Trabzon’un Araklı ilçesi Hacovid Yaylasında 20 Ağustos akşamı 3 akrabasını bıçaklayarak öldüren ve ardından da evlerini içindekiler ile ateşe veren şahsın mahkemede verdiği ilk ifadesi ortaya çıktı.
İfadesinde olayı tek başına yaptığını belirten Mehmet Altuntaş’ın “Arazi meselesi nedeniyle aramızda tartışma çıktı, çıkan tartışmada 3’ünü bıçaklayarak öldürdüm. Arkamda delil bırakmamak için evi ateşe verdim” dediği öğrenildi.
Araklı ilçesi Kayacık Mahallesine bağlı Hacovid Yaylasında 21 Ağustos günü sabaha karşı 05.30 sıralarında Arif Altuntaş’a ait yayla evinde yangın çıktı. Komşularının yangını görerek 112 ihbar hattına haber vermesi üzerine bölgeye jandarma, itfaiye ve sağlık ekipleri gönderilirken, çıkan yangında ev tamamen kullanılamaz hale geldi. Yangında evde bulunan Arif Altuntaş (66), Gülizar Altuntaş (61) ve akrabaları inşaat ustası Kasım Altuntaş (67) olmak üzere 3 kişi yanarak öldü.
Olay sonrası geniş çaplı soruşturma başlatılırken, yangının kundaklama sonucu çıktığı şüphesi üzerinde duran jandarma ekipleri şahısların olayla ilgili aralarında arazi anlaşmazlığı bulunan ve akrabaları olan şüpheliler Mehmet Altuntaş (24), A.A. (15) ve M.A. Trabzon İl Jandarma Komutanlığı görevlilerince gözaltına alındı. Sorguları tamamlanan 3 kişi 22 Ağustos günü yoğun güvenlik önlemleri altında Araklı Adliyesi’ne getirildi. Çelik yelek giydirilen zanlılar, Araklı Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan ifadeleri sonrasında Araklı Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Şüphelilerden M.A. (37) yapılan sorgusunun ardından serbest bırakılırken, şüpheli Mehmet Altuntaş ve suça sürüklenen çocuk A.A. ise yapılan sorguları neticesinde “kasten öldürme” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Olayın ardından Mehmet Altuntaş’ın mahkemedeki ifadesi ortaya çıktı. 3 kişiyi kendisinin bıçaklayarak öldürdüğünü anlatan Mehmet Altuntaş’ın mahkemedeki ifadesinde olayın arazi anlaşmazlığı nedeniyle yaşandığını söylediği öğrenildi. Altuntaş ifadesinde yaşanan tartışmada kendisini önce yengesinin bıçakladığını ve bu nedenle sağ ayağından yaralandığını ardından aynı bıçakla yengesini, amcasını ve evdeki diğer akrabasını öldürdüğünü anlattı. Altuntaş “Olay günü amcamlardaydık. Arazi meselesi yüzünden aramızda tartışma çıktı. Yengem bana hakaret ederek elindeki bıçakla üzerime geldi ve bıçağı bana sapladı. Ben de panikle yengemin elindeki bıçağı alıp yengeme sapladım. O sırada amcam evde bulunan silahı almaya çalışınca arkasından koştum ve yakaladım. Biraz boğuştuktan sonra onu da bıçakladım. Daha sonra kardeşimin yardım çığlığını duydum. Evdeki diğer kişi kardeşimin elini bıçakladığını görünce kardeşimi kurtarmak için o adamı da bıçakladım. Sonra olayda yaralandığımız için tedavi için Araklı’ya hastaneye gittik. Sonra tekrar yaylaya dönüp arkada delil bırakmamak için eve gelip evi yaktım” dediği kaydedildi.


3 akrabasını bıçaklayarak öldürüp yayla evini ateşe veren şahsın mahkemedeki ifadesi ortaya çıktı
Tokat’ta Yeşilırmak taştı, 8 asırlık taş köprünün üç gözü su altında kaldı
Tokat’ta Yeşilırmak’ın taşmasıyla tarım arazileri sular altında kalırken, 788 yıllık tarihi köprünün üç gözü de suya gömüldü.
Tokat’ta etkili olan sağanak yağış ve Almus Barajı’nın maksimum doluluk seviyesine ulaşmasının ardından dolusavaktan su tahliyesinin devam etmesi ile Yeşilırmak’ta taşkın meydana geldi. Irmak kenarındaki tarım arazileri ile Pazar ilçe girişindeki 1238 yapımı tarihi Selçuklu taş köprüsünün 4 gözünden 3’ü su içinde kaldı.
Yöre sakinlerinden Cemalettin Horosan, “1993 yılında yine ırmak gece gündüz aktı. O sene de yine aynı bu aylardaydı. Sonrasında ise arazimize giremedik. Araziye girdikten sonra da bir mahsul alamadık. Bu seneki ise daha da farklı yağdı. Biz daha bunu kaldıramayız. Allah’tan ümit kesilmez ama ümidimizi de yitirdik. Bu daha da akmaya devem ettiği için daha da bir faydası olmaz. Ekimini yaptığım 70 dönüm arazim su altında kaldı. Ekilen arazinin dekar başına 8 bin TL masrafı var. Bunun altından nasıl kalkacağız bilmiyorum. Bu kadar yükseldiğini bilmiyorum. Bu kadar su hiç yoktu. Bu tarih unutulmayacak bir tarih, Allah bir daha göstermesin inşallah” dedi.

