Reklam
Reklam

17 yaşındaki Havvanur Kethüda, dünya şampiyonasında altın madalyanın sahibi oldu

Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
11 Kasım, 2024 12:37 tarihinde yayınlandı
0

Trabzon’da basketbol oynarken bir antrenörün tavsiye üzerine boks yapmaya başlayan 17 yaşındaki Havvanur Kethüda, 1,5 yıllık antrenörsüz, parasız ve sponsorsuz azmin ardından Dünya Gençler Boks Şampiyonası’nda altın madalya kazandı. Ailesinin maddi desteğiyle girdiği karşılaşmalarda Türkiye şampiyonluğunun ardından dünya şampiyonluğuna uzanan Kethüda, “Madalyayı ülkeme getirdim. İstiklal Marşı’mızı okuttuğum için çok mutluyum. 2028’de olimpiyat şampiyonu olmak istiyorum” dedi.

Trabzon’un Araklı ilçesinde geçtiğimiz yıl basketbol oynayan Havvanur Kethüda, bir antrenörün tavsiye üzerine boks sporu ile ilgilenmeye başladı. Boksa kısa sürede alışan 17 yaşındaki Havvanur, tek başına 3 aylık bir sürede hazırlanarak Türkiye şampiyonasına katıldı. Hırs kelimesinin karşılığını bulan Havvanur, aldığı derecenin ardından Avrupa şampiyonasına hazırlanmaya başladı. 2 aylık bir sürede yıldızlarda Avrupa şampiyonu olan Havvanur, bu başarıları ile ringde fırtınalar estirdi. Azmi, tutkusu ve heyecanı ile bütün zorluklara rağmen yılmayan genç kadın boksör, Karadağ Budva’da 23 Ekim tarihinde başlayan Gençler Dünya Şampiyonası’na katıldı. Kariyerinde ikinci raunda gelmeden rakiplerini mağlup etmeyi başaran Havvanur, bu başarısını Karadağ’da da gösterdi. Finale kadar uzanan zorlu karşılaşmaların ardından ringde kolbastı oynamayı da unutmayan Havvanur, +81 kilodaki final karşılaşmasında bir önceki dünya şampiyonu Özbek Shakhobiddinova Sobirakhon’a karşı mücadele etti. 2. raunda uzanan karşılaşmada rakibini mağlup eden Havvanur Kethüda, dünya şampiyonasında altın madalyanın sahibi oldu.

1,5 yıllık başarı ile dünya şampiyonluğunu kazanan Havvanur Kethüda, “Yaklaşık 8 yıldır basketbol sporu ile ilgileniyordum. Geçtiğimiz yıl basketbol oynarken karşı takımın antrenörü yanıma gelip ’Boks yapar mısın?’ dedi. Ben de başladım. 3 ay sonra Türkiye şampiyonası vardı. Türkiye Şampiyonası’na katıldık. Öyle şampiyon olduk. İki ay sonra da yıldızlarda Avrupa şampiyonası vardı. Orada da bir derece yaptım. Avrupa şampiyonu oldum. 2024 yılında Ocak ayında Mersin’de gençlerde Türkiye şampiyonasında Türkiye şampiyonu oldum. Nisan aylarında Gençler Avrupa maçı vardı. Avrupa şampiyonu oldum. Burada da Montenegro Dünya Şampiyonası vardı. Dünya Kupası’nı elde ettim” dedi.

“İstiklal Marşı’mızı okuttuğum için çok mutluyum”

Busenaz Sürmeneli’yi örnek aldığını belirten Havvanur Kethüda, 2028 yılındaki olimpiyatlarda şampiyon olmak istediğini söyledi. Kethüda, “Güzel bir atmosferdi. Heyecan vardı tabii ki de. Şimdi ilk dünya maçına katıldım. Geçen sene Yıldızlar Dünya Şampiyonası’na gidemedik. Bu sene nasip oldu. Dünya şampiyonu oldum orada da. Altın madalyayı elde ettim. Madalyayı ülkeme getirdim. İstiklal Marşı’mızı okuttuğum için çok mutluyum. 2028’de olimpiyat şampiyonu olmak istiyorum. Örnek aldığım isim Trabzonlu olduğu için Busenaz Sürmeneli. Özbek rakibim geçen sene final maçında şampiyon olmuştu. Onun stresi vardı üzerimde, dünya şampiyonunu nasıl yenebilirim diye. Güzel bir histi. Şampiyon olduk. İkinci raunda kaldım. Stresliydi, maçı verebilirdim. Çünkü dünya şampiyonuydu. Her şey olabilirdi. Ama kazandık” şeklinde konuştu.

“Trabzon’un bana sahip çıkmasını istiyorum”

Transfer tekliflerinin geldiğini ancak Trabzon’da kalmak istediğini kaydeden Kethüda, “Şu an bir ara vereceğim. Ondan sonra hazırlık merkezinde antrenmanlara devam edeceğim. Çünkü 2025 yılında Türkiye şampiyonamız var. Ondan sonra Avrupa şampiyonamız geliyor. Şampiyonlukların ardından transfer teklifleri de geldi. Trabzon’da kalmak istiyorum. Buse abla 2020’de olimpiyat şampiyonu oldu. 2028 yılında ben de olimpiyat şampiyonluğunu Trabzon’uma götürmek istiyorum. Trabzon’dan dışarı çıkmak istemiyorum. Trabzon’un bana sahip çıkmasını istiyorum” diye konuştu.

