Reklam
Reklam
zehra
Mustafa Akgün Avatarı
Mustafa Akgün tarafından
23 Mayıs, 2025 12:58 tarihinde yayınlandı
0

11 Yılda 11 Ülkeye Umut Taşıdı

Safranbolu ilçesinde yaşayan Zehra Söylemez, tam 11 yıldır dünyanın dört bir yanında yardıma muhtaç insanların hayatlarına dokunuyor.

Küçük yaşlarda Sovyetler Birliği’nin Afganistan işgali sırasında Müslümanların yaşadığı zulümlerden etkilenerek yardım faaliyetlerine başlayan Söylemez, bugün Filistin’den Arakan’a, Suriye’den Somali’ye kadar birçok mazlum coğrafyada umut ışığı oldu.

Safranbolu Yağmur Yardımlaşma Derneğini kuran Söylemez, topladığı bağışlarla 11 yılda, 11 ülkede kurban bağışları, gıda yardımları yaparken, su kuyuları, mescitler, yurtlar inşa ederek binlerce insanın hayatına dokundu.

ŞEHİDİN VASİYETİYLE “ZEHRA TEYZE” OLDU

2018 yılında Zeytin Dalı Harekatı’nın 19. gününde şehit düşen Piyade Astsubay Kıdemli Çavuş Ömer Bilal Akpınar’ın vasiyetinde,  “Zehra Teyze” olarak bahsettiği Söylemez, o günden sonra bu isimle anılmaya başlandı.

Safranbolu Yağmur Yardımlaşma Derneği, bağışçıların desteğiyle çalışmalarını genişleterek dünyanın dört bir yanında yardım eli uzatmaya devam ediyor.  Söylemez, bu yıl Kurban Bayramı’nda Uganda’da yardım severlerin kurban bağışlarını ihtiyaç sahiplerine ulaştıracak.

Zehra Söylemez, İhlas Haber Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, bu yıl kurban organizasyonunun Uganda’da olacağını, Afrika’nın zor coğrafyalarında insanların senede bir kez de olsa bayramı güzel geçirebilmesi için Türkiye’deki hayırseverlerin Afrika’daki ihtiyaç sahiplerine vermiş olduğu desteğe aracı olmanın mutluluğunu yaşadığını belirtti.

Safranbolu Yağmur Yardımlaşma Derneği olarak kurbanları İslam usullere uygun bir şekilde en ihtiyacı olanlara ulaştırmak üzere yola çıkacaklarını ifade eden Söylemez, “Kurban gerçekten insanlar arasındaki sevgiyi, paylaşmayı, kaynaşmayı sağlayan güzel bir ibadet. Gerçekten bunu söylerken bile çok üzülüyorum. İnsanların yiyecek ihtiyaçlarına aslında dünyanın bir tarafının israfı kat kat karşılar. Ama maalesef bir dengesizlik var dünyada. Bir taraf aç, bir taraf çok fazla israf. İnşallah bu konularda da farkındalık oluşturmak adına bizlerin Afrika’daki çalışmalarımızı bütün bağışçılarımızın titizlikle takip etmelerini istiyorum. Sadece kurbanla olmuyor. Sadece kurban bağışıyla ihtiyaçlar bitmiyor, orada en büyük problem su, temizlik içinde suyu yok. Biz Safranbolu Yağmur Yardımlaşma Derneği olarak zaten etapta su kuyularımıza ağırlık vererek oradaki çalışmalarımızı yürütüyoruz. Ama Kurban Bayramı’mızda da inşallah oradaki Müslümanlara sevinç olmayı, onlara ulaşmayı hedeflediğimiz için 11. yılımızda kurbanda yine ‘Afrika’ya yardımlar yağsın’ diyoruz. Kurban bağışı yapacak olan bütün hayırseverlere, bağışçılarımıza çok teşekkür ediyoruz” dedi.

MESCİTLER, SU KUYULARI, YURTLAR VE DİKİŞ ATÖLYELERİ AÇILDI

11 ülkede faaliyetlerde bulunduklarını, buralarda su kuyuları, mescitler, yurtlar ve dikiş atölyeleri açtıklarını vurgulayan Zehra Söylemez, “Tabi ihtiyaca binaen defalarca gittiğimiz ülkeler de oluyor. Su kuyularının yanında gıda yardımları çok yapıyoruz. Çünkü insanların gerçekten ağaç yapraklarını gördükten sonra benim sadece bir kurban etininki çok az miktarda düşüyor, çok kalabalık bir bölge… Gıda yardımlarımıza da çok büyük destek veren bağışçılarımız var. Onlar sayesinde bizler şu an yine gittiğimizde Kurban Bayramı’na kurbanlarımızı kesip, etlerimizi dağıttıktan sonra gıda yardımlarımızı yapacağız. Orada yetimhane kurduk, kız yetimhanemiz var. O kız yetimhanemizde 100 kız yetim hem eğitim alıyor hem barınıyor. Bu da çok gerçekten çok büyük bir hizmet oldu insanlığa, insanlık adına. Çünkü toplumu gerçekten eğiten, kadın, anne bu noktada bizler problemlerin çözümünü asıl noktaya çekerek çözmeye çalışıyoruz. Bir kız yetimhanesinde yetişecek olan o çocuklar inşallah ileride hem kendi hayatlarını hem ülkelerinin geleceklerini kurtaracaklar. Yine bu yetimhanemizde barınan yetimlerimize hamilelik yapan, onlara annelik yapan 100 annemiz var. Onlara da ayrıca çok teşekkür ediyorum, Allah hepsinden razı olsun. Mescitlerimiz de var. Orada insanların ibadet edecek meslekleri yok. Bizlerden en çok istedikleri şey mescit. Bugüne kadar 17 mescit yaptık. Bu mescitlerimizin yanında insanlara meslek edindirecek, onlara para kazandıracak şeyler de yapıyoruz. Mesela bir örnek vermek gerekirse; dikiş atölyesi yaptık. Orada kadınların dikişleri kendi harçlıklarını çıkarması, emeklerini yemesi kadar güzel bir şey yok. Bu dikiş atölyemizde çok güzel oldu daha ilerleyen dönemlerde çok daha imkanlar el verdiğince bizler bütün insanlık adına oradaki kardeşlerimize yardımlaşma adına gayretle çalışmaya devam edeceği” ifadelerine yer verdi.

“MÜSLÜMAN TÜRK KADINI HER YERDE GÜÇLÜ”

En büyük destekçisinin eşi ve 4 çocuğunun olduğunu vurgulayan Söylemez, şunları kaydetti. “Hayat zor ama önemli olan zor olanı başarmaktır. Kolayı herkes yapar. Allah’ın bana vermiş olduğu bir güçle inançla, heyecanla, coşkuyla gidiyorum. Tabii en büyük destekçim eşimle birlikte gitmemizin vermiş olduğu avantaj da var. Birlikte gidiyoruz. Tabii bunun yanında sadece eşim değil, 4 tane evladım var. Onların da bana destek olmamaları, engel olmamaları. Bizlerin bu hizmeti gün be gün arttırdığını görüyoruz. Elhamdülillah şükrediyoruz. Dediğim gibi hayatı kolay yaşamak bana göre değil. Ben zorluklar üstesinden gelecek kadar çok şükür güçlü bir kadınım. Elhamdülillah Müslüman Türk kadını her yerde güçlü zaten. Bunu da dünyanın başka ülkelerinde özellikle mağdur coğrafyalarda insanlar Türk bayrağını orada dalgalandırırken gururla gidiyorum, koşa koşa gidiyorum.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
fevzi aydin
Fevzi Aydın Avatarı
Fevzi Aydın tarafından
02 Haziran, 2026 13:57 tarihinde yayınlandı
0

MİLLİ İRADE, SİYASETE UZAK…

DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ

Fevzi Aydın

Türk siyaseti son çeyrek yılda milli irade politikasına sahne oldu…

21. asırla birlikte başlayan milli iradenin siyaset üzerindeki etkisi, her geçen gün azalan bir seyir izledi…

Her alanda Milli İradeyi ağzından düşürmeyen iktidar, son dönemde, kendini iktidara getiren milli iradeyi de görmemeye başladı…

Sosyo-ekonominin tüm verilerini işleyen, değerlendiren ve yayımlayan İstatistik Kurumu’nun verileri, ulusal ve uluslararası sistem tarafından dünya sosyo-ekonomisine entegre edilmekte…

Bu verilerin güvenirliği konusunda, ulusal ve uluslararası sosyo-ekonomi çevresinde tam mutabakat konusunda farklı görüşler ortaya çıkmakta…

Türkiye ekonomisinin rakamsal olarak büyümesi sağlayan İstatistik Kurumunun bu rakamları, gerçekleşen ve çeşitli kuruluşlarca açıklanan ve halka yansıyan rakamsal değerler karşısında, üretici-tüketici ve toplum ekonomisini yansıtmaktan oldukça uzak…

Geçmişten günümüze, ülke siyasetinde her dönem ülkeye ve topluma farklı sistemler dayatılmış, siyasetin bu uygulama ve düzenlemeleri, halka yeterli fayda sağlayamamış…

Yine geçmişten günümüze, milli iradenin iktidara getirdiği siyasi sistemler, politikalarını ülkenin ve toplumun refah ve huzur içerisinden yaşamasını sağlamak yerine, önceliği siyasi hükümetlerinin icraatlarını, iktidar sürelerini uzatmak yönünde kullandıkları görülmekte…

Küresel sistemin, faize dayalı finansal sisteminden, Türkiye ekonomisin uzak tutmaya çalışan iktidar ve ekonomi yönetimi, uluslararası ekonomik ve finansal baskıyla, sosyo-ekonomik krizlerin çözümü olarak, uluslararası finansal sistemlerden destek almak zorunda kaldı…

Uluslararası ekonomik sistem ve faiz lobisi, finans sistemlerine ekonomiyi teslim eden iktidar ve ekonomi yönetimi, finansal sorunu çözerken, sistemin acı reçeteleri, iktidara nefes alma imkânı verdi…

Uluslararası finans sisteminin sağladığı finansın, ekonomiye entegresiyle piyasalar, enflasyon ve faiz sarmalıyla sınırları aşarak, üretici-tüketici ve toplumun gelir dağılımından aldığı pay küçülmeye başladı…

Seçim dönemlerinde, ekonomiyi çıkmaza sokacak kararlarla canı yanan toplumun, ekonomiden aldığı refah payı her geçen gün düşüş eğilimi izlemeye davam ediyor…

Cumhuriyet tarihinde, milli iradenin büyük teveccühüyle iktidara getirdiği siyaset ve politikalar, aynı teveccühle milli iradeye, halka, topluma ve ekonomiye, ülkeye maalesef hizmet olarak dönemedi…

Dünya’da, sınırlar ve komşu ülkelerde yaşanan savaşların, kırılgan ekonomiyle bu savaşlara karşı sınırları korumanın zorluğu ortada…

Halka yönelik politikalar yerine, uluslararası finans sistemlerine faiz desteğiyle katkıda bulunan iktidarlardan umudunu kesen milli irade, politika ve siyaseten her geçen gün uzaklaşmakta…

Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…

Bizi sosyal medyadan takip edin