Zihni Erikci
•Karabük belediye otobüsleride Safranbolu ya yoğun saatlerde sefer düzenlese
Nüfusu hızla artan ilçelerin başında gelen Safranbolu’da, toplu taşıma sorunu da katlanarak büyüyor. Belirli saatlerde Safranbolu’dan yolcu taşımacılığı yapan Safranbolu Belediyesine ait otobüslerin sayısının az olması özellikle sabah ve akşam saatlerinde sıkıntıların yaşanmasına sebep oluyor
Her geçen gün nüfusu artan Safranbolu’da şehir içi toplu taşıma araçlarının yetersiz olduğundan şikâyetçi olan vatandaşlar, otobüs ve sefer sayılarının artırılmasını istediklerini söylediler.
Safranbolu – Karabük hattında yolcu taşıyan belediyeye ait otobüsler, halktan yoğun talep görüyor. Safranbolu’da yaşayan emekli sayısının fazla olması ve çoğu çalışanın iş yerinin Karabük’te olması nedeniyle sabah ve akşam saatlerinde en yoğun yolcu sayısına ulaşıldığında kapasitenin üstünde yolcu taşıyan otobüslerde aşırı sıkışıklık yaşandığını belirten vatandaşlar, toplu taşımada sefer sayısının yoğun saatlere göre ayarlanması talebinde bulundu.
Yolcu kapasitesinin iki katını taşıyan otobüslerde, yolcuların çoğu ayakta gitmek zorunda kalıyor. Hafta içi, her gün iş başlangıcı ve iş bitiminden sonraki otobüs tarifelerine göre yolculuk yapmakta zorlanan vatandaşların mağdur olduğu görüldü.
“OTOBÜSLER ÇOK AŞIRI KALABALIK”
Safranbolu – Karabük arasındaki otobüslerde meydana gelen sıkışıklıklardan dolayı yolculuk esnasında sıkıntı yaşadıklarını belirten vatandaşlar, şunları söyledi: “Otobüs sabahları çok kalabalık oluyor. Geçtiğimiz Perşembe günü büyük değil küçük otobüs kaldırıldı. Saat 08:45’te hareket eden belediye otobüsüne üst üste binmek zorunda kaldık. Bu daha büyük bir sıkıntı oldu sığamadık. Başka bir otobüs talep ettik. Daha Emek mahallesinden de binecek yolcular vardı. Sağolsun şoför aradı bir küçük otobüs daha geldi. Ama bu sorun her gün yaşanıyor. Başka otobüslerde olmalı, sayıları artmalı. İlimize sefer sayısının arttırılmasını rica ediyoruz. Otobüsler çok aşırı kalabalık. Kalabalık olduğu zaman sıkıntı yaşıyoruz. Safranbolu nüfusu her geçen gün artıyor. Yazın otobüslerde kalabalık durulmuyor, bir de okullar açılınca daha da kalabalık olacak. Otobüsler, sabah ve akşam saatlerinde yoğun oluyor. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde sefer sayısı artırılabilir. Çünkü otobüste yolculuk yaparken yer bulmada büyük sıkıntı yaşıyoruz. Ayakta yolculuk yapmak zorunda kalıyoruz. Bu durumun önüne geçilmesi için ya daha fazla otobüs alınmalıdır ya da otobüs seferlerinin arttırılması lazım.” dedi.
“OTOBÜS SEFERLERİNİN ARTIRILMASI LAZIM”
Sefer sayılarının az olduğunu söyleyen bir vatandaş ise: “Hastaneye gidenlerin çoğu otobüste oturacak yer bulamıyor. Otobüs direk hastaneye gittiği için tercih ediliyor. Bunun için mecburiyetten idare ediyorlar. Otobüs seferlerinin artırılması lazım. Büyük otobüsler vilayete giderken hınca hınç dolu oluyor. Küçük otobüsler ise şehirde taşıma yapıyor. Otobüslerin seferleri ve otobüs sayılarını artırabilirler. Hafta sonları zaten otobüs saatleri farklı, bayramlarda otobüs saatleri değişiyor. Oysaki nüfusumuz arttı. Eski Safranbolu değil ki, bu nüfusa bu kadar sayıda otobüs ve sefer sayısı yetebilsin.” dedi. (Haber Merkezi)
Kastamonu’nun Tosya ilçesinde jandarma ekipleri tarafından düzenlenen uyuşturucu operasyonunda yakalanan 3 sanığın yargılanmasına başlandı. Tutuklu sanıklardan O.D., uyuşturucuyu arkadaşı H.C.Ş.’nin kardeşlerine bakabilmek için sattığını söyledi.
Olay, 2025 yılında Tosya Sanayi Sitesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Tosya İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, bir ihbarı değerlendirerek şüphelendikleri bir aracı durdurdu. Durdurulan araçta yapılan aramada araç içerisinde şoför kapısı ile koltuk arkasında tütün paketi içerisinde 90 gram bonzai maddesi ele geçirildi. Araçta bulunan M.A., O.D. ile H.C.Ş.’nin üzerinden 2,30 gram bonzai maddesi bulundu. Olay sonrası uyuşturucu madde ile yakalanan M.A., H.C.Ş. ile O.D.’nin ev ve eklentilerinde jandarma ekiplerince yapılan aramalarda mutfakta 1 adet hassas terazi, fritöz içerisinde 5 gram bonzai maddesi, ayrı bir poşetin içinde 2,90 gram bonzai maddesi ve aseton kutusunda bonzai maddesi ile 5 adet sentetik ecza hapı ele geçirildi.
Operasyonun ardından gözaltına alınan H.C.Ş. ile O.D., çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanırken, M.A. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olay sonrasında sanıklar M.A., H.C.Ş. ile O.D. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde “Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama” suçundan dava açıldı.
