Reklam
Reklam
ssssss
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
06 Mayıs, 2026 09:30 tarihinde yayınlandı
0

Emeklilere TOKİ Tuzağı

Karabük’te emeklileri hedef alan telefon dolandırıcıları, TOKİ’nin indirim kampanyasını kullanarak vatandaşlardan para toplamaya çalıştığı ve  Polis ekiplerinin dikkati sayesinde bazı vatandaşların son anda dolandırılmaktan kurtulduğu ifade edildi

“Yüzyılın Konut Projesi” kapsamında 81 ilde yürütülen 500 bin sosyal konut projesinden yararlanan emekli vatandaşlar, dolandırıcıların yeni hedefi oldu. Kendilerini Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) görevlisi olarak tanıtan şahısların, özellikle yaşlı vatandaşları telefonla arayarak para talebinde bulunduğu öğrenildi.

Dolandırıcıların, TOKİ’nin zaman zaman düzenlediği yüzde 20-25 indirim kampanyalarını bahane ederek vatandaşlara ulaştıkları belirtildi. Telefonda “İndirim fırsatını kaçırmamak için ödeme yapılması gerekiyor” denildiği, ardından da vatandaşlara IBAN numarası gönderilerek hesaba para yatırmalarının istendiği ifade edildi.

Bu yöntemle çok sayıda vatandaşın mağdur edildiği öğrenilirken, Karabük’te de benzer olayların yaşandığı bildirildi. Bazı emeklilerin, birikimlerini bozdurarak ödeme yapmaya hazırlandığı ancak polis ekiplerinin dikkati ve zamanında müdahalesi sayesinde dolandırılmaktan son anda kurtarıldığı kaydedildi.

Yetkililer, TOKİ’nin vatandaşlardan telefon yoluyla IBAN göndererek para talep etmediğini vurgulayarak, resmi ödemelerin yalnızca kurumun duyurduğu bankalar ve resmi kanallar üzerinden yapıldığını hatırlattı. Vatandaşların bilinmeyen numaralardan gelen aramalara karşı dikkatli olması, telefonda kişisel bilgi paylaşmaması ve doğruluğundan emin olunmayan hesaplara kesinlikle para göndermemesi gerektiği belirtildi.

Emniyet birimleri ayrıca özellikle yaşlı vatandaşların bu tür yöntemlerle daha kolay hedef seçildiğine dikkat çekerek ailelere önemli görev düştüğünü ifade etti.  Emeklilerin telefonla gelen “acele ödeme”, “indirim fırsatı”, “hesap güncelleme” gibi talepler karşısında yakınlarına veya resmi kurumlara danışmadan işlem yapmaması gerektiğini ifade edilirken, benzer yöntemlerle dolandırıcılık girişimine maruz kalan vatandaşların en yakın emniyet birimine başvurmaları istendi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ilyaserbayyeni
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
06 Mayıs, 2026 09:40 tarihinde yayınlandı
0

ÜLKEYİ FELAKETE SÜRÜKLEYEN BÜYÜK İHANET!

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde, pazarda, dün, yaşlı bir üretici ile sohbet ettim. Davutlar yoluna cepheli 8 dönüm arazisinde; şeftali, mandalina, portakal ve limon üretiyor. Binbir zahmetle ürettiği meyveleri pazarda satarak geçimini sağlıyor.
“Yakın bir gelecekte, sebzeyi ve meyveyi para ile de alamayacağız. Bizden sonrakiler nasıl beslenecekler merak ediyorum” dedi. “Neden?” dedim. Örnekler vererek uzun uzun anlattı. Arkadaşları, komşuları; sebze ve meyve tarımı yaptıkları arazilerini villa karşılığı inşaat şirketlerine satmışlar. Aldıkları villaları satarak yada kiralayarak tarımdan kazandıklarından kat kat fazla gelir elde ediyorlarmış. Buna direnen bir kaç kişi kalmışlar. Arazisine müteahhitler 16 villa teklif etmişler. Bu yüzden çocuklarıyla arası açılmış. “Ben öleyim, bir gün beklemez satarlar bahçeleri” diyor. Arkadaşına bir kaç yıl önce, 10 dönüm arazisine karşılık 20 villa vermişler. “Zengin olunca ne oldum delisi oldu. Elindeki varlık bitmeyecek zannetti, har vurup harman savurdu. Şimdi elinde 2 villası kaldı. Yakındır onlarıda satması” dedi. Toprak geleceğimizdir, candır, hayattır hiç satılır mı? diye de ekledi.

Çok değil, 15-20 yıl önce Kuşadasından Güzelçamlı ya kadar yolun iki tarafı uçsuz bucaksız meyve ve sebze bahçeleri ile kapliydı. Şimdi gidin bakın, beton tarlaları göreceksiniz.

Davutlar ve Güzelçamlı bölgesinde, özellikle ana yol kenarlarındaki tarım arazilerinin yapılaşmaya açılması, bölgedeki ekolojik denge ve tarımsal üretim için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Son gelişmeler, bu alanların geri dönülmez bir şekilde betonlaştığı yönündeki endişeleri haklı çıkarmaktadır.

Tarım arazilerinin inşaata açılması, sadece “yeşil alan kaybı” değil, bir ülkenin geleceğini tehdit eden çok boyutlu bir krizdir. Bu durumun yol açtığı başlıca büyük tehlikeler şunlardır:

1. Gıda Güvenliğinin Yok Olması; en temel tehlike, beslenme kaynağımızın kurumasıdır. Birinci sınıf tarım arazilerinin betonlaşması, tarımsal üretimi düşürür. Bu da gıda arzında azalmaya, dışa bağımlılığın artmasına ve mutfak enflasyonunun kontrol edilemez hale gelmesine neden olur.

2. Geri Dönüşü İmkansız Toprak Kaybı; 1 santimetre kalınlığında verimli toprağın oluşması için doğada yaklaşık 100 ila 1000 yıl gerekir. Üzerine beton dökülen toprak “ölü toprak” haline gelir. İnşaat yapıldıktan sonra o arazinin tekrar tarıma kazandırılması binlerce yıl sürer; yani bu kayıp kalıcıdır.

3. Yeraltı Su Kaynaklarının Kuruması; tarım arazileri, yağmur sularını emerek yeraltı su depolarını (akiferleri) besleyen doğal süngerlerdir. Betonlaşma bu emilimi engeller; su yer altına sızamaz, yüzey akışına geçer ve sele dönüşür. Bu da hem su kıtlığına hem de afetlere davetiye çıkarır.

4. Ekosistemin ve Biyoçeşitliliğin Bozulması; tarım alanları birçok canlı türüne ev sahipliği yapar. Betonlaşma; tozlaşmayı sağlayan arılardan faydalı mikroorganizmalara kadar tüm ekosistemi yok eder. Bu dengenin bozulması, tarımsal zararlıların artmasına ve doğal döngünün kopmasına neden olur.

5. Mikroklima Değişikliği ve Isı Adaları; beton ve asfalt ısıyı hapseder. Geniş tarım arazilerinin yerini binaların alması, o bölgenin yerel iklimini (mikroklima) değiştirerek sıcaklığı artırır. Bu durum hem enerji tüketimini artırır hem de kalan tarım alanlarındaki verimliliği düşürür.

6. Ekonomik Kırılganlık; kendi kendine yetemeyen bir ekonomi, küresel gıda fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı savunmasız kalır. Çiftçinin topraktan kopup kente göç etmesi, işsizlik ve çarpık kentleşme gibi sosyal sorunları da beraberinde getirir.Özetle: Tarım arazisine yapılan her bina, gelecek nesillerin ekmeğinden ve suyundan çalınan bir bedeldir.

Yaşam kaynaklarımızı yok ediyoruz, can damarlarımızı kesiyoruz. Dünyanın en cahil toplumlarında bile böylesi bir ihanet göremezsiniz.

İlyas Erbay