Anne Zeynep Kethüda: “Kızımla gurur duyuyorum”

Havvanur Kethüda’nın annesi Zeynep Kethüda ise, kızı ile gurur duyduğunu vurgulayarak, “Zaten yapabilecek olduğuna inanıyordum. Kızımdan emindim. 2023 yılında ilk maça çıktığı zaman babası ’Kızım korkma, dik dur, biz ailen olarak arkandayız’ dedi. Final maçında çok heyecanlandık. Maç uzadı. Şu ana kadar olan bütün maçlarında tek raundda almıştı. Final maçı ikinci raunda uzadı. Yerimizde duramadık. Havvanur’un önünde şu anda Asya maçı var. Ondan sonra 2028’de olimpiyatlar var. Hem sporunu devam ettirecek, hem okulunu devam ettirecek. Bu şekilde hayatına bir yön çizecek. Ben kızımla gurur duyuyorum” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Amasya’da 65. Kiraz Teşvik Yarışması yapıldı

amasyada 65 kiraz tesvik yarismasi yapildi pxHFc3zK
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Haziran, 2026 00:45 tarihinde yayınlandı
0 0

Türkiye’nin en eski kiraz teşvik yarışması Amasya’da 65 yıldır gerçekleştiriliyor. Geçen yıl bahçelerde yaşanan zirai don afeti nedeniyle yapılamayan yarışmada üretimin bol olduğu bu yıl ilk üçe giren kiraz üreticilerine altın hediye edildi.

Kentte düzenlenen 12-22 Haziran Uluslararası Atatürk, Kültür ve Sanat Festivali kapsamında gerçekleştirilen yarışma öncesi Amasya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik ekipleri bahçelerin yolunu tuttu. Titiz araştırmalar sonucu ödül almaya hak kazanan ürünler ile üreticileri belirlendi.

Birinci Alpaslan köyünden Yusuf Eser

Birinciliği Taşova ilçesine bağlı Alpaslan köyünden Yusuf Eser kazandı. Yarışmaya ailesiyle birlikte gelen Eser, ödül çekini Amasya Valisi Önder Bakan’ın elinden aldı. Yarışmada ikinci Aydınlık köyünden Hasan Hüseyin Erdem, üçüncü ise Ormanözü köyünden Murat Pamuklu üçüncü oldu. Şehzadeler Gezi Yolunda düzenlenen ödül törenine AK Parti Amasya Milletvekili Haluk İpek, CHP Amasya Milletvekili Reşat Karagöz, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Kemal Çakıroğlu ile diğer yetkililer de katıldı. Halk oyunları ekibinin sahne aldığı yarışmayı izleyen vatandaşlara paketler halinde kiraz dağıtıldı.

“Türkiye’nin en eski kiraz yarışması”

Amasya Ziraat Odası Başkanı Mustafa Cebeci, “Türkiye’nin en eski kiraz yarışmasını Amasya’da yapıyoruz. 1962 yılından bu yana 65 yıldır bu yarışma geleneksel olarak yapılıyor. Sadece geçen yıl zirai afeti don nedeniyle ağaçlar meyve vermediği için yarışma yapılamamıştı. Dereceye giren üreticilerimizi kutluyorum” dedi.

Bu yıl yaklaşık 50 bin ton rekolte bekleniyor

Coğrafi işaretli Amasya kirazının Türk kirazı olarak tanındığını anlatan Cebeci, “Rusya, Almanya gibi ülkelere ilimizden kiraz ihracatı yapılıyor. Bu yıl yaklaşık 50 bin ton rekolte bekliyoruz” diye konuştu.

“1963’te dedemin diktiği kiraz ağaçlarından ürün alıyoruz”

Geleneksel yarışmanın bu yılki şampiyonu Yusuf Eser de, “1963 yılında dedemin diktiği kiraz ağaçlarını yetiştirerek ürün alıyoruz. Teknolojik gelişmeleri de takip ederek ailece üretim yapıyoruz. Bölgede kiraz üretiminin merkezi olmasını istediğimiz köyümüz Alpaslan’ın daha da gelişeceğine inanıyorum” şeklinde konuştu. Eser’in eşi Gülhanım Eser’de 65 yıldır süren yarışmanın bu yılki kazananın olmanın gururunu yaşadıklarını söyledi.

“Rabbim geçen sene vermediğinin iki katını verdi”

Ömrü bahçelerde şifa kaynağı kirazlardan toplayarak geçen Sadiye Öztürk, yarışmanın kazananlarını alkışlayarak kutladı. Geçen yıl kiraza hasret kaldıklarını hatırlatan Öztürk, “Bir tane bile kiraz yemek nasip olmamıştı. Ama bu sene Rabbim geçen sene vermediğinin iki katını verdi. Bol kirazımız var. Her yere yetecek inşallah” şeklinde konuştu. Yarışmaya Çiğdemlik köyünde katılan Ertan Uzun ise, genç bir çiftçi olarak üretim yapmayı sürdüreceğini vurguladı.

Bizi sosyal medyadan takip edin