100. Yıl Mahallesi Yaşam Kompleksinin Temeli Atıldı - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
08 Mayıs, 2015 14:01 tarihinde yayınlandı
0
0

100. Yıl Mahallesi Yaşam Kompleksinin Temeli Atıldı

100. Yıl Mahallesi Yaşam Kompleksinin Temeli düzenlenen törenle atıldı. Temel Atma Törenine; Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, Karabük Belediye Başkan Yardımcısı Fatma Danışman, MHP İl Başkanı Burhanettin Arslan, MHP Safranbolu İlçe Başkanı Muharrem Asker, MHP Milletvekili adayları Durmuş Yalçın, Ayhan Akbaş, Mahalle Muhtarları, daire müdürleri ve vatandaşlar katıldılar.
TÜRKİYE’DE ÖRNEĞİ GÖRÜLEMEYECEK BİR KOMPLEKS
Başkan Vergili törende yaptığı konuşmada; “Temelini atacağımız 100. Yıl Mahallesi Yaşam Kompleksi projesi bizim 2014 seçimlerinde vaat ettiğimiz 3 büyük projelerden bir tanesiydi. İnşallah Yaşam Kompleksi projemizi en hızlı bir şekilde hayata geçireceğiz. Yaşam Kompleksinde 60 tane dükkan olacak, Belediyenin sosyal üniteleri olacak. Camiyi, dış dekorasyonunu ve içerisinde ne kadar eksikliği varsa tamamını tamamlayıp ortasında ibadet alanıyla beraber Türkiye’de örneği görülmeyecek bir kapalı pazar alanı yapacağız. Üç tane büyük projelerimizden bir tanesi de 100. Yıl Mahallesine yapacağımız Yaşam Kompleksiydi. Bununda temel atma törenini burada hep beraber gerçekleştireceğiz” dedi.
YAPTIĞIMIZ İŞLERİ KİMSE SAYAMAZ
Vergili; “Karabük’e baktığımızda çok küçük bir kent değil. Çok geniş bir alana yayılmış, bir tarafı Fatih Mahallesi, öbür tarafı Bulak tarlaları, Çerçiler, Belen ve Kapullu Mahallesi gibi çok geniş bir alana yayılmış 110 bin nüfusun yaşadığı bir yerde hizmet vermeye çalışıyoruz. Yapmış olduğumuz işlerin çoğunu Karabük’teki dostlarımız, arkadaşlarımız görme imkanları yok, neler yaptığımızı bilme imkanları da yok. Ben kısa bir şekilde anlatayım. Öncelikle mezbaa yapımı başlandı. Yapıldıktan sonra boş alanı da Türkiye’de ilk defa evleri yıkılmadan evlerin teslim edildiği bir kentsel dönüşüm başladı ve 460 tane konutu arkadaşlarımıza dağıttık. Eski hal binasını yıktık, Öğlebeli Mahallesine modern bir hal binası yaptık. Battı çıktı, dolmuş durakları yaptık. İnşallah 14 Mayıs’ta açılışını yapacağımız, 130 binayı bir gecede yıkıp Kent Meydanını yaptık. Kütüphane binasını yaptık, dikey asansörle Öğlebeli Mahallesine çıktık, Esentepe ve 200 Evler arasına yaya köprüsü yaptık, şimdi ise Kartaltepe ve Yenişehir arası yaya köprü inşaatımız devam ediyor. 20 tane Sosyal Yaşam Merkezi yaptık, Yeşil Mahallede kapalı pazar yeri yaptık, %95 doğalgaz dağıtımını sağladık, %70 su borularını değiştirdik, Türkiye’nin en güzel arıtmasını yaptık ve en ucuz suyu da Karabük içiyor. 70 tane çocuk parkı yaptık, 650 bin ton asfalt kullandık, 40 kilometre kaldırım yaptık ve çalışmalarımıza devam ediyoruz” dedi.
BUGÜNE KADAR VAATLERİN HİÇBİRİSİNİ GERÇEKLEŞTİRMEDİLER
“7 Haziran’da Türkiye’mizin geleceği, Karabük’ün geleceği ile ilgili bir oylama yapılacak” diyen Vergili; Bu oylamada yine umut tacirleri yola çıkacak, umut vaat etmeye başlayacaklar. Bu umut vaatlerinin içerisinden en büyüklerinden birisi 2014 yerel seçimlerinde bu hastaneler kapatılmayacak diye çok iddialı bir şekilde ortaya çıkmışlardı. Şeçim biter bitmez ne yapıldı? Hastaneler kapatıldı ve bu güne kadar Karabük’le ilgili vaatlerin hiç biri gerçekleşmedi. Tek yaptıkları iş eğer birilerine iş verilecekse Ak Parti kayıt olma şartı. Eğer birilerine aş vereceklerse, yardıma muhtaçsa Ak Parti’ye kayıt şartı. Bunun dışında bu güne kadar benim dönemimde Karabük milletvekillerinin Karabük’e en ufak bir katkıları olmamıştır. Yapılacak işleri de tek tek engellemişlerdir. Size en basit olayı mahallenizle ilgili olanı anlatayım. Bu mahallemizin daha evvelki imar durumuna göre ortaya çıkacak yapılaşma tam bir 200 Evler’di, beton yığınıydı. Beklide Türkiye’de ilk defa örnek bir karardır. Bu mahallede yapılaştırma kat sayısını düşürdük. Gelecekteki çocuğumuzun yaşam alanlarını kapatmamak için buna cesaret ettik. Bizim en ufak bir menfaat düşüncemiz olmadığı için çok rahatlıkla bu kararı aldık ve uyguladık. Bu mahallenin gelişimde en büyük emeği olan kişi eski Rektörümüz Doktor Burhanettin Uysal’dır. Bu mahalle eğer bu kadar değerlendiyse, bu mahalledeki dükkanlar bu kadar iş yapabiliyorsa en büyük başarısı bu işin Doktor Burhanettin Uysal’dır.
Karabük’teki yapılan işlerin hepsi tek tek engellendi. Ben tahmin ediyorum ki bizden evvel ki Belediye Başkanı arkadaşımızda başarılı olabilirdi. Bunların düşünceleri şuydu; eğer çok başarılı olursa siyasette bizim önümüze geçer düşüncesiyle herkesin başarısında milletvekilleri sırasıyla engellemeye devam etti. Biz Burhanettin Uysalla protokol imzaladık. Bu protokolde bizim demiryolu hattımız vardı. Bu demir yolu hattı istasyondan başlayacak, Üniversite Mahallesine gelecek ve bu protokol devam edilip 5000 Evler’e kadar gidip bütün bu aradaki hatların yolcularını biz tren yoluyla üniversite öğrencilerini taşımayı düşünüyorduk.
Maddelerin bir kısmını okuyayım size; Karabük Üniversitesinin yükümlülükleri, güzergah üzerinde karayollarını kesen demiryolları hattının altından veya üstünden geçecek şeklinde düzenlenmesi veya karayollarının muafa katı ile mevcut yol üzerinden geçiş sağlanması. Karabük Demir Çelik fabrikasının yükümlükleri, Karabük garından Üniversiteye yapılacak yaklaşık 4.500 metre uzunluğundaki demir yolu hattına ait. Raylar Karabük Demir Çelik fabrikası tarafından temin edilecektir. Şu anda Zonguldak Ankara demir yolunu yenileyen firmanın ismi yapım merkezi 430 milyon € inşaatı alan firmada katkıda bulunuyor. Bunun yükümlülükleri, yaklaşık 4.500 metre uzunluğundaki demir yolu hattının alt yapı işleri yapım merkezi tarafından yapılacaktır. Karabük Belediyesinin yükümlülükleri, güzergah üzerinde mevcut yollar ve taşımalar durumunda gerek kamulaştırmalar Karabük Belediyesince yapılacak ve Belediyeye ait yerler geçiş için kullanabilecektir. Belediye toplu taşıma amaçlı kullanacak, ilerde diğer mahallelere hattın devamını yapabilecektir. Biz bu protokolü Burhanettin Uysal beyle beraber imzaladık. Nasıl Tıp Fakültesini Karabük milletvekilleri bu binayı kullanmayacaksın diye baskı yapıp binayı kullandırtmadıkları gibi. Çünkü Rektör beyinde devletle işi var. Sürekli yardım, ödenek alıyor. Baskı yapıp yaptırmadılar. Ben şundan eminim; bu projeyi hayata geçirtmeyen Karabük milletvekillerinden başka hiç biri değildir. Bu kadar önemli bir projeyi yaptırtmıyorlar. Şimdi çıkıyorlar tekrardan kapı kapı gezip oy istiyorlar. Ben burada kesinlikle siyaset yapmıyorum. Karabük Belediyesinin içerisine bir gün dahi kapısına sokmadım. Hizmetimim esnasında hiçbir kimseye siyasi kimliğini sormadım. Ben bu günlerde Ak Partili, Cumhuriyet Partili, Saadet Partili, eski demokratlı, Büyük Birlik Partili kardeşlerimin gerçekten Karabük’e kimin iyi hizmet edeceğine çok iyi karar vermelerini istiyorum.
Karabük için çalışanlara ne oluyor bakın! Burhanettin Uysal bey milletvekili olsaydı çok başarılı hizmetleri olacağını Karabük için inanıyordum. Ne oldu? Bu kadar başarılı Rektörümüz Karabük Üniversitesine 6 yılda 43 bin öğrenciye çıkartan rektörümüz. Ak Parti’ye gönül vermiş olabilir. Ak Parti aday tercihini şuna göre yapıyorlar; bu Profesör ama 4 kişi Profesörü imtihan ediyor. Hangi zekaları ile imtihan ediyorlarsa ve sonra bunun milletvekili olamayacağına karar veriyorlar” şeklinde konuştu.
PROTOKOLÜMÜZÜ GERÇEKLEŞTİRMEYENLER KARABÜK MİLLETVEKİLİDİRLER
Milliyetçi Hareket Partili olarak Burhanettin Uysal’ın çok başarılı bir milletvekili olacağına inandığını ifade eden Vergili; “Bu protokolü gerçekleştirmeyenler kesinlikle Karabük milletvekilleridirler. Bunun gibi 5-6 tane temel projeyi Karabük’te engelleyen, yaptırtmayan yalnız Karabük milletvekilleridir.
İller bankasından 7 trilyon lira alacağımız var. Karabük’ün hakkı paramız. Kesilirken de normal %25’den kesiliyor. 4 aydan bugüne ödenmedi. Ben bu parayı aldığım zaman size hizmet edeceğim. Yol, su, kaldırım yapacağım. İller Bankası Genel Müdürünün bir yakınına yolladığımız zaman söylediği kelime şu; Ya efendim ben bu parayı size nasıl vereyim? Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Karabük milletvekili bu para ödenmeyecek diye talimat verdi. bana diyor. Sonrada diyorlar ki bana bir ihtiyaç için gelmedi ki! Gittim bizzat kendim söyledim Mehmet Ali bey’e. Her seferinde tamam dedi, olmaz demedi. Çünkü bu bizim hakkımız. Ben kendisine bunu söylemeseydim, bu parayı ben 50 kere almıştım. Devlet Demir Yollarının Karabük Belediyesinin teslimi, o konuyu ilettik engellendi. Hastane konusunda Öğlebeli bahçelerine yapalım dedik engellendi. Bölge müdürlükleri gelecek dediler ortada yok. Her sene Keltepe Kayak Merkezine temel atmaya giderler, ortada hiç bir şey yok. Karabük, Safranbolu, Yenice, Eflani ile ilgili hiçbir şey yok.
Dedim ki bu bölgenin en büyük organize sanayisini kuralım Eskipazar’a. Demir Çeliğin 20 misli büyük. Arazi bizim organize sanayimizin 50 misli büyüklüğünde bir arazi. Yeni yeni Karabük’te Ticaret Odası ve siyasiler uyandı, bu işin peşine düştü ve Karabük’ün kurtuluşu budur. Ne zaman Karabük’e sanayi yatırımları taşıyabilirseniz o zaman Karabük’te göç durur, geriye dönüşler başlar. Bunlarla ilgili ne yapılacaksa, hangi konularla giderseniz gidin onları bunların yaptırmak işine gelmez. Niye, kendilerinin önüne siyasi olarak geçebilir, çok sevilebilir ve onların söz sahipliği biter. Ben şuna inanıyorum; 7 Haziran’da zaten onların söz sahipliği bitecek” dedi.
KARABÜK’TE ARTIK TEK PARTİCİLİK YOK
Karabük’te artık bölgeciliğin olmadığını savunan vergili; “ Karabük’te tek parti veya parti düşüncesi yok. Yalnız Karabük şunu düşünüyor; hizmet odaklı tercih. Eğer hizmet odaklı tercih olmasaydı bundan bir yıl önce bizi Karabük Belediyesi’ne seçmezlerdi. Biz elimizden geldiği kadar sizlere çalışmaya gayret ettik. Karabük Belediyesinin bir lirasını heba ettirmedik, peşkeş çektirmedik, rüşveti ve siyaseti sokmadık, yalnız hizmet ettik. Karabüklülerde sağ olsun tekrardan bizi 2014’te Belediye Başkanı olarak seçti. Ben buna inanıyorum; 7 Haziran’da Karabük her şeyi değiştirecek” dedi.
BURHANETTİN UYSAL İSMİNİ YAŞATACAĞIZ
Burhanettin Uysal’ın ismini yaşatacaklarını da söyleyen Vergili; “Burhanettin Uysal beyin başarısızlığını nasıl gölgelediler, önce baskılardan bazı işleri yaptırmadılar, başarı olacak diye milletvekili adayı yapmadılar. Ben diyorum ki İmar Müdürümüz daha iyi bilir, Burhanettin Uysal bey’in ismi Karabük’te yaşamalı. Bundan sonra Rektör olma şansı yok. Bizim ana bulvarımız benim bildiğim kadarıyla 1003 No.lu cadde. İlk Mecliste 1003 nolu caddenin ismi Burhanettin Uysal olarak değiştirilecek. Bunun siyaseti yok. Ak Partili milletvekili adayı olabilir beni hiç ilgilendirmiyor. Biz her hizmet eden kişiye teşekkür ederiz. Teşekkür ederken de hiç kimseden korkumuz olmaz” diye3 konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
fq23333
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
21 Nisan, 2026 15:00 tarihinde yayınlandı
0
0

ÜLKESİ LÜBNAN’DA İSRAİL KATLİAM YAPIYOR, SEFİR EFENDİNİN DERDİ TÜRKİYE’NİN YÖNETİM MODELİ !

ABD nin Türkiye büyükelçisi, dolar milyarderi, Lübnan asıllı, 79 yaşındaki Thomas J Barrack şimdi de, Türkiye’ye monarşi güzellemesi yapıyor. Daha önce de İzmir’e yaptığı bir konuşmada Osmanlı millet sistemini önermişti.
Monarşi, siyasi yetkinin kral, padişah, imparator gibi tek bir kişinin (monark) elinde bulunduğu, yönetimin genellikle soyağacı (babadan oğula/kıza) yoluyla geçtiği bir yönetim biçimidir. Bu sistemleri önermesinin ardındaki niyet bellidir. Türkiye’nin kendi kontrollerinde bir kukla devlet olmasını istiyorlar.

1 yıl kadar önce Türkiye’ye ayak bastığı anda bir konuşma yapmıştı. O konuşma iyi analiz edildiğinde, sefirin karakteri ve niyeti ile ilgili bana göre net ifadeler içeriyordu.
Kendisi ile ilgili ilk yazımı o gün yazmıştım. Daha sonraki süreçte her konuşmasını takip edip, bu hadsiz sefirle ilgili 3 yazı daha yazdım.
İlk yazımın başlığı ” Sn. Büyükelçi lütfen daha açık konuşun” idi.

O yazımı, Türkiye’ye ayak bastığında hava alanında yaptığı konuşmaya tepki olarak yazmıştım. Konuşmasının orijinali aynen şuydu;

“I come with a simple message from President Trump, which is his desire to raise the level of the alliance between Türkiye and the United States to the level that it deserves. We’ve always had a great relationship, but it should be an extraordinary relationship.”

Türkçesi;
Başkan Trump’tan basit ( net ) bir mesajla geliyorum, bu da Türkiye ve ABD arasındaki ittifak seviyesini hak ettiği seviyeye yükseltme arzusu. Her zaman harika bir ilişkimiz vardı, ama bu olağanüstü bir ilişki olmalı. – Büyükelçi Thomas J. Barrack

Kendisine hitaben,
“Her zaman harika ilişkimiz vardı!” Öyle mi? demiş ve devam etmiştim.
Mr. Barrack, ilişkilerimizin sizin açınızdan bakıldığında harika olduğuna hiç şüphe yok! Bizim açımızdan bakıldığında ise tam tersi.
Belli ki, Türkiye’yi ve Türk halkını yeteri kadar tanımıyorsunuz. Bakınız, ben anlatayım size o harika olarak tanımladığınız ilişkilerimizi;

Türk milleti sizi PKK’ya destek veren fetö terör örgütüne kucak açan Türkiye’deki darbelerde parmağı olan ülke olarak tanıyor ve güvenmiyor!
Biz, müttefik olmanın gereğini, her koşulda, büyük bedeller ödemek pahasına ( mesela Kore’de ) yerine getirirken, siz ne yaptınız? Yüzümüze güldünüz hep sırtımızdan vurdunuz.
Sizin ne kadar değerli (!) bir dost (!) olduğunuzu biz çocukluğumuzdan biliriz.. Marshall yardımı diye; gönderdiğiniz o berbat süt tozlarını unutmadık.
Silah yardımı diye kakaladığınız hurdaları da unutmadık. Onları neden gönderdiğinizi de çok iyi biliyoruz.
Tarımımızı, sanayimizi bitirmek için; Gerçek müttefikiniz olan İsrail ile oynadığınız bütün oyunların farkındayız. Bir şekilde satın aldığınız içimizdeki vatan hainleri ile işbirliği yaparak bu ülkenin hep önünü kestiniz.
Uçak üretmeye başlamıştık,
“Biz size çok daha ucuza veririz, kapatın fabrikanızı dediniz. İçimizdeki o vatan hainlerini de kullanarak kapattırdınız.
Eliniz hep eğitim sistemimizin üzerinde oldu. Köy Enstitülerini hayata geçirmiştik, onu’da kapattırdınız.
GAP da oynadığınız oyunları da biliyoruz.
Bu ülkenin düşmanlarıyla hep iş birliği içerisinde oldunuz. PKK ya PYD ye eğitimler verdiniz, binlerce tır silah gönderdiniz. Uyarılarımızı hiç bir zaman dikkate almadınız.
Fetö elebaşını ülkenizde himaye ettiniz. Defalarca istedik vermediniz.
70 yıldır Türkiye’nin önünü kesmek için uğraşıyorsunuz.
İkide bir ekonomimizi mahvetmekle, yaptırımlar uygulamakla tehdit ediyorsunuz. Müttefikliğe yakışıyor mu bu tavrınız?
Daha neler var neler, bu liste uzar gider.

Bu mudur mükemmel olan ilişkimiz.? Sayın büyükelçi, tüm bu gerçekler ortada iken İlişkilerimizi olağan üstü bir seviyeye taşımaktan ne anlamalıyız? Lütfen daha açık konuşur musunuz?

Bizim Bülent’in bir sözü var “Fevkaladenin fevkinde” kastettiğiniz böyle bir şey mi acaba? Yani ilişkilerimizi harikadan olağan üstüne taşırsak, bugüne kadar yaptıklarınızdan çok daha beterini mi göreceğiz?

“Bu saydıklarınızdan bizden önceki yönetimler sorumlu. Trump’ın Başkanlığı döneminde müttefiklik ilişkilerimizde bu tür yanlışlıklar asla olmayacak diyebiliyor musunuz? O halde, önce gerçek bir öz eleştiri yaparak, ülkeniz adına Türk halkından özür dileyin.
Sonra, çok hevesli iseniz ilişkilerimizi olağanüstü bir seviyeye taşımak için yeni bir sayfa açarsınız. Bizde 80 yılın verdiği tecrübe ile bunu ihtiyat çerçevesinde değerlendiririz.

Bu adamla ilgili 11 mayıs 2025 tarihinde yazdığım İlk yazı bu idi.
Sonrasında,
17 temmuz 2025 tarihinde “Bu Adama Dikkat” başlığı ile ikinci yazımı,

6 Kasım 2026 tarihinde “Türkiye’nin İzleyeceği Politikaya Sen Mi Karar Vereceksin” başlığı ile üçüncü yazımı

9 Aralık 2025 tarihinde “Bu Adam Çizmeyi Çok Aştı” başlığı ile dördüncü yazımı yazmıştım.

Anadolu basınının amatör bir yazarı olarak, anlı şanlı yazarlarımız dururken bu hadsiz herife her konuşmasından sonra tepki göstermek bana kalmıştı. Ben ilk günden itibaren tam 4 yazı yazdım, bu beşincisi.

Şimdi bakıyorum da bizim meşhur kalemler anca farkettiler Lüblanlı bu amcanın kim olduğunu. Nihayet tepkiler ardı ardına gelme başladı.
Günaydın beyler.
Geçte olsa uyandınız. O’da güzel.

Değerli okurlarım, sefirle ilgili ilk yazıma burada özellikle tekrar yer verdim. Konunun özünün, yani ABD nin gerçek yüzünün unutulmaması açısından önemlidir. Sefirle ilgili diğer yazılarımı merak edenler, yukarıda verdiğim başlıklarla aratarak arşivlerden ulaşabilir.

İlyas Erbay