Duruşmada kendisini savunan tutuklu sanık O.D., “Olay günü H.C.Ş. beni aradı. Yeni malzeme yaptığını söyledi. Çalıştığım için yemek molasına çıkabileceğimi söyledim. Öğlen yemek molasına çıktığımda yanına gittim. İşten çıktığımda üzerimden çıkan uyuşturucu maddeyi bana o verdi, parayı akşama verebileceğimi söyledim, o da kabul etti. Biz, yemek yerken jandarma ekipleri geldi. Üzerimde suç unsuru olup olmadığını sorduklarında cebimde bulunan uyuşturucu maddeyi teslim ettim. H.C.Ş., maddeyi benim hırkamdan çıkardığımı söylemiş, güvenlik kamerası kayıtları izlendiğinde üzerimde sadece tişört olduğu görülmektedir. O maddeyi koyabilecek hiçbir yer yok üzerimde. Affınıza sığınarak beraatımı talep ediyorum” dedi.
H.C.Ş.’nin uyuşturucu maddeyi M.A.’dan aldığını söylediğini ifade eden O.D., “’Ben senin arkadaşınım, benden de mi para alacaksın’ dediğimde, ‘ben de 9 bine 3 gram ham madde halinde Muhammet’ten alıyorum’ diye söyledi. Ben ondan hiç para karşılığında uyuşturucu almadım. Önceki ifademde, uyuşturucunun etkisinde olduğum için ’aldım’ demiş olabilirim. Sentetik ecza hapı ve bonzai kullanıyorum. İlk cezaevine girdiğimizde 3 gün beraber kaldık, babası cezaevine girdiği zaman kardeşlerine bakmak için zorluk çektiğini, onun için bu işi yaptığını söyledi. H.C.Ş., arabaya benim koyduğumu söylüyor, torpido varken neden onun tarafına koyayım? Bana vermesi için arabaya bindik. H.C.Ş. daha önce bana para gönderdi ama borç olarak gönderdi. Beraatımı talep ederim” dedi.
“Babam cezaevine girince boşluğa düştüm, uyuşturucuyla avuttum kendimi”
Tutuklu sanık H.C.Ş. ise, “Babamın cezaevine girmesinden dolayı boşluğa düştüm, kendimi uyuşturucuyla avutuyordum. M.A. ve O.D. ilk uyuşturucuyu içirdi. Sigaranın içine esrar koymuş, ben de bunu içtim, sonra bağımlı oldum. Bunun karşılığında ücret talep etmediler, daha sonra benden para talep etmeye başladılar. Para karşılığında M.A. ve O.D.’den uyuşturucu satın aldım. M.A. ve O.D. bana IBAN gönderdi, ben hesaplarına havale yaptım, mesaj konuşmaları da yaptı. Yakalandığımız gün O.D. beni motosikletiyle almaya geldi, benim arabam başkasındaydı. Ben ona emanet etmiştim, ’arabayı almaya gidelim’ dedim. Arabam M.A.’nın dükkanının önündeydi. Arabayı aldıktan sonra O.D. tütün paketini gösterdi. Ben de merak edip aldım, içini açtığımda yaş tütün vardı. Olay günü biz bakkala gittik, sigara aldık, sanayiye gittik. Ben araçtan indim, selamlaşırken O.D. 3-4 dakika sonra aşağı indi arabadan, ondan sonra onlar yemek yiyordu. ‘Okan gel, biz de yemek yiyelim’ dedim, lokantaya gittik. Lokantadayken yemeği söyledik, o sırada O.D., M.A.’nın dükkanına tekrar girdi, araç da M.A.’nın dükkanındaydı. Daha sonra yemek yedik, ardından jandarma ekipleri geldi, bizi aldı. O.D.’den çıkan uyuşturucuyu ben zaten ondan alacaktım. O.D. bana vermek için hazırlamıştı. Arabada çıkan 90 gram bonzai O.D.’ye ait” diye konuştu.
“Annem ve ablam fritöz içine koymuş, evde olduğundan hiç haberim yok”
Evinde çıkan uyuşturucunun ise M.A.’ya ait olduğunu ileri süren H.C.Ş., “İki gün önce M.A.’nın dükkanında alkol almıştık. Uyuşturucu da vardı bunun yanında, biz bunu içtik. Ben alkollü, uyuşturuculu olduğum için sızmışım. M.A., beni evin önüne bırakmış, ben yan koltukta oturuyorum, o tütün ve boş aseton kabını benim tarafıma atmış, ben de çöpe atmak amacıyla cebime koymuştum, eve o vaziyette çıktım. Daha sonra ailem onu almış, saklamışlar, babam cezaevinden çıkınca ona göstermek için bunu yapmışlar. Teraziyle benim hiçbir alakam yok, hiç kullanmadım. Mutfakta görünce belki dokunmuşumdur ama hiç uyuşturucu satmakta kullanmadım. Ablam onu evde kullanmak için almış. Annem ve ablam fritöz içine koymuş, evde olduğundan hiç haberim yok” diye konuştu.
Tutuksuz yargılanan sanık M.A. da, “Ben sanıkların iddialarını kabul etmiyorum. Olayla alakalı en ufak bir bilgim yoktur. Eve bıraktığımda ben tek değildim, yanımda arkadaşım vardı. Kesinlikle uyuşturucu madde yoktu, alkolden sızdı” şeklinde konuştu.
Tanıkları ve sanık avukatlarını da dinleyen mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Zihni Erikci
•Karabük belediye otobüsleride Safranbolu ya yoğun saatlerde sefer düzenlese