Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
21 Haziran, 2023 14:19 tarihinde yayınlandı
0

Zonguldak, Bartın ve Kastamonu kıyıları 22 derece oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre Karadeniz’in en soğuk deniz suyu sıcaklığına sahip ili 19 derece ile Samsun ve Ordu kıyıları oldu.
Türkiye’de Karadeniz’e kıyısı olan 16 il bulunuyor. Bu illerin 11’i Karadeniz Bölgesi’nde, 5’i de Marmara Bölgesi’nde yer alıyor. Marmara Bölgesinde Kırklareli, Tekirdağ, İstanbul, Kocaeli ve Sakarya’nın, Karadeniz Bölgesi’nde de Düzce, Zonguldak, Bartın, Kastamonu, Sinop, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin’in Karadeniz’e kıyısı bulunuyor.
Deniz suyu sıcaklıkları verilerine göre İstanbul’un Karadeniz kıyıları ile Kırklareli, Tekirdağ, Kocaeli ve Sakarya kıyıları 21 derece, Düzce kıyıları 21 derece, Zonguldak, Bartın ve Kastamonu kıyıları 22 derece, Sinop kıyıları 20 derece, Giresun kıyıları 22 derece, Trabzon kıyıları 22 derece, Rize kıyıları 22 derece seviyesinde seyrederken, Artvin kıyıları ise 23 derece civarına çıktı.
Verilere göre Karadeniz’de en soğuk deniz suyu sıcaklığına sahip iller 19 derece ile Samsun ve Ordu olurken, en sıcak deniz suyu sıcaklığına sahip il ise 23 derece ile Artvin olarak kayıtlara geçti. Öte yandan Ege ve Akdeniz’de deniz suyu sıcaklıkları 21 ila 27 derece arasında değişiklik gösterirken, Marmara Denizi’nde de deniz suyu sıcaklıkları 21 ile 25 derece arasında bulunuyor.

Deniz suyu sıcaklık farkının nedenleri

Deniz suyu sıcaklık uzmanları, deniz suyu sıcaklığı ölçümün kıyılarda yapıldığını ifade ederken; akıntılar, çevresel ve bölgesel faktörlerin deniz suyu sıcaklığında farklılık oluşturabildiğini belirtiyor. Karadeniz’deki deniz suyu sıcaklıklarının farkını daha çok tatlı su akıntılarının neden olduğunu ifade eden uzmanlar ayrıca fazla rüzgar alan bölgelerin daha çabuk soğuyabildiğinin altını çiziyor. Karadeniz’de deniz suyu sıcaklıklarının çok büyük farklılık göstermediğini vurgulayan uzmanlar, Akdeniz ve Ege’de ise deniz suyu sıcaklık farklarının 5-6 dereceye kadar yükselebileceğine dikkat çekiyor. Akdeniz ve Ege’de dip suyu geldiğinde sıcaklığın bir anda değişebildiğinin altını çizen tahmin uzmanları, Karadeniz’de dip suyu nedeniyle sıcaklık farklarına fazla rastlanılmazken bu duruma Ege ve Akdeniz’de sıklıkla rastlandığını bildirdiler. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin