala artan yoğunlukla birlikte fırın önlerinde klasik Ramazan manzaraları oluştu. Vatandaşlar sıra beklerken birbirleriyle sohbet etme imkânı buldu.

Tarihçilere göre geçmişi Osmanlı dönemine kadar uzanan Ramazan pidesi, özellikle İstanbul’daki saray mutfağı ve halk fırınlarında pişirilen özel pidelerle yaygınlaştı. Yuvarlak formu, üzerine serpilen susam ve çörek otu ile diğer ekmek türlerinden ayrılan pide, zamanla Anadolu’nun birçok kentinde Ramazan ayının simgesi haline geldi.

Fırın ustaları, pidenin lezzetinin hamurun mayalanma süresi ve taş tabanlı fırında pişirilmesinden kaynaklandığını belirtiyor. Üzerine sürülen yumurta sarısıyla kızaran pide, iftar saatine yakın sıcak olarak satışa sunuluyor.

Ramazan pidesi, yalnızca bir ekmek türü olmanın ötesinde, paylaşma ve dayanışma kültürünün de bir parçası olarak görülüyor. İhtiyaç sahiplerine ulaştırılan pideler ve kurulan iftar sofraları, Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunu yansıtıyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin