Reklam
Reklam
filistinli gazeteci shehada turkiye her zaman filistinin yaninda oldu bCgswSas
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
27 Kasım, 2025 04:07 tarihinde yayınlandı
0

Filistinli Gazeteci Shehada: “Türkiye her zaman Filistin’in yanında oldu”

Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, Gazze’deki atakta bacağını kaybettikten sonra vazifesine devam eden Sami Shehada’yı makamında ağırladı. Ziyarette konuşan Shehada, Türkiye’nin yalnızca bu süreçte değil, her vakit Filistin’in yanında olduğunu tabir etti.

Kastamonu’da, Kastamonu Gazeteciler Derneği ve Kastamonu Üniversitesi iş birliğinde gerçekleştirilen konferansın konuğu olan Filistinli Gazeteci Sami Shehada, Gazze’de yaşanan İsrail zulmünü anlattı. Atakta bir bacağını kaybettikten sonra, İsrail zulmünü anlatmak için vazifesine devam eden Shehada’da Kastamonu’daki temasları kapsamında Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan’ı ziyaret etti. Ziyarette Shehada ile yakından ilgilenen Lider Arslan, Türkiye’de yaşayan çocukların dahi Filistin’deki dramı bildiğini ve yüreğinin sızladığını söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her konuşmasında Filistin’deki zulmü anlatarak dünyaya duyurduğunu kaydeden Arslan, Türkiye’de yapılan dualarda Filistin’deki zulme yer verildiğine vurgu yaptı.

Ziyarette konuşan Shehada ise Türkiye’nin Gazzeliler’in yanında olmasının kendilerini sevindirdiğini belirterek, “Sadece şu an değil, Türkiye her vakit Filistin’in yanında oldu” dedi.

Konuşmanın ardından, Taşköprü Belediye Başkanı Arslan, Sami Shehada’ya Taşköprü’nün simgesi olan sarımsak biblosu ikram etti. Lider Arslan Kastamonu Gazeteciler Derneği Lideri İzzet Sarı ve yönetim kurulu üyelerine kongrenin gerçekleşmesindeki gayretleri için teşekkür etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin